Bence şans ya da uğursuzluk diye bir şey yoktur. Bu dünyada doğruluğundan emin olduğum bir şey var o da, kimse kimsenin hayatına karışmamalı. Her şeyi kendi yapmalı insan.
Belki ona yardım edilir ama, şunu yap denemez.
Haftalık ücreti 2 şilin olan bir adamın ücreti 4 şiline çıkartılsaydı, ücret oranı yüzde-yüz yükselmiş olurdu. Haftada 4 şilinlik bu fiili ücret miktarı hâlâ çok düşük,
geçindirmeyen bir ücret olarak kalıyor olsa bile, ücret oranındaki yükselme olarak ifade edildiğinde çok şaheser bir şey olarak görünecektir. Demek ki, ücret oranındaki etkileyici yüzdelere aldanmamalısınız. Her zaman, ilk miktar neydi? diye sormanız gerekir.
Eğer kapitalist, sizden, et yerine patatesle, buğday yerine yulaf ile beslenmenizi isterse, sizin onun iradesine bir ekonomi politik yasası gibi katlanmanız ve ona boyun eğmeniz gerekir.