Muharrem Can Aslan

Muharrem Can Aslan
@mcannaslan
Uşak Üniversitesi`PDR
18 Ocak
25 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Beyaz Diş
7/10
·258 syf.··
2020 26. kitabı
Beyaz Diş Jack Landonın kalemi ile  kuzey toprakların vahşi doğasına girmeye hazır mısınız? Daha önce insanlarla bir arada yaşamış ancak özgür doğası gereği karlı kuzey ormanlarına kaçmayı tercih etmiş bir dişi kurdun yavrusu olan Beyaz dişin başından geçenleri, insanlar ile arasındaki ilişkilerini, doğası ve kendi türüne karşı verdiği ve bir çok amansız mücadelesini sürekli bir olay döngüsü içerisinde bir hikayesine dalıp gidiyorsunuz. Doğa insanın egemenliğinde ve insiyatifine kalmış şeklini, hayatın gerçeklerini ve canlılar arasındaki sınıflamalar  yansıtılmış. Çevrenin insan ya da hayvanlar olsun ne denli etkili olduğunu da en temel şekilde önünüze koyuyor. Okurken karakterlere karşı zaman zaman birilerini mağdur görüyor, taraf tutuyor ve bazen nefret ediyorsunuz. Kitap hakkında biraz da olumsuz yönünden bahsetmek isterim; bana kalırsa biraz gereğinden fazla uzun olduğunu düşünüyorum. Belli zaman aralıklarında kendini tekrar ediyor ve bu da sıkıcı olabiliyor. Ama bu benim kendi görüşüm sizde daha farklı izlenimler uyandırabilir, kısaca okumanızı isterim. Sonuçta her kitap size farklı bir dünyanın kapılarını açıyor. Herkese keyifli okumalar dilerim
Edebiyat
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,5bin okunma
Reklam
Uzun Hikaye
9/10
·115 syf.··
2020 23. kitabı
"Ancak hayat dediğin nedir ki? Anlaşılmaz bir sır. Kurduğumuz bu düzen hep öyle sürüp gidecek sanırız. Birden ip kopar, ışık söner, her şey darmadağın olur." Syf.12 Mustafa Kutlu ile tanıştığım ilk kitap oldu. Hem yeni hem de  Mustafa Kutlu gibi kolay, akıcı ve samimi bir üsluba sahip olan bir yazarın kalemi ile tanıştığım için sevinç duyuyorum. Uzun hikâye, ağırlıklı olarak Bulgar muhaciri olan Ali Bey ve oğlu Mustafa'nın, Mustafa tarafından anlatıldığı, sohbet tadında bir göç hikâyesinden oluşuyor. Aslında yalnızca baba ve  oğlun hikâyesinden değil, birçok kişilerin kısa kısa hikâyesinden meydana gelmiş bu eser hayatımizin da çok içinden olan belki de yakın çevremizde de bulunan insanların yaşam mücadelelerini, umutlarını, sevgilerini ve sevgisizlikerini de yani hayata bir yerinden tutunmalarını görüyoruz. Ali, herkes gibi haksızlığa göz yummayan, eşitliği savunan, gerçeğin ve doğrunun peşinden ayrılmayarak bizlere de bir yandan cesaret kaynağı olan akıllı bir  karakter daha doğrusu adam gibi adam.. zaten bu yüzden de birçok yerde de barınamamış ve ailesi ile bir göçebe hayat sürüyor ama mutlu, boyun eğmemişliğin mutluluğu. Zaten hayatın kendisi de bir göçebelik değil mi kimimiz bu dünyaya çapa atıyor ki. Oğlunun da babasından pek bir eksik kalan yanı yok o da gözü pek bir delikanlıdır. Ve dediğim gibi daha nice karakterler bulunmakta kitapta, onları da sizlerin bu kısa ve hızlıca bitirebileceginiz kitabı okuyarak öğrenmenizi isterim. Kısaca aşkın, sevginin, sadakatin, aile olmanın doğal ve samimi halleri ile birlikte geçim sıkıntısının, haksızlıklara karşı mücadelenin olduğu bu eser okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. Eminim herkes biraz kendisinden bir şeyler görecek ve hissedecektir. Herkese keyifli okumalar dileğiyle, teşekkür ederim.
Edebiyat
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,4bin okunma
Fahrenheit 451
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
Fahrenheit - 451 Guy Montag kitabın baş karakteri olarak karşımıza çıkmaktadır. Guy Montag, kitapları yakmak görevini taşıyan bir itfaiyecidir. Evet itfaiyeciler bu kez alevleri söndüren değil alevleri savuran taraf olmuşlardır.Ancak zamanla cevresine karşı edindiği tutumu ve görüşünü daha farklı kılan bir kız ile karşılaşacaktır. Üstelik dibinde biten eşini dahi tanımadığını fark edecektir.Kitap uğruna ölen insanları gördükten sonra yaktıkları kitaplarda bir şeylerin olduğuna inanmaya ve merak etmeye başlayan Montag bundan sonrası için farklı bir yol içerisine girmis bulunacaktır.. Sürekli mutlu oldugunuzu, hiçbir sorununuzun olmadığını, bir şey sizi üzüyor ise onu hemen ortadan kaldırabildiginizi düşünün bir an ne kadar kulağa hoş geliyor olsa da asıl hayat mücadele etmekten geçer.Bizler yaşadığımız sorunlardan cikaracagimiz derslerden aldığımız tecrübeler ile bir hayat yolu cizeriz. Evet işte tam burada her vakit mutlu olamayız, mutsuz da olmaktan cekinmemeliyiz. Çağımızda bir mutluluk hastalığı ki başını alıp gitmesin, reklamlar, panolar , filmler, diziler ve birçok varyasyonları her şey bizi mutlu olmamız için şartlandırmak için hazır durumda ve bizler de buna bir o kadar hızlı adapte oluyoruz. Toplum hızla değişiyor insanlar da artık kitapta tasvir edildiği şekilde dönüşüme uğruyor mesala birey kötü bir duruma düştüğü zaman hangimiz onun acısını, üzüntüsünü gerçekten hissederek yaklaşıyoruz. Kimse artık kimseyle ilgilenmiyor toplum olarak dahi başımıza bir durum geldiği zaman bir saat mi bir gün mü belki hiçbir zaman mı acımızı paylaşıyoruz ? İnsanlar artık mutluluk hastalığı nehrine kapılmış süreçte.. bu her ne kadar bireysel fayda sağlıyor gibi görünse de toplumsal bir zarara uğradığımız aşikar. Kitapta bahsi geçen ana konuya değinmek gerekirse kitapları
Edebiyat
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma