Bu eser, kendi kültüründen, bilimsel mirasından bihaber yaşayan bizler için son derece önemli ve büyük bir yapıt bana göre. Prof. Dr. Fuat Sezgin ve sayın Sefer Turan'ın soru - cevapları üzerine kurulu olan bu kitap, okuru hemen hoş bir sohbetin içine çekiyor. İçerik, tamamiyle sayın Sezgin'in araştırmaları, çalışmaları özelinde İslam bilim dünyası ve Avrupa bilim dünyasındaki alimlerin geçmişte yaptıkları çalışmaların, ortaya koydukları ürünlerin önemi üzerine inşa edilmiş.
Usta bilim tarihçisi Fuat Sezgin'in devasa eserlerinin yanında bir de İstanbul'da açmış olduğu İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi var. Bizler için son derece kıymetli bir çalışmanın ürünü olan bu müzenin Türkiye'de can bulması bulunmaz bir nimet. Sayın Sezgin bu müzeyle Türkiye genelinde İslam dünyasının; geçmişini öğrenmesi vesilesiyle, içinde bulunduğu “aşağılık kompleksi” ve “boş böbürlenme” sarmalından kurtulabileceğini ümit ediyor. Bu sebeple İslam medeniyetinin göz kamaştıran birikimini bizlere tekrardan tanıtma, hatırlatma ve öğretme niyetini kitapta hem açıkça ifade ediyor hem üzerinde ısrarla duruyor. Bununla birlikte kitabı okuyanlar, bir de üzerine bu müzeyi ziyaret ederse büyük âlimin neden böyle bir niyetle yola çıktığını çok daha iyi anlayacaklardır. Müzedeki her çalışmaya farklı bir bakış açısı kazanacak; geçmişiyle gurur duyacağı kadar, bugünkü konumuyla da esef duyacaktır.
İbni Sina’dan Bîrûnî’ye, ibni Heysem’den Cabir bin Hayyân’a, Huneyn bin İshak’tan Bağdat'ta kurulan ilk rasathanenin kurucusu Halife Me’mun’a kadar pek çok ismin; matematik, coğrafya, tıp, harita bilgisi gibi ilimlerde aslında sandığımızın çok ötesinde olduklarını görüyoruz.
İlginç olan ise Avrupalılar İslam dünyasındaki alimlerin eserlerini “düşmanlarının bilimini almak” için tercüme çalışmaları