"Ünlü biri bir şeyi giydi ya da kullandı diye o şeye özel bir önem verilmesi bana çok saçma geliyor.Adamlar hâlâ giyiyor ya da kullanıyor değiller ki.Örneğin,George Eliot'ın Floss Nehrindeki Değirmen romanını yazarken kullandığı kalem,sonuçta bir kalem işte.Eğer gerçekten George Eliot hayranıysanız kitabının ucuz bir baskısını alıp okumak daha mantıklı değil mi?"
"Alışkanlıkların koparılamaz zincirleri...Bir amaca ulaşmak için çalışırız, amaca ulaştıktan sonra da o amaca ulaşmak uğruna çabaladığımız günlerin özlemini çekeriz."
"Sonraki günlerde,yıkık dökük ormanlar ve rüzgara kapılıp dağılan toz bulutları vardı yalnızca.Bir de,delik deşik olmuş ve her yerini yosun kaplamış bir kilometre taşının üzerinde oturan siyah,perişan bir şekil...Büyük bir haksızlığa uğramış birinin havasına sahipti.Korku duyulan biri gibi görünüyordu ama aslında o,fakirlerin tek dostu,ölümcül yaralar almışların en iyi doktoruydu.
Ölüm(elbette tamamen gözsüz olsa da)yavaşça gözden kaybolan Rincewind'i izliyordu şimdi.Yüzünde de(tabii yüzü hareket edebiliyor olsaydı)kaş çatış olarak tanımlanabilecek bir ifade vardı.Son derece meşgul biriydi o.Fakat artık,bir hobi edindiğine karar vermişti.Sihirbazda,onu çok fena sinir eden bir şeyler vardı.Her şeyden önce,randevularına sadık değildi."