8/10
·416 syf.··
2026 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 12:30
Ilk önce söylemem gerek ki kitap queer edebiyyat. Okumaktan hoşlanmıyorsanız patilerinizi çekin kitaptan. Yazar büyükler icin Narnia yazmış. Çok da güzel ve hoş yazmış. Keyif alarak okudum. Yazarın kalemini zaten Dilek Oyunundan biliyoruz. Kendini okutuyor. Pek konusundan anlatacak bir şey yok. Arka kapak yazısın da ne görüyorsanız içeriği odur. Çıtır çerezlik, Narnia esintileri, iyilerin kazandığı bir peri masalı.
Yitik HikâyeMeg Shaffer · Artemis Yayınları · 202616 okunma
8/10
·400 syf.··
2026 65. kitabı
Tanıdık, keyifli, tatlı, komik ve akıcı bir romantik komedi kitabıydı kendileri. Kitabın başlarında ana kadın karakter olan Josie ye baya gıcık oldum hatta hiç sevmedim bile diyebilirim. Kendinden bolca fedakarlık ettiği bir gençlik yaşadığı için sert, keskin ve koruma kalkanları yüksek olan bir tipti. Kendince haklı olsada ne yazık ki bana kaba ve soğuk geldi. Ryan ise aşırı tatlı, fazla naif, çok kibar, hassas, tam bir romantik ve kitapta elli kere tekrar ettiği gibi uzun boylu biriydi. (2,04 tü galiba) Kitabın yarısından sonra Josie yumuşamaya ve sevilebilir bir tip olmaya başlayınca benimde kitaptan aldığım keyif baya arttı. Dünyada Ryan kadar ince ve romantik düşünebilen bir erkek var mıdır, bilemedim ama neyse.:)) Keşke yan karakterleri de daha detaylı tanısaydık, hepsi de çok tatlı ve özel karakterlerdi aslında. Böyle tatlı ve nahif bir kitaba göre gereksiz fazla ve detaylı smut sahneler vardı bence, o da biraz canımı sıktı. Canımı sıkan kısımlar dışında kitabın alıntılarını, atıflarını ve verdiği mesajları gerçekten sevdim. Okumaya değer bir kitaptı sadece biraz sabırlı olmak lazım. Şuna da değinmeden geçemeyeceğim; kitabın yorumlarında “You've Got Mail" filminin kitap uyarlaması şekilde ifadeler kullanılmış, orda bir duralım please. Kimse bir Meg Ryan ve Tom Hanks olamaz, hatta benzeyemez bile sorry canlarım, hepimiz yerimizi bilelim. Eğer izlemediyseniz You've Got Mail filmini izlemenizi de kesinlikle öneririm. Eskiden internete nasıl bağlanılıyormuş, internet hızı neymiş bir görün de şok olun.:)) Hatta bende hemen tekrardan izleyeyim, çünkü neden olmasın.:))
1000Kitap
Kitabevi SavaşlarıAli Brady · Nox Yayınları · 202635 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·328 syf.··
2026 326. kitabı
Louisa May Alcott, Küçük Kadınlar (Little Women) adlı bu dünyaca ünlü klasik ve otobiyografik romanında, Amerikan İç Savaşı döneminde babaları cephede olan March ailesinin dört farklı karaktere sahip kız kardeşinin –Meg, Jo, Beth ve Amy– çocukluktan yetişkinliğe geçiş süreçlerini ve hayata tutunma mücadelelerini konu alır. Yazar; yoksulluk ve zorluklara rağmen birbirlerine ve ailelerine derin bir sevgiyle bağlı olan kızların aşklarını, hayallerini, kayıplarını ve dönemin toplumsal normları arasında kendi kimliklerini bulma çabalarını anlatırken; kadın bağımsızlığını, fedakarlığı, aile bağlarını ve büyümenin getirdiği sorumlulukları, sıcak, samimi, ders verici ve nesilleri aşan umut dolu bir dille işler.
