Normal bir süreçte bir solukta bitireceğim kitabı bu kadar uzun sürede okumamın tek sebebi vizeler...
Bir öğretmen adayı olarak bu kitapta çok fazla öğrendiğim şey oldu. Bunlardan biri yanlış kullanılan bir kelimenin ve cümlenin bir çocuğun hayatını nasıl etkilediği. Farkında olmadan çocuklara söylediğimiz her şey onların hayatlarında aslında çok farklı bir şekilde yer edinebiliyor. Kitapta da bu konu öğretmen-öğrenci hikayeleri üzerinden anlatılmış. Gerçek yaşanan hikayelerden oluşması bazen çok duygulandırdı, bazen çok üzdü, bazen de mutlu etti. Vay be dedim ne güzel öğretmenler var bazen ise çok üzüldüm, sevgiyle dolu olan çocukları nasıl bu kadar mutsuz edebiliyoruz?
Denetim Odaklı Korku Kültüründe yetişen öğrencilerin aslında ne kadar çok fazla yıpratıldığını gördüm kitapta. Gelişen Odaklı Değerler Kültüründe ise sonuçlar çok farklıydı merak eden, sorgulayan, araştıran bireylerin hepsi bu kültürdeydi. Çocukların içindeki potansiyel gücü fark eden o güzel öğretmenlerin ilerde ne kadar güzel bireyler bıraktığını gördüm ve yine anladım öğretmenliğin çok güzel bir meslek olduğunu. Bir çocuğun hayatını değiştirebilmek benim için paha biçilemez bir düşünce.
Kitabın sonunda ise Doğan Hoca'nın o duygusal sözleri beni baya etkiledi.
Öğretmenlere ve benim gibi öğretmen adaylarına önerimdir bu kitap. Alın okuyun :)
Çok sevdiğim bir sözle son cümlelerimi yazmak istiyorum. "Ne kadar ömrüm kaldı bilmiyorum ama dokunmam gereken çok ömür var."