Mert Çalhan

Mert Çalhan
Üç defa adımı çağır kulaklarım sana ulaştığında. Üç defa kıvrıl yanıma. Biz ki hiç sarılamadık doyunca . Bir kere bile doymadım sana. Seyretmedim yüzünü bir uykuda. Adımdaki sırılsıklam yağmurda üç defa yürü yalınayak. Kavuşmaktan çoktan geçtim. Bir sarılıştaki titrek nefesini dinlet bana. Bir sabahı karşılayan mırıltını dinlet. Boynunu kaşırken çıkan sesi dinlet. Gözlerini ovduğunda yüzüne yayılan o büyülü sesi dinlet. Belki çıkamayız bu ömürden bir daha.
Sayfa 209·Kitabı okudu
Reklam
Yıllar ikimiz için aynı işlemiyor çünkü. Sendeki zamanla bendeki bir değil artık. Arada sırada aklına getir beni saçın yüzüne düştüğünde. Bir rüzgâr estiğinde, sis her yeri ele geçirdiğinde, bir odadan diğerine geçtiğinde, Geceleri pencereden uzaklara baktığında, yoldan döndüğünde, nefes alıp verdiginde, nefessiz kaldığında, birini yeniden sevebildiğini gördüğünde, Aklına getir beni. Ne zaman sis çökse bir yerlere, Dünya aniden renk değiştirirse, işte o zaman: Ilık bir esinti gibi unut beni. Mırıldanarak geçeyim ömründen...
Sayfa 128·Kitabı okudu
Denedim, olmadı. Yıllar dindiremedi içindeki rüzgârı. Bir ömür bile yetmedi seni sevmeye. Bana iki ömür daha yolla mektubun var. Doğumdan ölüme yeniden seveyim seni. İki ömür daha öpeyim uykusuz geçenden. İki ömür daha geçeyim yollarından ve gelip kıvrılayım yanına.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Bir kadının dalgınlığına gidiyorum. Sabahlarına gidiyorum. Kalp kırıklıklarına gidiyorum. Erkeklerin kolayca unuttuğu, Kadınların aklından çıkarmadığı bir hatıraya gidiyorum derim. Nefes nefese gelirim sana. Kimse yardım etmezse, eski arkadaşım olan rüzgâr, o kapkaranlık cc dağıtıp getirir nefesimi sana. Ben gelemesem de…
Sayfa 128·Kitabı okudu
Rüzgârın Islığıyla aklına gelirim bazen, olursa esip duran, esip duran… Pencereye koş o vakit. Demir parmaklıklara tutunarak iç çekerim belki. Hiçbir zaman gelemeyeceğimi bile bile, kap karanlık bir gecenin içinde rüzgârdan yardım alıp yanına gelirim.
Sayfa 127·Kitabı okudu
Reklam