"Bu zamanda en büyük bir ihsan, bir vazife, imanını kurtarmaktır, başkaların imanına kuvvet verecek bir surette çalışmaktır. Sakın, benlik ve gurura medar şeylerden çekin. Tevazu, mahviyet ve terk-i enâniyet, bu zamanda ehl-i hakikata lâzım ve elzemdir. Çünkü, bu asırda en büyük tehlike benlikten ve hodfuruşluktan ileri geldiğinden; ehl-i hak ve hakikat, mahviyetkârâne daima kusurunu görmek ve nefsini itham etmek gerektir." Emirdağ-65
bütün mevcudatta sebeb-i medih ve senâ olan kemâlât Onundur. Öyleyse, hamd dahi Ona aittir. Ezelden ebede kadar her kimden her kime karşı gelen ve gelecek medh ü senâ Ona aittir. Çünkü sebeb-i medih olan nimet ve ihsan ve kemâl ve cemâl ve medar-ı hamd olan her şey Onundur, Ona aittir.” (Bediüzzaman)
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
EDEBİYAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA DUYURULAR...
6.ANAMUR EDEBİYAT VE KİTAP GÜNLERİNE 45 YAZAR VE ŞAİR İŞTİRAK EDECEK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 3-4-5-6- Haziran 2026 tarihleri arasında, her gün saat.10.00'da;Muşurup Sanat Sokağı Anamur-Mersin adresinde, 6.Anamur Edebiyat ve Kitap Günleri etkinliği gerçekleştirilecektir. Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz ve belediye yöneticileri tarafından tertip edilen etkinliğe, aşağıdaki yazar ve şairler iştirak edecektir. Işıl Madak-Ali Ekber Beyaz-Alper Arslan-Ayşe Dağdelen-Ayşe Nur Şen-Barış Erdoğan-Beyza Bulut-Çınar Arıkan-Derya Keleş-Dırahşan Bulut-Emine Emiral-Emine Yalçın Tuğrul-Erdal Güney-Evrim Çelik-Eyüp Mert-Fatma Arıkan-Gülay Akdamar-Habip Çalışkan-Halil Yıldırım-Halim Altınışık-Hamdi Mersin-Hanife Mert-Hidayet Oktay-İsmail Donanmış-Kemal Aygün-Kenan Karabağ-Leman Müftüoğlu-M.Faik Güneysu-Mithat Ünal-Muhammet Tok-Nalan Çelik-Nermin Gonca Beese-Nermin Mercan-Nevzat Çağlar-Nihat Erkan-Nuh Aslan-Övünç Ezgi Yılmaz-Saide Çetinel Mersin-Selahattin Uzan-Süleyman Yalçın-Şeref Cer-Uğur Olgar-Veli Erdem-Yağmur Gökaslan-Yitik Ozan. ********************************************************************************************************************************************** YAZAR VE ŞAİR MÜKREMİN KIZILCA ERMENEK PAZARI'NDA ÜCRETSİZ KİTAP DAĞITACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 5 Haziran 2026 Cuma günü, Ermenek Pazarı'nın kapalı bölümünün arka tarafında kuracağı masada Mükremin Kızılca 25.kitabını teşrif eden gençlere hediye edecek, ücretsiz kitap dağıtacak. İlgilenenlere, önemle duyurulur. ********************************************************************************************************************************************** 5-14 HAZİRAN 2026 TARİHLERİ ARASINDA KONYA'NIN EREĞLİ İLÇESİ'NDE ''EREĞLİ KİTAP GÜNLERİ'' ETKİNLİĞİ
"KUR'ÂNÎ VE NEBEVÎ BİR REÇETE: RİSALE-İ NUR" KONFERANSIMIZ Konferans tam metni; risalehaber.com/van-yyu-ogrenci... Konferanstan video kesitleri de YouTube kanalında mevcuttur; youtube.com/@ilimvefikir65?... Cenâb-ı Hak istifadeye medâr eylesin, bu konferansların devamını nasip etsin.
1000Kitap
... HEM KÜRT HEM DE SEYYİD OLAMAZ MI?
