Belki yarın sabah soğukta uyanmanın bir anlamı olur, sana çay pişirmek gibi. Ayaklarımın ucuna basarak yürürüm sabah kalkınca. Tahtalar gıcırdar. Hayır, zamanla öğrenirim hangi tahtaların ses vermediğini. Sonra ne yaparım? Uyanmadı, çayın hazırlandığından haberi yok diye sevinirim. Bütün hayatımı, en ince ayrıntılarına kadar düşünerek hesapladığım iyiliklerin hayaliyle geçirdim albayım. Artık ne olacaksa olsun istiyorum.
Bir kadına alınmaması gerektiğini söylemek, bir erkeğin ağzından çıkabilecek en kötü sözdür. Sanki yaraya tuz basılmış gibi, kadını daha da fazla incitir.
Her şeye yeniden başlamak mümkün değildi.
İstesem de mümkün değildi. Nerede kaldığımı unuttuğuma göre,
baştan başlamak için de birtakım yetenekler gerekliydi;
daha talihli doğmuş olmak gerekliydi mesela.
Oğuz Atay