Kitapta birçok yazarın okuma hikayesi var, kendi ağızlarından okumaya nasıl başladıkları, nasıl sevdikleri, hangi kitapları okudukları, hangilerini çok beğendikleri ve tekrar tekrar okudukları kitaplar ve kıza okuma serüveni yer alıyor. Bu kitabı okudukça küçük yaşta hiç kitap okumamışım dedim. Tommikslerle, masallarla, hikayelerle başlayan okuma serüvenleri en nihayetinde kendi yazdıkları kitaplara çıkıyor. Yazmak için çok çok okumak gerekiyor.
Kütüphane görevlisi Dükas'ın ortadan kaybolması ve yerine gelen kişinin hem Dükas'ı merak etmesi hem de kendi iç dünyasında arayışta olması, ve odasındaki tabloda yazan " Aramakla bulunmaz, ama bulanlar ancak arayanlardır" sözünün de tesiriyle çöle doğru bir yolculuğa çıkmıştır. Bu hidayet yolculuğunda tasavvufla tanışmış, mürid olmuş ve aradığı şeyin aslında kendisi olduğunu öğrenmiştir. Tasavvufa ilgi duyan ve sevenler için tavsiye edebileceğim bir kitap.
Cengiz Aytmatov'un okuduğum ikinci kitabı diğeri kadar sürükleyici olmasa da güzeldi. Hikaye açısından bakacak olursak güzel bir hikayeydi ama fazla tekrarlara yer verilmiş ve bazı noktalarda tutarsızlıklar var ama genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim.
Dostoyevski bu kitabı hangi kafayla yazmış merak ettim doğrusu. Kendi hayatından alıntı yapmış olabilir diye düşünüyorum, okumayan kişi bişey kaybetmez.
Başkasının KarısıFyodor Dostoyevski · Oda Yayınları · 20175,5bin okunma