MD: Benim çok üzerine titrediğim bir çiçeğim vardı. Bir gün soldu. Bu işten anlayan peyzaj mühendisi bir arkadaşıma sordum. Geldi, baktı ve dedi ki: "Bunun kökleri üşümüş, o yüzden solmuş." Şimdi, benim acizane gördüğüm kadarıyla, yurt dışında yaşamanın gerçekten ciddi sıkıntıları var. Ama buna rağmen bazı gençler hâlâ buna talip oluyor. İnsanlar memleketleriyle bağ kuramadıkları, aidiyet hissedemedikleri için "kökleri üşüyor" ve belki de bu yüzden böyle bir yol arıyorlar.
Sayfa 73·Kitabı okuyor
KS: Mahçubiyetin fazlası insanı pısırıklaştırır. Kişi, sırf kendi olduğu için mahçup olmamalıdır. Mesela bir anne baba çocuğuna,"Kemal, sen işe yaramaz bir çocuksun. Senden bir şey olmaz." derse, çocuk zamanla bunu içselleştirir ve kişiliğinin baştan kusurlu olduğu düsüncesine kapılır. Mahçubiyet hissi, tüm benligini sarar. Bu sağlıksız bir mahçubiyettir. Oysa her kişi insan oldugu için, zübde-i alem olduğu için Allah'ın (c.c.) şerefli bir kulu olduğu için sevilmeye layıktır. Her insan doğuştan bir haysiyet hakkıyla doğar. Dolayısıyla çocuklarımızı koşulsuz sevmeli, onlara bizim çocuklarımız oldukları için şanslı olduklarını hissettirmeliyiz. Ancak yanlış bir iş yaptıklarında da bunu kınamalıyız. Kişiyi değil, yaptığı hatayı eleştirmeliyiz. Doğru bir şey yaptıklarında ise bunu takdir etmeliyiz. Sağlıklı mahçubiyet, kişinin yaptığı yanlış eylemden dolayı mahçup olmasıdır. Ama kendinden, şahsından dolayı sürekli bir utanç duymasi sağlıksızdır. Çocuklarımıza bu farkı öğretmeliyiz. Çünkü günümüzde aşırı özgürlüğün yüceltildiği bir toplumda bu denge kayboluyor. Ve bunun sonucunda ya zorbalık yüzünden hayattan bezen ya da başkalarına zarar veren gençlerle karşılaşıyoruz. MD: Yanlış bir şey yapmaktan utanmak ve yaptıktan sonra da pişman olmak, insanın en önemli erdemlerinden biridir .
Sayfa 65·Kitabı okuyor
Reklam
Bu yüzden vaktiyle en büyük acıydı, Vaktiyle Mecnun'un ölmek isteyişi Leyla'nın önünde artık adının Bundan böyle anılmayacak olması. Elif MD Elif MD
Duygu ve Düşünce
Modern dünya bir köksüzlük illetiyle boğuşuyor. İnsanlar kendilerine istinad edecekleri kimlikleri bulamıyorlar. Bazen de bu kimliksizlik buhranı, daha küçük kimliklere aşırı yapışma şeklinde kendini gösteriyor. KS:Aidiyet, insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. Hepimiz bir gruba, bir dünya görüşüne, bir yere ait olmak isteriz. Köklenmek, ayağımızı sağlam bir zemine basmak isteriz. MD(…) Yeni nesil, kendilerini bir toprağa, bir kültüre, bir topluma, bir tarihe veya bir inanca ait hissetmiyor. Bu da yapay kimlikler üzerine aidiyetlerin gelişmesine sebep oluyor.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
"Olan olmuştur, olacak olan da olmuştur." İlahi takdir, olacak olanı da olduruyor, MD: Bir söz okumuştum: "Dünya gömlek değiştireceği zaman hadiseler kaçınılmaz olur." Benim sizlerin ifadelerinden anladığım, dünya şu an bir değişim döneminde. Ve bu değişim esasında çok hayra bir değişim. Umut veren bir değişim. Fethi Bey, Allah (c.c.) rahmet etsin, "gözü olana gün ışımıştır" diyordu. KS: Hazreti Ali'nin çok güzel bir sözü: "Gözü olana gün ışımıştır." MD: Dolayısıyla ümitsiz olmaya gerek yok. Gelecek olan güzel gelecek.
Sayfa 19·Kitabı okuyor
229 kişiyi taşıyan İsviçre Havayollarına ait bir uçak Cenova'ya gitmek üzere Nem York'tan rötarsız havalanıyor. Kennedy Havai inıanı’ndan ayrıldıktan elli dakika sonra, uçuş hostesleri Mc Donald Douglas MD-11 model uçağın koridorlarında servis yapmaya başlar başlamaz, kaptan pilot kokpitte duman olduğunu haber veriyor. On dakika sonra uçak radarın görüş alanından çıkıyor. Her bir kanadı 52 metre uzunluğunda olan bu dev makine, Halifax açıklarında, Nova Scotia'da denize çakılıyor. Uçaktakilerin tümü hayatını kaybediyor. Arama kurtarma ekibi, birkaç saat önce hayatta olan, planlar yapan insanlardan geriye neredeyse hiçbir şey kalmadığını bildiriyor. Denizin üzerinde yüzen evrak çantaları bulunuyor.
Alıntı
Reklam
Reklam