9/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 10:39
Uzun zamandır çıkmasını beklediğim bir kitaptı ve sonunda elimde ve okudum. Hem de bir otobüs yolculuğunda. Beni de şaşırtıyor bu durum ama öncelikle kapağına aşık oldum ve içindeki çizimler yok mu? Sanat eserleri resmen. Gelelim içine. Normal kitap sanatına aykırı olduğunu bildiğimiz bir kitap olduğunu en başından söylediği için o şekilde ilerliyor. Şiir değil, düz yazı değil. Birilerinin parçalara ayrılmış ve hatırlamak için zorladığı anıları ya da yazarın kendi hayatı ya da ikiside. Karar sizin. Sonuçta yazılıp bize geldikten sonra karar bizim oluyor değil mi? Kitabın içindeki bir cadının canı sıkılmış kısmına bayıldım. Bazen tanrı biz mıydık diye bir sorguladım, belki de Sezgindi, kim bilir değil mi Hatice? Hâlâ arıyorsun galiba, bence bitmeyecek gibi. Şimdiden üçüncü kitap nerede diyelim mi? Gerek yok bence. Okuması çok güzeldi. Tanrının kısımlarına bayıldım, sonrasında Hatice'nin işin içine girmesi de çok eğlenceliydi. Sonu tahmin ettiğim gibi olmadı. En azından Medida'nın sonunu çözmüş olduk değil mi? Bu bir mutlu son sonuçta. Aksini iddia eden kitabı oluşmamıştır. Dipnot: üçüncü kitabı daha erken çıkarabilir miyiz lütfen? :D
Tanrının KarıncalarıHatice İbil · Orionebula Yayınevi · 20261 okunma
Puan vermedi·325 syf.··
2025 10. kitabı
Mientras leía "Flowers for Algernon", estaba triste y pensé mucho. El corazón puro de Charlie me impresionó desde el principio. Quería tanto ser inteligente, era como si fuera solo Pensó que si era una "persona normal", sería amado. Pero a medida que su inteligencia aumentaba, todo se volvía más difícil. Me entristeció mucho que se diera cuenta de que la gente en realidad siempre lo miraba con lástima. El vínculo que estableció con Algernon también fue muy hermoso. Ambos estaban de alguna manera solos, pero se entendían el uno al otro. Lo que pasó hacia el final me dolió; desearía que Charlie siempre pudiera ser feliz. Este libro me recordó que la belleza del corazón es importante, no la inteligencia. Creo que la verdadera felicidad no es ser inteligente, sino ser una buena persona. Este libro • Rachael • "/ mi hermana sugirió desde aquí Me gustaría darte las gracias, fue un libro muy bueno;)))
Alıntı
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
medida
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2025 19:35
Epeydir okumayı erteliyordum, bugünlerde iyi geleceğini bildiğim için başlama kararı almıştım. Başlar başlamaz devam edemesem de başına oturduğum andan itibaren öyle bir aktı ki sınavlarıma rağmen iki günde bitirdim. Medida sadece bir kişi değil, sen, ben, o, hepimiz olabiliriz. Bir gün, korkunç bir düzene kıstırılırsak medidalar kendini feda edecek, edecek ki kardeşleri mışıl mışıl uyuyabilsin... Kitapta o kadar güzel siyaset, din ve toplum eleştirisi yapılmış ki okurken sadece bir kitap olmadığı çok belli oluyor. Maalesef çok uzak bir gelecekten de bahsedilmiyor ama yakındır, Albastı'lar, Piyyat Becer'ler gider, medidalar kazanır. “Ve tüm diktatörler kurdukları düzenin başlarına yıkıldığını görecek kadar yaşar.” Bundan yıllar sonra bu kitap bir mücevher değerinde olacak.
MedidaHatice İbil · 043 okunma
10/10
·384 syf.··
2025 6. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2025 02:04
Medida beni gerçekten etkileyen bir kitap oldu. Konusu yaşadığımız dünyaya, hayata ve özellikle bu coğrafyaya fazlasıyla benziyor ama ters yüz edilmiş bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Kadınların üstün tutulduğu, erkeklerin ise üçüncü, dördüncü sınıf vatandaş olarak görüldüğü bir sistem var. Öyle ki erkekler kadınsız dışarı çıkamıyor, birkaç adım geride yürümek zorunda, toplum içinde hiçbir değerleri yok, miras hakkına sahip değiller, mahkemede tanıklıkları bile kabul edilmiyor. Günümüzde kadınların yaşadığı baskıların, ayrımcılığın bu kez erkeklere yöneltildiği bir dünya kurgulanmış. Bu distopyanın içinde, düzeni bozmak isteyen ama aynı zamanda sistemin içinde var olmaya çalışan bir aileyi okuyoruz. Ailenin kızı Medida, beklenildiği gibi bir isyan başlatıyor ama bunu zekice ve stratejik bir şekilde yapıyor. Yazdığı mektuplarla bir örgüt olduğu izlenimini yaratması, mektuplara sıra numaraları vererek toplumda heyecan uyandırması, her zaman diktatörlük için bir tehdit unsuru olması gibi detaylar beni çok etkiledi. Son 100 sayfa inanılmaz heyecanlıydı; neyin gerçek neyin hayal olduğunu anlamakta