“Hiçbir şeyi kesin olarak bilmiyoruz.” diye düşündü. “Üzerimizdeki yıldızlar sessiz. Sırtımızda yanılgılarımız savrulup gidiyoruz. Kesinlikle çok korkunç bir tanrı bize hükmediyor.”
"Aslında aşağıdakilerin işi çok kolay," dedi kısmen kendi kendine konuşuyormuşçasına. "Neticede onlar adına düşünüp karar alan biri var. Peki bizim mesuliyetlerimizin, acı veren iç hesaplaşmalarımızın neden olduğu sıkıntıyı kiminle paylaşacağız? Her yeni günle birlikte ölüme bir adım daha yaklaştığımızı bilerek nasıl huzur içinde uyuyacağız? Koca bir boşluğa düşmemize neden olacak ölüm korkusundan kime sığınacağız? Gece gökte binlerce yıldız gözlerimizde parıldıyor. Hâlâ hissediyor, düşünüyoruz. Ama o büyük an geldiğinde, kim hiçliğe uzanan nihai karanlığa koştuğumuzu bilmenin neden olduğu acıya ilaç olabilecek? Evet, aşağıdakiler için işler çok kolay. Onlara bir cennet yarattık. Ölümden sonra huzur ve mutluluğu bulacakları bir yer olduğuna ikna ettik onları. Bu yüzden de onları kıskanmamız gerek."
Eğer kişi insanların mutluluk, sevgi, sevinç olarak tanımladıkları şeylerin tamamıyla yanlış temeller üzerine inşa edilmiş varsayımlar olduğunu keşfederse yüreğinde derin bir boşluk bulur. Onun için bu büyük boşluğu doldurmanın yegane çaresi de gerek kendisinin gerekse de başkalarının kaderleri üzerine kumar oynamasıdır.