mehmet temiz

mehmet temiz
üniversite
kahramanmaraş
3619 okur puanı
Ağustos 2016 tarihinde katıldı
Aslında İngiliz politikaları yüzlerce yıldır pek değişmemişti! Dün ve bugün Ortadoğu'da, 17. yüzyılda İrlanda topraklarında denenmişti! 1600'lerde İrlandalı Katoliklerin arasına yerleştirilen İskoç ve İngiliz Protestanlar, kısa zamanda bölgenin denetimini ele geçirdiler. Çıkarılan yasalarla Katoliklerin elinden alınan topraklar, Protestan azınlığın eline geçecekti. Protestanlar ülkenin yüzde 10'unu oluşturuyordu. Bu, Filistin topraklarında ilk Yahudi nüfusun oranıyla aynıydı... Tıpkı Filistin örneğinde olduğu gibi, zamanla tüm tarım arazileri ve siyasal iktidar, yeni gelen Protestanların olacaktı.
Sayfa 212 - Remzi Kitabevi - Kasım - 2021·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Otuz yılda 3500 kişi öldü, on binlerce kişi yaralandı. Kuzey İrlanda hep ağladı. Orada Katoliklerle Protestanlar arasında mezhep kavgaları vardı! Hem de 400 yıldır. İngiliz eliyle oluşturulmuş kin ve nefret, yüzyılları kana buladı. Sonunda hakim güçler İrlandalıları barış masasına oturttular. Kuzey İrlanda'ya Amerikalı bir koordinatör yolladılar. Bu bölgede barışın vakti gelmişti! İrlanda'ya biçilen elbise Avrupa ve Ortadoğu'ya anında müdahale için hazır kuvvet olmasıydı... Silah fabrikaları bölgeye yerleşti... Buna önayak olanlar, Nobel Barış Ödülü'yle ödüllendirildi.
Sayfa 205 - Remzi Kitabevi - Kasım - 2021·Kitabı okudu
İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda Churchill, İngiltere'nin önünde üç seçenek olduğunu açıklayacaktı. Amerika'yla özel bir ilişki biçiminin belirlenmesi, Avrupa'yla tam bir birleşme ya da İngiliz Milletler Topluluğu'nun geliştirilmesi. Sonuçta Amerika İngiltere'yi yedeğine alacaktı.
Sayfa 192 - Remzi Kitabevi - Kasım - 2021·Kitabı okudu
''Savaş, İngiliz, Amerikalı, Kanadalı veya İsveçli işçilerin karnını doyuruyor. Onlar da Ortadoğu'daki savaştan kazanç sağlıyor. O zaman hangi işçi birliğinden söz edilebilir ki?!''
Sayfa 184 - Remzi Kitabevi - Kasım - 2021·Kitabı okudu
Avrupa Birliği, 1994'te, Fener Rum Patriği Bartholomeos'u ''Bizans Devlet Başkanı'' olarak seçtiğini duyurmuştu. Avrupa Birliği Fener Patriğini, Bizans devlet başkanı olarak seçerken Sevr'den yola çıkıyor olmalıydı. Çünkü İstanbul'da böyle bir devlet tasarımı, yalnızca Sevr'in sayfaları arasında vardı. Buna göre Fener Patrikhanesi, ekümenik, yani toprak sahibi olarak, tıpkı Vatikan devleti gibi bir statüye kavuşacaktı...
Sayfa 169 - Remzi Kitabevi - Kasım - 2021·Kitabı okudu