Mahidevran

Mahidevran
Sınıf öğretmeni adayı
DEÜ SÖ
İstanbul
Şanlıurfa, 14 Ekim 2004
46 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
İlmin zıddı cehalettir. Marifetin zıddı ise inkâr. Malumları bilmekle olur şuur ve fıtnat ve vicdan... Doğrudur, el Hak, ilim maluma tabidir.
Reklam
Yakında öleceğini bilen ve kaderden kaçabilmek için bütün dünyayı dolaşmaya kalkan bir adamın hikayesiydi bu. Kuzeye, güneye, doğuya, batıya gidilebilecek her köşe bucağa gitmişti adam. En nihayetinde Kahire'de beklenmedik bir biçimde Azrail'le karşılaşmış. Azrail hayretle bakmış yüzüne. Ne tek kelime etmiş ne de peşinden gitmiş. Adam pılını pırtısını topladığı gibi oradan da kaçmış, yeniden düşmüş yollara. Çin-i Maçin'de saklı, kuytu bir kasabaya gelene kadar hiç durmadan yolculuk etmiş. Susuz ve yorgun argın bir halde, karşısına çıkan ilk hana dalmış. Orada, oturtulduğu masanın hemen yanında sabırla onu bekliyormuş Azrail, bu sefer yüzünde rahatlamış bir ifadeyle "Hoş geldin tam zamanında geldin" demiş. "Doğrusu Kahire'de seninle karşılaştığımızda çok şaşırmıştım çünkü kaderinde Çin-i Maçin'de buluşmamız yazılıydı"
Eğer tüm bunlar Tanrı'nın onu içinden geçmeye zorladığı bir nevi ıstırap tüneliyse, bu karanlık dehlizden alnının akıyla çıkacak ve çıktığında bambaşka bir kadın olucaktı.
Sayfa 46·Kitabı okudu
İnsan oturduğu evin duvarlarından biri yok oluvermiş gibi bir noksanlık, bir çıplaklık duyuyor, bir gün evveline kadar kolumuz, bacağımız gibi pek tabii surette mevcut olan bir şeyin birdenbire hiç olmasına inanmak istemiyordu.
Ölüm her şeyin merkezindeyken onu hayatın kenarına itmek ne kadar da acınası bir şeydi.
Sayfa 241·Kitabı okudu
Reklam