"Çaresizlik. Usanç. Boşluk hissi ve hiçlik... Bunlar bir kez kapıldın mı kendini kurtarmanın zor olduğu duygulardır. İçinde du olmayan bir kuyuya düşmüşsün de yüzünü dizlerine gömmüş oturuyormuşsun gibi hissettirir. Bu dünyanın en anlamsız varlığı senmişsin, zor zamanlar geçiren tek kişi kendinmişsin
gibi gelir."
"Günümü son derece yoğun ve zorlu geçirsem de sadece zamanımı boşa harcıyormuşum hissine kapılmaktan nefret ediyordum. Umarım sen böyle hislere kapılmaz, kendinle hep
gurur duyabilirsin."
Yalnız bu toplumun işe ciddi derecede saplantılı olması ve
çalışmanın bizden pek çok şeyi götürmesinin bir sorun olduğu
da yadsınamaz. İşteyken bir an başımızı kaldırıp tükendiğimiz
hissiyle karşılaşabiliyoruz. Uzun saatler boyu çalıştıktan sonra
eve girince öyle yorgun oluyoruz ki kendimize zaman ayıramıyor, yapmaktan keyif aldığımız işleri yapamıyoruz.
"Geçiştirerek, gerçekten de benim için önemsiz bir hale gelmesini umuyorum. Gel gör ki öyle olmuyor. Onunla alakalı her
durum kendini tüm ağırlığıyla hissettiriyor."