o kadar iyi ve güçlü bir metin ki nereden başlayıp nasıl anlatacağım bilemiyorum. yazarın hayatıyla hayli benzeşen bir tiyatro metni aslında. ikinci dünya savaşına katılan Beckmann, 3 yıl boyunca cephede hayatta kalmayı başaran, yurduna dönebilen “şanslı” azınlıktan biri. evine dönüyor dönmesine ama ne ülkesi ne ailesi ne de kendisi bıraktığı gibi. çaldığı tüm kapılar bir bir kapanıyor. Beckmann kapının dışında, tek arzusu ise elba nehrindeki sonsuz uyku. kısa ama aşırı etkileyici, savaş karşıtı müthiş bir metin, lütfen şans verip okuyun.
“Bu kalp, sesi kısılana kadar bağırdı da çığlığını hiç kimse duymadı.”
“İnsanın karnı tok, sırtı pek oldu mu başkalarının yoksulluklarını okuması, merhamete gelip iç çekmesi ne tatlıdır.”
“Eskiden sokaklarda sigara izmaritleri, portakal kabukları, kağıt parçaları olurdu bugünse insanlar var, yerlere serilmiş kimin umurunda!”