Alıp başını gitme isteği, kendinden kaçma isteği değildir. Daha temiz, daha duru, daha berrak sularda yüzme isteğidir. İçinde bulunduğumuz, kirlenmiş ve artık bize berbat hissettiren sudan kaçma isteğidir.
Ancak toplum, her kaçış isteğini zayıflık olarak etiketler, her yeni başlangıç arayışını sorumsuzluk diye damgalar. Oysa gerçek, bunun tam tersidir. Alıp başını gitme isteği, aslında kişinin kendine dönüş arzusu, otantik yaşam arayışı ve ruhun arınma özlemidir. Temiz havaya, berrak sulara, net ilişkilere, dürüst yaşamlara olan özleminiz, ruhunuzun sağlıklı olduğunun kanıtıdır. Bu istek, kendinden kaçma değil, kendine koşmadır. Sahte benlikten gerçek benliğe, yapay yaşamdan doğal yaşama, zoraki mutluluktan içten huzura koşmaktır. Bazen en cesurca hareket, bulunduğun yeri terk edip, kendi renginde bir yaşam inşa etmektir.