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202019,6bin okunma
Devam kitabı = devam eden huzur. (Şüpheli)
Puan vermedi·360 syf.··
2026 21. kitabı
·
101 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:31
Bol bol spoiler içerir, iyi okumalarr. Kitap zaten ilk kitap gibi (Küçük Kadınlar) çok güzel olduğu için sadece sevmediğim kısımlardan bahsedeceğim. Öncelikle Meg&John çiftinden bahsetmek istiyorum. Dinamiklerini sevdim gibi gibi. Of, çok birşey söyleyemeyeceğim bu çiftle ilgili. Şimdi gelelim Jo&Laurie çiftimize(?). Laurie Jo'ya bodoslama evlenme teklifi etti. Jo bu dishonourableı haklı olarak reddetti. Sonra Laurie gitti. Amy ile evlendi. Geri geldi ve o sırada Jo'ya mektuplar yazmaya devam etti. Geri geldiklerinde Jo mutlu mesut karşıladı onları yalnızlıktan kafayı yememiş gibi. Tamam, şimdiye kadar çok sakindim. Biraz hareket. SEN BU KIZA EVLENME TEKLİFİ ETTİKTEN SONRA, AŞK ACISINDAN GEBERDİKTEN SONRA KIZ KARDEŞİYLE EVLENEMEZSİN BTW. AYRICA SİZİN EVLENDİĞİNİZ ZAMAN CANIM BETH BİRTANEM DAHA YENİ ÖLMÜŞTÜ TAMAM MI, "CONOM BOTHOMOZ HOP KOLBOMOZDOYDO." TABİ CANIM KÜLAHIMA ANLAT. AMY DÜNDEN RAZI ZATEN, FIRSAT BULAYIM DA EVLENEYİM. "PIRI IÇIN IVLINICIM." PARA PARA DOYMADIN PARAYA. Şimdi bu söylediklerim KESİNLİKLE ne yazara ki yazarı çok severim ne de kitaba yönelikti tamamen karakter odaklı nefretimdir. Bir çoğu (Amy'nin evlenme merakı vs.) uydurmasyon şeyler olabilir döçdpxm. Çok doluyum karakterlere karşı. Ama kitap ÇOK güzeldii. Teşekkürler efenim.
İyi EşlerLouisa May Alcott · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,162 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 55. kitabı
Bu kitap, yüzeyde bakıldığında yapay zekâ sonrası bir dünyada geçen bir bilimkurgu romanı gibi görünse de, aslında çok daha derin bir yerde duruyor. Çünkü anlatılan şey yalnızca makinelerle insanlar arasındaki mücadele değil; insanlığın kendi yarattığı sistemler karşısında nasıl savrulduğu, kurtuluşu ararken nasıl tekrar tekrar aynı hatalara düştüğü ve en önemlisi de insan olmanın özünü kaybetme tehlikesi. Romanın olay örgüsüne derinlemesine bakıldığında dünya büyük bir kırılmanın ardından karşımıza çıkıyor. Yapay zekânın kontrolden çıkmasıyla devletler, şehirler ve medeniyet düzeni çökmüş; insanlar küçük kolonilere, sığınaklara ve yeni yaşam alanlarına çekilmek zorunda kalmış. Ancak yazar burada kıyamet sonrası bir dünyanın harabelerini anlatmaktan çok, bu harabelerin içinde yeniden anlam arayan insanları anlatıyor. Andre ve Kate’in çöllerde başlayan yolculuğu, terk edilmiş şehirler, yağmalanmış müzeler ve unutulmuş madenler arasında ilerlerken aslında insanlığın geçmişinin izlerini sürüyor. Bu yolculuk sadece fiziksel değil; aynı zamanda insan türünün kökenine ve geleceğine yapılan bir yolculuk. Müzedeki Neandertal kafataslarının keşfiyle birlikte romanın yönü değişiyor. O andan itibaren hikâye yalnızca hayatta kalma mücadelesi olmaktan çıkıyor ve büyük bir gizemin peşine düşüyor. Kafataslarının içindeki kuantum çipleri, geçmişten gelen bir mesajın anahtarı hâline geliyor. İşte burada yazarın en dikkat çekici başarısı ortaya çıkıyor: Bilimkurgu unsurlarını sadece heyecan yaratmak için kullanmıyor; onları insanlığın kaderini sorgulamak için bir araç hâline getiriyor. Romanın merkezindeki GANE kavramı da tam burada önem kazanıyor. Başlangıçta bir sistem, bir öğreti ya da bir topluluk gibi görünen GANE, aslında insanın kendisini yeniden tanımlama çabasıdır. Karakterler
GaneCeyhun Bıdıl · Yazıgen Yayınları · 06 okunma
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 19:37
Avustralyalı yazar Meg Mason’ın 2022’de Women’s Prize for Fiction ödülüne aday gösterilen kitabı Keder ve Mutluluk'ta, 17 yaşından itibaren kronik depresyonla mücadele eden Martha’nın hayatını kendi ağzından okuyoruz. Martha, alkolik bir anne, sevgi dolu ama başarısız bir şair baba, deli dolu bir kız kardeş, çocukluğundan beri ona aşık olan bir koca, yardımsever bir teyzeden oluşan bir ailenin içinde başlarda kendini anlaşılmamış, değer görmemiş gibi hissetsede sonradan her koşulda ne kadar sevilip desteklendiğini itiraf eder. Romanda Martha'nın hastalığının ismini bilmiyoruz, yazar hastalıktan bahsederken .... kullanmış. Sanırım yazar, okuyucunun bu hastalıkla özel bir bağ kurmasını engellemekibu tür bir yol izlemiş. Romanın başlangıç sayfalarında biraz sıkıldım, hatta romanı yarım bırakma noktasına da geldim.Ancak okumaya devâm ettikçe elimden bırakamadım. Keder ve mutluluğun iç içe geçtiği, zaman zaman hüzünlendiğim, zaman zaman gülümsediğim, zaman zaman kızdığım bu romanı okumanızı tavsiye ederim.
Keder ve MutlulukMeg Mason · Timaş Yayınları · 2023831 okunma