"Peki, o zaman sen tahminen kaç yaşındasın?"
"Neden soruyorsun?
"Çünkü çocukluğumdan beri senin hakkında hikâyeler duyuyorum ama benden çok da büyük görünmüyorsun," dedim dürüstçe.
"Ne tür hikâyeler?"
"Sıradan şeyler," dedim biraz sinir olmuşcasına. "Bana cevap vermek istemiyorsan söyle gitsin."
"Sana cevap vermek istemiyorum."
"Ya!"
Ardından iç çekip, "Yüz yirmi," dedi. "Aşağı yukarı."
"Ne?" diye cılız bir ses çıkardım. Karşımda oturan askerler bana baktı. Daha kısık bir sesle, "İmkânsız," dedim.
Karanlıklar Efendisi alevlere baktı. "Ateş yanınca odunları yakar. Yok eder, geriye sadece küllerini bırakır. Fakat Grisha gücü böyle değildir."
"Peki nasıldır?"
"Gücümüzü kullanmak bizi daha da güçlendirir. Bizi tüketmek yerine besler. Birçok Grisha uzun bir ömür geçirir."