📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Altı çizilmiş cümlelerle dolu olarak bitirdiğim bir kitap... Hem keyifle hem hüzünle okudum. Sık sık bahsedilen 90'lar şarkıları, 90'ların klişe lafları, esprileri nedeniyle o yılları hatırlayanların bazı kısımlarından daha keyif alacağını düşünüyorum.
Kitap Camino de Santiago rotasında yürüyüş yapan karakterimizin hem yolculuk sırasında yaşadıklarını hem de geçmişi ile yaptığı hesaplaşmayı anlatıyor. Camino de Santiago (İspanya) bir kültür rotası ve aynı zamanda Hıristiyanlar için bir hac yolu.
Kendini her zaman yalnız ve ait olduğu bir evi bulunmayan birisi olarak hisseden kahramanımıza, geçmişiyle hesaplaşabilmek için çıktığı bu yolda ona eşlik eden arkadaşıyla ve yolda karşılaştığı insanlarla ilişkisi rehberlik etmeye başlıyor. Ev nedir, neresidir diye sorgulatıyor. Şu an başımı soktuğum çatı mı, annemin-babamın sesinin asılı kaldığı duvarlar mı, hiçbir engel koymadan içimi dökebildiğim arkadaşımın yanı mı yoksa kendimi en özgür hissettiğim yer mi? Herkesin evi , ev tanımı ne kadar da farklı.
Bunun yanı sıra aile, arkadaşlık, aşk, geçmiş gibi kavramlar yol boyu okuyucuya eşlik ediyor. Bazen boğazınız düğüm düğüm olurken bazen de yüzünüzde bir gülümseme asılı kalıveriyor.
Steinbeck kitaplarını yumuşacık duygular ve çok sevdiğim karakterlerle bitiriyorum hep. Aslında anlattığı hayatlar zor hayatlar ama müthiş duygular bırakmayı başarıyor.
Sardalye Sokağı da büyük olayların olduğu bir kitap değil. Ama kitabın sonunda hepsini çok seveceğiniz , aynı yerde yaşayan, birbirinden çok farklı karakterler tanıyabileceğiniz bir kitap.
Bir bilim insanı olan Doc ile mahallenin serserileri sayılan grubun başı Mack 'in giderek genişleyen hikayeleri ve birbirleri ile olan ilişkileri temel konu. Fakat bunun yanı sıra mahallenin bakkalı Le Chong; genelev işletmecisi Dora; penceresi olmayan eve perde diye tutturan Bayan Malloy; Fransız olmayan, aslında adı Henri olmayan ve ressam da olmayan Ressam Henri gibi pek çok karakterlerle dolu.
Büyük olaylar yok fakat günlük karşılaştığımız kişiler ve olayların aslında içinde nasıl büyük taraflar taşıdığını, ancak önyargılarımızı kırdığımızda görebileceklerimizi anlatan sıcak bir kitap.
Sardalye SokağıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20174,165 okunma
Aylak Adam romanı dört ayrı bölümden oluşuyor: Kış, İlkyaz, Yaz, Güz. Okurken hem duygu olarak hem de yazım dili olarak bu 4 mevsimi hissetmek mümkün. Bu nedenle ilk bölümde kışın sertliğini, soğukluğunu hisseden pek çok okurun kitabı henüz başlarında bıraktığını duyuyorum. Oysa ki bu kitap bir kaç kere okunması gerekenlerden.
Maddi sıkıntısı olmadığı için bir işte çalışmayan baş karakter C, iş olarak 'aylaklık' yapmaktadır. C aslında aylaklığın kolay olmadığını anlatır. Birşey yapmamaktır asıl zor olan. Ve C toplumsal dayatmalara, sıradanlığa karşıdır. Sıradan olmamak için aynı yerlerden alışveriş bile yapmaz. Topluma bu kadar zıt bir karakter olan C ilk başlarda okuyucuya itici gelebilir. Yabancılaşma ve yalnızlık olgusunu vermesi açısından Albert Camus'un 'Yabancı' romanını ve Mersault karakterini andırsa da C'nin farkı gerçek aşkın peşindedir ve bir arayış içindedir.
Bireyselleşmenin daha da arttığı, herkesin ikiyüzlülükten, toplumun dayattıklarından, açgözlülükten şikayet ettiği günümüzde daha da anlam kazanmış bir klasik...
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,2bin okunma