-Ben Allah'tan korkmak istemiyorum, O'nu sevmek istiyorum!
+Hem sev, hem kork! Sevdiğin kadar kork, korktuğun kadar sev! Alemde sevgiden büyük korku mu olur?.. Asıl sevilenden korkulur!
"Dilerse istetir, öyle verir. Dilerse ne istetir ne bir şey; uykunun içinde bile tepene tokmakla vurup seni kaldırır, verir."
–“Kimsin sen dedi?” Adam da cevap verdi?
– “Biz falanca köyün ahalisiyiz.”
– “İyi öyleyse de sarayımın çatısında ne ararsın?” pencereden sarkan adam cevap verdi.
– “Kaybolan ineklerimizi ararız.” İbrahim Ethem şaşkın oldu.
– “Divane misiniz siz? Tavanda inek mi aranır?”
– “ Sensin divane” diye cevap verdi adam.
– “Sen altın tahtında Hakkı ararsın, akıllı olursun da biz senin çatında kaybolan ineklerimizi arayınca mı? Deli divane oluruz.”
HEYBETLİ ADAM - Ben sana dermanın an-
cak nerede olduğunu haber verebilirim.
İBRAHİM ETHEM - (Haykırır) Nerede?
HEYBETLİ ADAM - (Gayet vekarlı) Sende..
Senin içinde..: Kalbinin inemediğin derinliklerinde...
İBRAHİM ETHEM - Bana acı!
HEYBETLİ ADAM - Sen kendine acı!
İBRAHİM ETHEM - Ben kendime tükürmek istiyorum!
HEYBETLİ ADAM - Nefsine tükür, ruhuna acı!
ŞAKÎK - Rızkını aramıyor musun?
İBRAHİM ETHEM - Aramıyorum. O gelip beni buluyor!
ŞAKÎK - Daha çiysin! Rızkını sen arayıp bulacak, ama bulanın sen değil, O olduğunu bileceksin!
ŞAKÎK - Şükür bahsinde ne yapardınız?
İBRAHİM ETHEM - Bulunca şükrederim, bulamayınca sabrederiz.
ŞAKÎK - Horasanın köpekleri de böyle yapar!
İBRAHİM ETHEM - Ya siz?