Büşra Akbaş

Büşra Akbaş
@meftunn_
•أسکت یا قلبي... •AsiyeSon Mektup •Deneme yazıları bana aittir. •Bir ölümlünün izlerinden geriye kalanlar.☟
Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni
YYÜ
Hakkari
71 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·134 syf.·
2026 10. kitabı
Elektriklerin kesildiği soğuk bir kış gecesinde, taş duvarlı bir odada, sıcacık bir sobanın etrafına toplanmış tüm ev ahalisiyle birlikteymişim gibi hissettim. Elindeki sıcak çay bardağının hararetine aldırış etmeden anlatıcıya dikkat kesilen o meraklı dinleyiciye dönüştüm. Sanki benden çok önce hayat sahnelerini birer birer aşmış, her satırına terini mürekkep gibi işlemiş bir büyüğümün tek bir sözcüğünü bile kaçırmamaya çalışıyordum. Kitapta art arda dizilmiş cümleleri yalnızca okumuyor, adeta o odadaki sessiz dinleyicilerden biri haline geliyordum. Her sayfa çevirişimde; çocukluğundan delikanlılığına kadar başından pek çok tatlı ve hüzünlü hadise geçen yazarın, bir sonraki adımda nelerle karşılaşacağını merak ettim. Göçün bir çocuğun zihninde bıraktığı derin izlerden doğanın kucağında yeniden can buluşuna; ardından gelen mecburi ayrılığın yarattığı o huzursuzluğa kadar her durak, kendi dünyamda bir karşılık buldu. Yazarın anılarını tüm içtenliğiyle kağıda dökmesi, okurla arasındaki mesafeyi yok etmiş; daha ilk sayfalardan itibaren kendime onun dünyasında bir yer bulmamı sağlamıştı.
1000Kitap
Mor Dağların Sessiz VedasıBülent Duyan · İkinci Adam Yayınları · 20261 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·224 syf.·
2026 2. kitabı
Bu eser, kendi kültüründen, bilimsel mirasından bihaber yaşayan bizler için son derece önemli ve büyük bir yapıt bana göre. Prof. Dr. Fuat Sezgin ve sayın Sefer Turan'ın soru - cevapları üzerine kurulu olan bu kitap, okuru hemen hoş bir sohbetin içine çekiyor. İçerik, tamamiyle sayın Sezgin'in araştırmaları, çalışmaları özelinde İslam bilim dünyası ve Avrupa bilim dünyasındaki alimlerin geçmişte yaptıkları çalışmaların, ortaya koydukları ürünlerin önemi üzerine inşa edilmiş. Usta bilim tarihçisi Fuat Sezgin'in devasa eserlerinin yanında bir de İstanbul'da açmış olduğu İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi var. Bizler için son derece kıymetli bir çalışmanın ürünü olan bu müzenin Türkiye'de can bulması bulunmaz bir nimet. Sayın Sezgin bu müzeyle Türkiye genelinde İslam dünyasının; geçmişini öğrenmesi vesilesiyle, içinde bulunduğu “aşağılık kompleksi” ve “boş böbürlenme” sarmalından kurtulabileceğini ümit ediyor. Bu sebeple İslam medeniyetinin göz kamaştıran birikimini bizlere tekrardan tanıtma, hatırlatma ve öğretme niyetini kitapta hem açıkça ifade ediyor hem üzerinde ısrarla duruyor. Bununla birlikte kitabı okuyanlar, bir de üzerine bu müzeyi ziyaret ederse büyük âlimin neden böyle bir niyetle yola çıktığını çok daha iyi anlayacaklardır. Müzedeki her çalışmaya farklı bir bakış açısı kazanacak; geçmişiyle gurur duyacağı kadar, bugünkü konumuyla da esef duyacaktır. İbni Sina’dan Bîrûnî’ye, ibni Heysem’den Cabir bin Hayyân’a, Huneyn bin İshak’tan Bağdat'ta kurulan ilk rasathanenin kurucusu Halife Me’mun’a kadar pek çok ismin; matematik, coğrafya, tıp, harita bilgisi gibi ilimlerde aslında sandığımızın çok ötesinde olduklarını görüyoruz. İlginç olan ise Avrupalılar İslam dünyasındaki alimlerin eserlerini “düşmanlarının bilimini almak” için tercüme çalışmaları
Bilim Tarihi SohbetleriSefer Turan · Pınar Yayınları · 20194,232 okunma
Kitaptan Çıkarılan Dersler
Puan vermedi·135 syf.·
2025 35. kitabı
Ramazan, yiyecek içecek hazırlama, külfetli sofralar düzenleme, rahat uyku sağlayan ortamlar hazırlama ayı değildir. Gecesini eğlenerek, gündüzünü uyuyarak geçiren bir kimse Ramazanın özünü ve ruhunu anlamamış hakkıyla geçirmemiş demektir. Bu mübarek ayın ruhunu idrak edenler; namaz kılarlar, oruç tutarlar, Rabblerinin huzurunda kıyama dururlar ve kulluk ederler. Allah'ın sevabını elde etmeye ve emirlerini yerine getirmeye çalışırlar. Ramazan özgürlük ayıdır. Orucun getirdiği sınırlamayla nefsin birtakım istekleri dizginlenir. Böylelikle ihtiyaçtan fazlası isteklere esir olmamış oluruz. Şehvetin isteklerden arınması kişiliği kuvvetlendirir. insan, gerçek manada insan olabilmenin yolunu tutmuş olur. Bu yönüyle de bakıldığında Ramazan insanlık ayıdır. Ramazan infak, cömertlik ve ikram ayıdır. Ramazan bizi etkilemeye başladığında yokluk içinde, açlıkla imtihan olan diğer toplulukları görmeye başlarız. Böylelikle onlara yardım etme ve ikramda bulunma isteğimiz olacaktır. Geçmiş ramazanları nasıl geçirdiğimiz hakkında samimi bir iç hesaplaşma yapmalıyız. Gecelerinizi ve gündüzlerimizi nasıl geçirdik?Kendimiz, ümmetimiz için ondan ne kadar istifade ettik? Muhasebeden sonra önümüzdeki yeni Ramazan'ı fırsat bilip hakkını vermeye çalışmalıyız.
