Ebû Hureyre'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:
"- Bir adam, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'e geldi de şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resûlü! Benim akrabam var, onlara varıyorum; onlar ise ilgiyi kesiyorlar. Ben onlara iyilik ediyorum, onlar bana kötülük ediyorlar ve bana kötü söyleyip cefa ediyorlar. Ben bu yaptıklarına tahammül ediyorum ve bağışlıyorum."
"- Eğer durum, anlattığın gibi ise, sen onlara ateşli kül serpiyor gibisin (onlar, senin iyiliğinden ıstırap içinde olurlar). Sen bu vaziyette (ihsanına) devam ettikçe, onlara karşı, Allah'tan bir yardımcı daima seninle bulunur.
Allah Resûlü’nün (sav), “Göz açıp kapayıncaya kadar dahi olsa beni bana bırakma.” duası, “Senden sana sığınıyorum.” ilticası, “Beni kimlere bırakıyorsun?” yakarışı… hep bu kulluk ufkunun farklı yansımalarıdır. İnsanlara hidayet imamı olsun diye gönderilen Nebi’nin (sav) gece gündüz şu duayı yapması başka nasıl izah edilebilir?
“Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım, kalbimi dinin üzere sabit kıl.”