zorlandığım noktalar oldu ama sonrasında her şey yavaş yavaş yerine oturdu. Sonunda bir zafer bekliyordum ve aslında bir zafer vardı ama Medida’nın kendine has, alışılmışın dışında bir zaferiydi bu. Distopik kitaplarda en çok etkileyen şey benim için hep sarsıcı sonlar oluyor. Bu anlamda beni en çok etkileyen kitaplardan biri 1984 olmuştu. Orada ana karakter sisteme yeniliyor, sistemin içinde bir hain olarak ölüyordu. Bu yüzden kitap büyük bir umutsuzluk veriyor, okuru adeta eziyor. Medida ise bu konuda daha umut verici bir hikâye sunuyor. Evet, sonu beklenmedik ve üzücü ama diktatörlüklerin sonu hakkında verdiği mesaj çok net. Bu yüzden hem düşündüren hem de etkileyici bir
MedidaHatice İbil · 043 okunma
Karahindibalar (spoilersız)
9/10
·363 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2024 23:15
Ürperdim Okuduğum her bir paragrafta aslında oldukça uzak gibi görünen bu gerçeklik tüylerimi diken diken etti. Kitabın akışında yitip giderken o kadar çok şey hissettim ki aynı zamanda. Karakterlerin her biriyle ayrı ayrı yakınlık kurdum. Kalbimin dağlandığı da oldu yediğim ters köşelerden dolayı ellerimi saçımın arasına daldırıp öylece beklediğim de. Her duyguyu uçlarda hissettim. Ama dediğim gibi ben cidden ürperdim. Ürpermemiz de gerekiyor. Öyle ki kitabın sonu içimi rahatlatmaya yetmedi. Üzerine kalkıp bir bardak soğuk su içtim. İnsanlığın bu kadar yitirildiği bir evreni okumak, ve aslında bunun benzerlerine de canlı canlı şahit oluyor olmak acı verici. Ama asıl acı verici olan şey her evrenin böyle bir sona sahip olabilecek kadar şanslı olmaması. En azından şimdilik. Kitabı önerir miyim, tabiki öneririm. Anlatımı, akıcılığı oldukça iyi ve tatmin ediciydi. Sadece ilk başlarda zaman atlamalarının sıklığına alışmakta zorluk çektim, sonra aralıklar azaldı ve kurgu daha düzenli bir hâl aldı. Lakin zaman atlamaları rahatsız edici değil, ben her şeyi öğrenmek için fazla sabırsızım. Olaylar son sayfalara doğru oldukça hızlandı ve ardı ardına şok yaşamaya başladık. Her şey bir anda gelişti ki ben de bunu ateşin üzerine benzin dökmeye benzettim. Onların kıvılcımı bir anda harlandı. Ya da şöyle söyleyeyim, karahindiba tohumları toprağa saçılmış zamanlarını bekliyorlardı. Ne kadar dağılsalar da hep beraber yeryüzünde buluştular. Devamında ne olur bilemem ama tünelin ucu güneşe çıkmıştır umarım. Çünkü onların mücadelesi ışıkla taçlanmayı hak etti. Başka mücadelelerin de ışıkla taçlanması ümidiyle...
Edebiyat
MedidaHatice İbil · 043 okunma
7/10
·365 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2024 15:34
Öncelikle kitabın konusunun güzel olduğunu söylemeliyim. Hikâye feminizmin kötüye kullanılışı sonucu, "kadın erkekten üstündür" düşüncesinin hakim olduğu bir distopya'da geçiyor. Ve ana karakter Medida'nın başından geçenleri okuyoruz. Hikayede bazen fiiller örneğin "fişi aldı, prize soktu, makinayı çalıştırdı... Etti yaptı kıldı" gibi çok fazla tekrara düşmüş. Bu da okumayı zorlaştırıyor. Fiiller hakkında bir de aynı fiil peşpeşe, örnek olarak "bardağı aldı, masaya koydu, bakışlarını koydu, ruhunu koydu... gibi giden bir cümle" 3-5 kere tekrar ediliyor. Bu şiirsel bir tavır. Güzel olabilir. Ama bir distopik hikayede şiirsel bir tavır görmek okurken o distopyadan çıkarıyor ve hikayeye olan odak kayboluyor. Karakterlerin diyalogları arada çok sığlaşıyor ve bu da çok kötü bir tiyatro seyrediyornuş hissi veriyor. Özellikle Medida ve annesi arasındaki diyalogları okurken şizofrenik bir diyalog gibi oluyor. Medida'nın annesi hakkında düşüncem onun ruhsal hasta olduğu yönünde. Tabi öyle bir distopya'da ruhsal sağlığı korumak zor olabilir. Bazı sahneler çok kötü bir Yeşilçam filmi edasında bazılarıysa japon animesi kıvamında. Hikâyenin genelinde olmasa da bir yerinde (1-2 sayfa kadarlık bir kısım) smut türü bir an oluyor. Tabi bu türün sevenleri var. Ama bana o andaki iticilik hissinin gelmesi iki çocuğun (en fazla 17-19 yaşlarındalardır) aileleri yan odadayken birbirlerini öpmesi.. buna belki normal denebilir. Ama asıl kötü taraf çocuklardan birinin annesi odaya girmesi ve bu manzara karşısında özür dilemesi ve "isterseniz hemen çıkarım " demesi. Bu biraz bana ahlaki çöküşü simgeliyor gibi geldi. yazar belki de bunu bilerek yapmış olabilir. Ama uygunsuz bir an.. Bazı benzetmeler eksik kalmış daha doğrusu yukarıda da dediğim gibi çok şiirsel kalmış. Mesela; kafasına inen
2024 Okuma Raporları
MedidaHatice İbil · 043 okunma