z e y n e ب

z e y n e ب
@mcnn21
﷽ °•. °•. °•. Sürdüğün iz, âkıbetindir.. 17.03.2019 **Evli
Kur-an
"Demir paslandığı gibi, kalpler de paslanır," buyurdu. Bu söz üzerine Allah'ın Resûlünden soruldu: - Ey Allah'ın Resûlü! O halde kalblerin cilâsı nedir? Allah Resûlü: -Kur'anı okumak ve ölümü hatırlamaktır," buyurdu. [Beyhaki]
Sayfa 414
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Israfta hayır, hayırda da israf yoktur
Sayfa 370
Üniversite yıllarımda, "Çocuk Psikolojisi" dersine gelen Hollandalı bir profesörün sözleri hâlâ kulaklarımda çinlar: "Çocuklarımıza kendi ayakları üzerinde durup kimseye muhtaç olmadan yaşamaları gerektiğini öğretirken ne yazık ki büyük bir hata yaptık. Bir şeyi hesap edemedik; günümüz insanı artık kendine çok güveniyor ve her şeyi yapmaya cesaret duyabiliyor. Hiç çekinmiyor. Korkmuyor. Artık insanlar kendilerinin dışında kimseye güvenmiyorlar. Maalesef bu mantikla, hastalıklı ruha sahip insanlar meydana getirdik. Hayat bir mücadeleden ibarettir, mantığına sahip bireyleri yetiştirdik. Bu yüzden insanlar, hayatta kalabilme tedirginliği yaşadıkları için artık birbirleriyle savaşmaktan çekinmiyorlar. Benim kliniğime gelen hastalarımın birçoğu, kendi ayakları üzerinde durma mücadelesi verirken yorulup pes eden veya yıkılan kişilerden oluşuyor. İlk bakışta, kendine güvenen insan modeli kulağa çok hoş geliyor; ama pratik tecrübelerimle gördüm ki kendine güvenmek insanı yoruyor ve bu yorgun yaşantı bir yerde akıl sağlığını tehlikeye atıyor. Ben, sağlıklı insanı, kendi ayakları üzerinde durabilen değil, başkaları ile yardımlaşarak ayakta durmaya çalışan insan olarak tarif ediyorum..." Bu sözler, emekliliğine az kalmış ve tüm ömrünü on binlerce ruh hastasını gözlemleyerek geçirmiş, yaşlı bir klinik psikiyatrın samimi tespitleriydi.
Ya Rabbenâ! Sen harp neticesinde elde etmiş olduğumuz köleleri azad etmek suretiyle sana yakınlaşmamızı seviyorsun. Işte biz de senin köleleriniz. Bizi azad etmekle lütufta bulunman elbete bizim başka köleleri affetmemizden daha ehven ve güzel olur. Bize, fakirlerimize sadaka vermeyi emrettin, işte bizler de senin fakirleriniz. Sen bize sadaka vermek hususunda daha yetkili ve daha fazl sahibisin. Bizlere, bize zulüm edenleri affetmeyi tavsiye ettin. Işte bizler de nefislerimize senin hakkında zulmettik. Sen kerem ve fazlda herkesten daha layık ve bizi affetmek hususunda daha yetkilisin. Ey Rabbimiz! bizi affeyle, bize rahmet eyle, Çünkü Mevlâmiz sensin.
Sayfa 342
》Daha ucuz memleketlere hicret etmek
Allah'ı arayan bir kimse bir yerde ikamet etmekte ise kendisine en uygun hareket, eğer seferinden ilmi istifadeler kasdetmezse, bulunduğu memleketten ayrılmamaktir. Vatanında durumu normal olduğu müddetçe ikamet etmelidir. Eğer vatanında ikamet anormal bir vaziyetteyse, o vakit daha sakin ve dini için daha elverişli, kalbinin fariĝ olmamasına daha yararli ve ibadetini kolayca icra etmeğe daha müsait bir memleketi kasdetsin. Orada mütemekkin olsun. Ve bu da onun için, en faziletli yerlerden olur. Nitekim Peygamber Efendimiz: البلاد بلاد الله عز وجل والخلق عباده فأي موضع رأيت فيه رفقا فأقم والحمد الله تعالى "Memleketler, Allah'indir, insanlar da Allah'ın kullarıdır. Binaenaleyh hangi memlekette şefkat görürsen, orada ikamet olan edip Allah'a hamd ve sena et," buyurmuştur. Haberde gelmiştir ki: من بورك له في شيء قليلومه ومن جعلت معيشته في شيء فلا ينتقل عنه حتى يتغير عليه "Kim bir şeyde bereket bulursa, ona yapışıp elden kaçırmasın. Kimin maişeti bir şeyden temin edilirse, o durumu bozulmadıkça onu bırakıp bir şeye atılmasın." Ebû Nuaym buyurdu: Süfyân-ı Sevri'yi gördüm. Heybesini omuzuna koymuş ayakkabılarını eline almıştı. Kendisinden sordum: "Ey Ebi Abdillah! Nereye?" Süfyan: "Bir memlekete gidiyorum ki, orada bu heybemi dirhemle doldurabileyim," dedi. Başka birisinin anlattığına göre Süfyana nereye gittiği sorulduğunda şöyle karşılık verdi: - İşittim ki, bir köy vardır. Orada her şey ucuzdur. Oraya gidip ikamet etmek istiyorum. Ebu Nuaym: - Ey Eba Abdillah! Sen de mi böyle şeyleri düşünüyorsun? dedi. Süfyan: -Evet bir memlekette ucuzluk olduğunu işittiğin zaman hemen oraya hicret et. Çünkü orası senin dinin için daha selâmetli ve arzularını daha fazla azaltıcı bir memleket olur. diye cevap verdi.