mecelle

mecelle
@mecelle
-Kuzum, ben hür müyüm, değil miyim? +Elbette hürsün! -Öyleyse niçin istediğim gibi düşünemiyorum? BABA - Bir büyük adam demiş ki "Hürriyet, kendisine aykırı hürriyetleri kabul etmedikçe Hürriyet olamaz." Ne dersin! ABDULLAH - Tabii olamaz! BABA - Böyle bir şeyi kabul edebilecek bir Hürriyet var mıdır? ABDULLAH - Kabil mi, olamaz ki... BABA - Öyle ise Hürriyet yok, hakikat var. Gerisi göz bağcılığı.
Reklam
-Ben Allah'tan korkmak istemiyorum, O'nu sevmek istiyorum! +Hem sev, hem kork! Sevdiğin kadar kork, korktuğun kadar sev! Alemde sevgiden büyük korku mu olur?.. Asıl sevilenden korkulur! "Dilerse istetir, öyle verir. Dilerse ne istetir ne bir şey; uykunun içinde bile tepene tokmakla vurup seni kaldırır, verir." –“Kimsin sen dedi?” Adam da cevap verdi? – “Biz falanca köyün ahalisiyiz.” – “İyi öyleyse de sarayımın çatısında ne ararsın?” pencereden sarkan adam cevap verdi. – “Kaybolan ineklerimizi ararız.” İbrahim Ethem şaşkın oldu. – “Divane misiniz siz? Tavanda inek mi aranır?” – “ Sensin divane” diye cevap verdi adam. – “Sen altın tahtında Hakkı ararsın, akıllı olursun da biz senin çatında kaybolan ineklerimizi arayınca mı? Deli divane oluruz.” HEYBETLİ ADAM - Ben sana dermanın an- cak nerede olduğunu haber verebilirim. İBRAHİM ETHEM - (Haykırır) Nerede? HEYBETLİ ADAM - (Gayet vekarlı) Sende.. Senin içinde..: Kalbinin inemediğin derinliklerinde... İBRAHİM ETHEM - Bana acı! HEYBETLİ ADAM - Sen kendine acı! İBRAHİM ETHEM - Ben kendime tükürmek istiyorum! HEYBETLİ ADAM - Nefsine tükür, ruhuna acı! ŞAKÎK - Rızkını aramıyor musun? İBRAHİM ETHEM - Aramıyorum. O gelip beni buluyor! ŞAKÎK - Daha çiysin! Rızkını sen arayıp bulacak, ama bulanın sen değil, O olduğunu bileceksin! ŞAKÎK - Şükür bahsinde ne yapardınız? İBRAHİM ETHEM - Bulunca şükrederim, bulamayınca sabrederiz. ŞAKÎK - Horasanın köpekleri de böyle yapar! İBRAHİM ETHEM - Ya siz?
Sultan Selahaddin Eyyubi'nin, hayatının son demlerinde, kefen bezini bir mızrağın ucuna bağlatıp Şam sokaklarında dolaştırarak şunları söylettiği bilinir: “Ey ahali! Şarkın hakimi Selahaddin ölmek üzeredir ve ahirete ancak şu bez parçasını götürebilecektir. Geçici dünyaya aldanmayın ve yalnız Allah'ın emirlerine uyun!" "Kudüs işgal altındayken ben nasıl gülebilirim ki!" Hıttin Zaferi'nden sekiz yıl önce, "Namazla Diriliş Seferberliği" başlatır. Minberi yapan marangoz: “Benim elimden gelen bu. Ben zanaatkârım. Minber yontarım. Bir babayiğit de çıksın, Kudüs’ü geri alsın, bu minberi de yerine oturtsun.”
Tarih