Çoğu zaman yükseklerden değil de gök yüzünden korkuyoruz,
Bilmediğimiz bir mavilikte kaybolmaktan, Kanatlanıp uçamamaktan,
O büyük, derin serinliğe dokunuyoruz,
İyi bir anımıza denk gelirse maviler
Simit atıyoruz martılara,
Kötü bir anımızdaysak şayet
Martılar da uğramıyor yanımıza
Nedendir bilinmez
Tok oluyor karınları sanırım
Böyle zamanlarda
-mavisya
Bir tren garının önündeydi, umudu gördüm
Öylece bekliyordu
Sanırım elindeki yıpranmış haritasından yeni bir yer seçiyordu kendine
Bu dünyada olmayan,
Bekledi bekledi yettiği kadar
Fakat ufukta belirmedi ve görünmedi vagonlar
Yokuşu adımlarıyla çıkmaya karar verdi
Hiç dönülmez bir yolculukta yanına aldı
Sevgi ve sevgiceklerini
Artık izi silinmeyecek bir sır kaldı ondan geriye
Onu takip edenler olarak
Bizler de sarılıyoruz küçük ihtimallere
-mavisya
Yıllar öncesi şimdiden daha ötesinde zamanın,
Gün geçtikçe bir şeyler eksiliyor içimizde
Görünüyor altı delik bir keseden boşluğa düşüşleri,
Artık kimse selam vermez oldu bugünlerin dününe
İşin garibi nasılını bilmiyoruz
Unutuyoruz bazı incelikleri
Hatırlayınca susuyoruz bazen
Bazen eskiler güzeldir diyoruz
Oysa bugünler de yarının eskileri
-mavisya