Aliman'ın üstü başı kar taneleriyle süslenmiş,
öyle güzel görünüyordu ki.. başının üzerinde
kalınca bir kar örtüsü oluştu.
Şalını, savruk saç örgülerini, yakasını örtüyordu
bu kar. Teni buğday rengindeydi, yanakları gül
gibi al al olmuştu. Kömür gözleri ışıl ışıl parlıyor,
beyaz dişleri daha parlak görünüyordu. Her
şeyiyle cıvıl cıvıldı. Gencecik bir kadına her şey,
kar bile çok yakışıyor, yaraşıyor.
Her şeyden önce varoluşun geçiciliği, varoluşun kendisini öyle sudan sebeplerden dolayı anlamsız kılmaz, zira geçmişte var olanlar, dönüşü olmayacak şekilde yok olup gitmiş değildir; aksine, geçmişe dair her şey güvenli bir yerde ve kayıt altındadır. Hatta geçmiş, o geçicilikten bile korunmuş ve kurtarılmış durumdadır. Yaptığımız ve yarattığımız, deneyimlediğimiz ya da yaşadığımız her ne varsa hepsini geçmişe kaydederek ölümsüzleştirdik ve herhangi biri ya da herhangi bir şeyin onları dünya üzerinden silmesi artık imkansız.