KS: Mahçubiyetin fazlası insanı pısırıklaştırır. Kişi, sırf kendi olduğu için mahçup olmamalıdır. Mesela bir anne baba çocuğuna,"Kemal, sen işe yaramaz bir çocuksun. Senden bir şey olmaz." derse, çocuk zamanla bunu içselleştirir ve kişiliğinin baştan kusurlu olduğu düsüncesine kapılır. Mahçubiyet hissi, tüm benligini sarar. Bu sağlıksız bir mahçubiyettir. Oysa her kişi insan oldugu için, zübde-i alem olduğu için Allah'ın (c.c.) şerefli bir kulu olduğu için sevilmeye layıktır. Her insan doğuştan bir haysiyet hakkıyla doğar. Dolayısıyla çocuklarımızı koşulsuz sevmeli, onlara bizim çocuklarımız oldukları için şanslı olduklarını hissettirmeliyiz. Ancak yanlış bir iş yaptıklarında da bunu kınamalıyız. Kişiyi değil, yaptığı hatayı eleştirmeliyiz. Doğru bir şey yaptıklarında ise bunu takdir etmeliyiz. Sağlıklı mahçubiyet, kişinin yaptığı yanlış eylemden dolayı mahçup olmasıdır. Ama kendinden, şahsından dolayı sürekli bir utanç duymasi sağlıksızdır. Çocuklarımıza bu farkı öğretmeliyiz. Çünkü günümüzde aşırı özgürlüğün yüceltildiği bir toplumda bu denge kayboluyor. Ve bunun sonucunda ya zorbalık yüzünden hayattan bezen ya da başkalarına zarar veren gençlerle karşılaşıyoruz.
MD: Yanlış bir şey yapmaktan utanmak ve yaptıktan sonra da pişman olmak, insanın en önemli erdemlerinden biridir .