Foucault'ya göre mevcut cezalandırma sistemleri ve cezaevleri iktidar açısından geçici de olsa işe yarayabilmekteyken, öznenin kendisi bakımından fonksiyonellikten uzaktadır. Foucault, suçluların bedenleri üzerinde cezai güç kullanmanın öznenin düzeltilmesi işinde geçerlilik taşıdığına inanmamaktadır. Foucault'nun savunusuna göre "gerçekte hapishane suç oranında azalma yaratmaz; hapishanenin olduğu yerde sabıkalılık ve yeniden suç işleme eğilimi vardır. Hapishane suç ortamlarını besler ve yeniden topluma dâhil olması çok zor olan bir nüfus üretir"(Parin, 2009: 71). Buna göre özne, cezaevlerinde kötü yollarla dizginlenen, baskılanan, cezalandırılan ve tersine değiştirilen bir şey haline dönüşmektedir. Suçluların cezaevinden çıktıktan sonra yeniden suç işleme potansiyellerinin ve deneyimlerinin yüksekliği bunu göstermektedir.