Mazlum Gez

Mazlum Gez
@mavimtrak7
Öğretmen
Lisans
Siverek
YALOVA, 21 Mart
65 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Uçurtma.
Puan vermedi
Fransa'da doğup büyümüş bir öğretmenin Hindistan'ın köylerindeki kız çocukları için verdiği mücadeleyi anlatıyor kitap. Ben çok beğendim, Colombani feminist duygularımızın üstünde tepinse de dili çok iyi ve derin. Üstelik yaşadığımız ülkeye de çok uzak olmayan zihniyetlere karşı bu kavgaya girişiyor olması bize çok tanıdık geliyor. Her öğretmen okumalı evet! Kız çocuklarının okuması gerçekten köyü, kasabayı, şehri, halkı etkiliyor. Dünyanın değişmesi belki de buna bağlı! Saç örgüsü'ndeki Lalita'ya tekrar rastlamak çok iyi geldi gerçekten, hem Uçurtma Avcısı'nı da anımsattı bir paragrafta. Lalita o küçücük bedeniyle evlenmesin, okusun diye tüm kavgamız.
UçurtmaLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 20231,729 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sevgisiz Sevgi.
Puan vermedi
Kitabı bitirince "Ne çok sevgisiz sevgi" var dedim kendi kendime. Sevgiyi paylaşamayan ama aile olmuş mutsuz eşler. Eşleşememiş, paylaşılamamış zamansızlıklar. İçimde kalmışlıkların kronikleşmiş vicdan azapları var sayfalar boyunca. Ben ölürsem mektupları sakladığım yerden al ama okuma diyor Ethem'e, Emin. Hayata dair tek tutanağı, aslında tek sevgisi! Gerçek olanından.
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,5bin okunma
Puan vermedi
Bu kitabı okuyanları ikiye ayırmak gerekir. Babası hayatta olanlar ve diğerleri... Diğerleri diye hitap ettiğimiz bu kesim; bu kitabın gerçek okuyucularıdır. Boğazı düğümlenen, gözleri dolan, geçmiş hayallerine elinde kaleydoskop İle koşarken yaralarını inatla kaşıyanlardır. Önerim; okumayın:)
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
Dorian Gray'in Portresi!
Puan vermedi
Dorian Gray'in portresi aslında her insanın içerisindeki var olan kötülüğün portesidir. İçimizdeki iyi ve kötünün kavgası ve her zamanki gibi kötünün kazandığı bir oyun da diyebiliriz. Toplumun oluşturduğu standart kavramının ötesinde hatta derin falezlerin kıyısında yolculuğa çıkaran kitapta aykırılığı da görebiliyoruz. Biraz Spoi olacak ama dikkatimi çeken en büyük ayrıntı, Droian Gray'in Sibyl için tuttuğu yasın çok kısa sürmesi. Sibyl öldüğü gece Sabahlara dek pişmanlık yaşayan Dorian, mektup yazarken kıvranan adam arkadaşının konuşması ile ikna olup sevgisini unutması, yaşadıklarını tek bir düşünceye sığınarak anıları çiğnemesi. Burada karakteri eleştirsek de yazar bize insanoğlunun ne kadar nankör olduğunu da göstermeye çalışmış diyebiliriz. Yaşlananın insan değil de portresi olması çok güzel ama yaşamı yani anı değersizleştiriyor. Bu da intiharı kaçınılmaz kılıyor ne yazık ki. Kitaba beni en çok çeken nokta ise; Dorian'ın her gün tiyatroya gidip Sibyl'i izlemesi oldu ve Juliet'i oynarken ölmesi - belki de öldürülmesi- Ve son oyunda bile isteye rolünü kötü oynaması. Sibyl'in en büyük hatası da buydu bence, Hayatının geri kalanında sadece Dorian için oynamak istemesi, sadece onun beğenmesinin yeterli olması ve bunu dile getirmesi. Neyse çok kafa şişirmeyeyim. Okunmasını Everest yayınlarından tavsiye ediyorum:)
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,3bin okunma
Yunusun tüm insalığa hediye ettiği bir bebek.
Puan vermedi·140 syf.··
2021 2. kitabı
Son ada kitabından sonra "Balıkçı ve Oğlu" da yine denize olan özlemimi tazeledi. Ama bu kitap daha başkaydı. Söylemek hatta haykırmak istediğim her şey içindeydi sanki. Alan bebeğin kıyıya vuruşu, göçmenlerin maruz kaldığı iğrenç muameleler hayatlarının hiçe sayılması, doğa katliamları! Gizli ayrıntıda kalmış üç kadının mücadelesi de vardı kitapta. Üç kadını buluşturan bir bebek de vardı tabi. Afgan anne Samir dese de Mesude Anne Deniz dese de ben ona Alan bebek gözüyle baktım. Kıyıya vurmamış olan! Bir yunusun bütün insanlığa hediye ettiği! - Kitabı tek solukta okudum. Öyle yemek yerken bile elimdeydi dersem yalan olur ki zaten okurken yemek de yemedim. Bir pazar kahvaltısı gibiydi sıcaktan kaça kaça okudum sabahın seherinde. Aslında sabahın seherinde okumak gerekiyormuş, yoksa yasemin, hanımeli ve yosun kokusu gelmiyor bu coğrafyalara:)
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,6bin okunma