Biliyor musun, yaşamanın dayanılmaz bir hal aldığı zamanlarda içimizden birisi hikâye anlatmaya başlar. Hepimizin bininci kez dinlediği bir hikâyedir. Yeri değildir. Ayıptır hatta. Yalnızlığımıza bir yalnızlık daha açacak bir hikâyedir. Birden gülmeye başlarız. Saygısızlık olur mu hiç. İnsanın, acısını sevmesi için dünyaya ait bir tutamağa ihtiyacı oluyor.
Hayat yolculuğu, hareket etmeyi ve epeyce beyin gücü kullanmayı gerektiren zor bir iştir, enerji bakımından pahalı bir çabadır. Doğru tahminlerde bulunmak, enerjiden tasarruf sağlar. Yenilebilir böceklerin belirli bir taş tipinin altında bulunduğunu bilmek, bütün taşların altına bakmaktan kurtarır insanı. Tahminlerde ne kadar isabetliysek
yaptığımız iş o kadar az enerjiye mal olur.
Umut, yaratıcı spekülasyonun bir biçimidir:
Dünyayı olduğu gibi değil, olmasını istediğimiz gibi hayal ederiz. Farkında bile olmadan, yaşamımızın büyük bir parçasını varsayımsal dünyada geçiririz.