Belki üç aydan fazladır Bediüzzaman Hazretlerinin Seyyidliği-Kürtlüğü üzerine dönen tartışmalara dâir bir yazı yazmak emelindeydim. Fakat ne kadar denedimse çalıştırılmadım. [...] Elbette benim de görüşlerim yalnızca beni bağlar. Kimseyi illa iknâ olmaya zorlayacak değilim. Fakat, işte, şöyle böyle 25 yılı bulan nurculuk maceramda meseleyi kendi zihnimde-kalbimde böyle tavazzuh ettirebildim. Bir şekle soktum. Bu bana lâzımdı. Zira meşreben kendimi Hasan Feyzi abi merhuma pek yakın bulurum. Hani Üstad Hazretleri onun hakkında Emirdağ Lahikası'nda diyor: "Herşeyi çabuk kabul etmeyen ve delilsiz teslim olmayan..." Bana da "Şunu-bunu şöyle-böyle kabul edeceksin!" denirse çabuk kabul etmem. Delilsiz de teslim olmam. Nitekim mevzuda bazı müşkülât vardır. Zira Bediüzzaman Hazretlerinin bizzat kendisine âit olduğunu bildiğimiz "birincil metinler" ile hatıralarla gelen "ikincil metinler" arasında zâhiren tenakuz bulunmaktadır. Bediüzzaman Hazretlerinin, Risale-i Nur külliyâtında, yâni bizzat kendisine âit olan metinlerde, nesebine dair seyyidlik iddiası yok gibidir. Hattâ "Meşhur bir nesebim yok ki mâzisini muhafazaya çalışayım..." gibi ifadeler kullanmaktadır. Âl-i beytle kurduğu rabıta ise, yine kendisinin beyânıyla, "mânevî âl-i beytten olmak" üzerinedir. Onun da gerekçesini Hatâ-Savab Cetveli'nde "Aleyhissalâtuvesselâm Efendimizin âline edilen duâdan hissedar olmak" şeklinde beyân buyurur. Çünkü kimi müçtehidler "Seyyid olmayan fakat ehl-i takvâ bulunanlar o duâda dahildirler..." demişlerdir. __Meselenin bu yanını anmakla birlikte, ben demiyorum ki, Bediüzzaman Hazretlerinin kat'iyyen âl-i beytle nesebî hiçbir bağı yoktur. Asla demiyorum. Olabilir. Zîra, hassaten Anadolu'da, nesebler birbirine çok karışmıştır. Ve senedli Seyyidler kadar senedi bulunmayan
Bediüzzaman Said Nursi
YAĞMUR DUÂSI KİMLERE BATIYOR?..
Yağmur, güle yağar gül kokutur, küle yağar kül kokutur. Güneş, lâleye değer ballandırır, lâşeye değer karman-çormanlaştırır. İşaratü'l - İ'cazİşaratü'l - İ'caz'da mürşidim Bediüzzaman Said NursîBediüzzaman Said Nursî de "Allahın verdiği misallerle ancak fâsıkları saptırması" izâhında der ki: "Fısk sebebiyle, fâsıklar hakkında nûr nâra, ziyâ zulmete inkılâp eder. Evet, şemsin ziyâsıyla, pis maddeler taaffün eder, kokar, berbat olur..." Aslında hidâyet vesilesi neyin özüne inilse böylesi bir "ayırıcı mahiyete" sahip olduğu görülür. Yâni: İnsanlardan bir kısmı onunla dalâlete giderler. Diğer bir kısmı da istikâmetlerini bulurlar. Fakat dikkat edelim: Buradaki sapma hidâyet vesilesinin yapısından kaynaklanmamaktadır. Ya? Muhatabın onu kullanma şekli ön plana çıkmaktadır. Yâni, etkiyle oluşacak tepkiyi "tepki veren" seçer, belirler. Peki kullanma şeklini ne belirler? 1) Arayışlar. 2) Sakınışlar. 3) Arzular. Yahut da Bediüzzaman'ın izâhına eklediği kuvveler bahsine atıf yapalım: 1) Neye aklettiğimiz. 2) Neyden sakındığımız. 3) Neyi arzuladığımız. Yâni: 1) Kuvve-i akliye. 2) Kuvve-i gadabiye. 3) Kuvve-i şeheviye. Bu üç kuvvede sahip olduğumuz alışkanlıklar hasbelkader bize uğrayan delillere/âyetlere nasıl muamele ettiğimizi de şekillendirir. Sınıflandırır. Hidâyet elbette Allah'tandır. Fakat insan da alışkanlıklarıyla bu hidâyetin "çağrıcısı" veya "kovucusu" olur. Gül kokmak isteyen gülleşerek bekler. Kül kokmak isteyen külleşmeye bakar. Lâlenin de intizarında bir duası vardır, lâşenin de. Mevzuyu gündemdeki bir meseleye de bağlayabiliriz. Hangisine? Yağmur duası bahsine. Evet. Diyanet'in, bin maşaallah, camilerde yağmur duası yaptırması yine bazı aydınlarımıza(!) acayip dert oldu. **Niçin? Yukarıda konuştuklarımız ekseninde cevaplarsak: Alışkanlıklarına ters geldiği için. Bir İbrahim Halilullah olup
Yağmur Sonrası Toprak Kokusu