1000Kitap
Ramazan’a Nasıl Hazırlanmalıyız?Hasan el-Benna · Nida Yayıncılık · 202487 okunma
Puan vermedi·328 syf.·
2025 29. kitabı
“İncir Kuşları” bir savaş aracılığıyla aramızda dolaşan insanların ruhundaki canavarı, nasıl vahşice ortaya çıkardığını acımasız bir şekilde gözler önüne seriyor. En acısı da bu insanların bir zamanlar komşumuz, sohbet arkadaşımız, aynı sınıfı ve sıraları paylaştığımız tanıdıklarımız olabilmeleri. Bir diğer acı gerçek de bu kitapta yazılanların gerçek hayat hikayesi olması. Dünya gerçekten de böylesi aşağılık savaşlara ev sahipliği yaptı ve yapmaya devam ediyor. Savaşların, yalnızca şehirlere verdiği yıkıcı etkileri değil, insan ruhunun derinliklerine kadar incitici ve yaralayıcı yanlarını da ortaya çıkarıyor. Savaşlar kadın, çocuk, erkek demeden hatta hayvanların bile etkilendiği bir yıkıma sebebiyet veriyor. Maalesef ki bu yıkım hem fiziksel hem de psikolojik yönleriyle kitapta fazlasıyla bulunmaktadır. Hâliyle kahramanın değişen duygu durumundan okuyucu da etkileniyor. İnsanların maruz kaldıkları sistematik işkencelerin, fiziksel kayıpların, merhametsizliğin ve kibrin duruklarının yaşandığı yerdir savaşlar. Tüm bunlar dünyanın gözü önünde yaşanırken; adaletin, hakların ve kuralların yalnızca belli bir kesim için geçerli olduğunu senelerce süren sessizlikler ortaya çıkarıyor. Özgürlük ve yaşama hakkı yalnızca belli insanlar için vardır, düşüncesi insanın kendi içinde çözüp vardığı bir sonuç oluyor. Acı ama bir o kadar gerçek olan bir sonuç.
Edebiyat
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Puan vermedi·147 syf.·
2025 7. kitabı
Kitaptaki tüm cümleler altı çizilesi, sevdiklerimize armağan edilesi. Kitabın bazı yerlerini tekrar tekrar okuyup aynı keyfi aldım. Sayfalar arasında geçiş yaparken adeta Cibran ile birlikte aşkın eşsiz duygusunu tadıp Selma'nın gidişiyle elimizdeki aşk kadehinin tuzla buz olduğunu hissediyoruz. Bir ağacın altında sevdiği kadının gözlerinde baharın en güzel zamanlarını yaşarken bir anda dolu yağıyor hem de daha önce hiç yağmadığı bir şiddette. Bahar çiçekleri, gül bahçeleri talan oluyor ve aşık parçalanmış kalbiyle sevdiği kadına veda etmek mecburiyetiyle baş başa kalıyor. Aşkın o musikisi bahçeyi bir bayram, bir şenlik yuvasına dönüştürmüşken semaya bir ağıt yükseliyor aşıkların yanık bağrından. Aşkın yıllardır tutsak olan, uçmayı unutmuş kafesteki kuşa hiç beklemediği bir anda kanat oluşu. Ve ona zincirlerinden kopma şansı verilip, tam kapalı kapılar ardına kadar açılıp uçacakken o zavallı kuşun, pencere kenarına pusu kurmuş sinsi bir yılana kanatlarını kaptırması gibiydi. Başlangıcı özgürlük kadar tatlı ve güzel, sonu vücuda yayılan acı bir zehir. Halil Cibran için Selma'ya duyduğu imkansız aşk, çölde vahaya rastlamak gibiydi. Nitekim sonu hüsran ve serap olan çıkılmaz bir sokak Selmasız Lübnan. Halil Cibran ile aşkın mucizevi yanını hissederken Selma'nın nezdinde Doğulu kadınların erkek egemen toplumlar arasındaki ezilişine, önemsenmeyişine ve sonra bir gül yaprağı gibi solup gitmesine tanıklık ediyoruz. Kitap bittiğinde geriye kırık bir kalp ve huzursuz bir ruh kalıyor. Büşra Akbaş
Kırık KanatlarHalil Cibran · Maviçatı Yayınları · 201712,4bin okunma