Mücahid Yıldırım

Aklın muhal gördüğü şey ile aklın idrak edemediği şeyin farkını ayırd edemeyecek kimse muhatap olarak kabul edilir mİ? Onu cehaleti ile baş başa bırakın! (Lütfen!)
Sayfa 193·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsanların manevi sahada yükseldikleri mevkilere bakıp da muhal olan bir şeyi söyleme sakın. Çünkü insanlar Hakk'ın bildir­mesiyle bilinir, yoksa Hak insanlarla değil.
Sayfa 190·Kitabı okudu
Dikkat ederseniz bazı insanların tek icraatları konuşmak üzerinedir. Büyük bir olay olur onlar konuşurlar. Ortada bir mesele var­dır onlar konuşurlar. Ancak ortaya hiçbir zaman bir çözüm koyamazlar. Büyük bir laf kalabalığından öteye geçemezler. Bu yüzdendir belki de Farabi “Uzun konu­şanı, kısa dinleyin ’ der.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Hayatın anlamı nedir? Hayatın anlamı maddeye indirgenemeyecek kadar kutsal bir meseledir. Maddi nesneler insanı mutluluğa götürmez. Tam tersine bilakis derin bir mutsuzluk çukuruna sürükler. Yeni bir eşya insanda ilk başlarda suni bir mutluluk kaynağı yaratabilir. Ancak bu elbette gelip geçici olacaktır. Bunu idrak etmek gerçekten çok önemli... Mutlu olabilmemiz için ilk olarak yapmamız gereken şey, ihtiyaçlarımızın ne olduğunu belirlemek ve bunun dışında kalan her şeyin bize fayda ve zararını hesaplayarak en doğru yolu bulmaktır. Eğer fazlalıklardan kurtulduğumuzda huzurlu ve mutlu oluyorsak, neden onlardan kurtulmayalım? Neden kurtulmamız gereken şeylere kendimizi kaptırıp, hem vaktimizi, hem paramızı, hem de enerjimizi harcayalım ki? Sonunda bize bir şey katmayacak olanın peşine neden takılalım? Şunu da bilmemiz gerekir ki fazlalıklar sadece vaktimizi harcamakla kalmayıp bizleri incitebilir. Çünkü bir şeye yüklediğiniz anlamın büyüklüğü, o şey sizde olmadığı zaman büyük bir hayal kırıklığına da yol açacaktır ve madde-insan ilişkisinde en önemli mesele de bu olabilir. Hayatın anlamını insana ıskalatacak şey sadece madde de değildir. Bazı arzular da insana bunu ıskalatabilir. Özellikle sosyal medya çağı olarak tanımlayabileceğimiz bu dönemde bu arzulardan birisi de hiç kuşkusuz beğenilme arzusudur. Beğenilmeyi, güç olmayı, bir noktada kendimize yer edinmeyi neden istiyoruz? İşte burada sormamız gereken soru tam da budur. Böylesine suni bir şeye neden ihtiyaç duyuyoruz? Bizi bu noktaya iten neden ne? Bunu gerçek sevgi eksikliği ile açıklayabiliriz. Günümüzde en çok yozlaştırılan şeylerden birisi de şüphesiz sevgidir. Çünkü sevgi çağ itibari ile çıkarlar üzerine kurulan bir ilişki haline geldi. Bunu toplumun her kesiminde görmemiz açık bir şekilde mümkün. İnsan, gerçek
(Ey) Türk, Oğuz beyleri (ve) halkı, işitin! Üstte(ki) gök çökmedikçe, altta(ki) yer (de) delinmedikçe, (ey) Türk halkı, (senin) devletini (ve) yasalarını kim yıkıp bozabilirdi?
Sayfa 46·Kitabı okudu