9/10
·204 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:18
Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere Filibeli Ahmet Hilmi'nin ( 1865-1915), A'mak-ı Hayal adlı romanı hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Türk edebiyatının ilk felsefi ve gerçeküstü romanı kabul edilen bu eser, 1910 yılında yayımlanmıştır. Eser, doğu-batı felsefesi, yunan mitolojisi, islam tasavvufu, uzakdoğu inançlarının harmanlanarak yazıldığı bir eseridir. Eserin konusuna gelecek olursak; ​eser, iki ana bölümden oluşur. Romanın başkişisi Raci, iyi bir eğitim almış, ancak aldığı batılı-pozitivist eğitim ile geleneksel inançları arasında sıkışıp kalmış, büyük bir fikri ve ruhi bunalım yaşayan genç bir memurdur. Raci, içine düştüğü bu varoluşsal krizden kurtulmak için bir gün bir mezarlıkta Aynalı Baba adında bir dervişle karşılaşır. Aynalı Baba, kulübesinde yaşayan, her tarafı aynalarla kaplı, ney üfleyen, garip ama bilge bir adamdır. Aynalı Baba Raci'ye kahve ikram eder ve ney üfler. Raci, bu ezgiler eşliğinde her gün derin bir uykuya/vecd haline dalarak hayal aleminin derinliklerine fantastik ve sembolik yolculuklar yapar. Raci bu seyahatlerinde hedefine ulaşmak için Buda’yla Hiçlik Zirvesi’ne, Yunan tanrılarının bulunduğu Olimpos Dağı’na, Hürmüz ile Ehrimen’in savaş meydanına, Simurg’un sırtında Merih gezegenine, Kaf Dağı’na ve daha birçok yere gider. Raci hakikatin peşinde nice âlemde, boyut ve mekânda dolaşırken biz okurlara Ahmet Hilmi’nin Doğu ve Batı felsefesi, tasavvuf, mitoloji, dinler tarihi üzerine kurduğu bu gerçeküstü romanı izlemek düşüyor. Kitap muhteşem bir kurguyla yazılmış, muhtemelen batıda yazılan bir eser olsaydı kült eserler içinde yer alırdı. Bu kitabı okuyup iyice anlamak için biraz mitoloji, felsefe ve tasavvuf bilgisine sahip olmak şart. Bazen biz de Raci gibi çıkmaza girip hakikati sorguluyoruz ve bunu yaparken sadece akıl ve mantık ile
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202522,3bin okunma
Puan vermedi··
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:00
İlk kitaptaki gibi klişeler devam etmiş ama benim için hala 0 sıkıntı. Bir günde bitti yine, yemedim içmedim okudum. Arada her şey mi bu kızın başına gelir diye hayatı sorguladım mı? Evet djdjs AMA utansam da itiraf vakti xd Güçlü kadın karakterlere bayılsam da arada kadın karakterlerin bir anda psikolojik kırılma noktaları yaşayıp erkek karakterler tarafından (evet tarafından fjdjs) kurtarılmasına/sakinleştirilmesine bayılıyorum (kızmayın, üzgünüm djdj) Bazı kararları mantıklı değildi + arada sürekli kendi kendime ben diğer kızlar gibi değilim şakası yaptım ama olsundu. Yani anlayacağınız aşırı salak yazılmadığı sürece I'm supporting women's rights and wrongs :) Bir de şey djdjs Bir şey oluyor ve hep HERKES orda. Bir anda tüm ana karakterler ışınlanıyor olay yerine. Yani tamam kabullendim (aşırı yalan fjdj) herkes sürekli aynı mekanda, ayrılamıyorlar birbirlerinden ama bir kez de biri tuvalette falan olsun gelemesin ya djsjs Neyse, olsundu. Ben üçüncü kitaba geçiyorum hemen
Save MeAshley N. Rostek · Independently Published · 20217 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·504 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
“Aileler gördüm,yuvalar gördüm sıcaklığı Kapı eşiklerinden dışarı sarkan” şiarını 2 farklı anlatıcı gözüyle aktaran bir eser.Kitabın her bölümünde olaylar sırayla Rikkat ve Esin karakterlerinin gözüyle anlatılıyor.Aynı mekanda olsa bile kişinin bulunduğu konumun yaşanılan duygular açısından mühim olduğunu gösteren çarpıcı hikaye var.Korkunç olanın insanın kalbinin kırılması değil,kalbinin taşlaşması olduğu misafirlerin yaşadığı baskı ve zorluklardan çok iyi tahlil edebiliyoruz.Geçmişiyle barışmayanın,geleceği ile savaşacağını ilk sayfadan itibaren hissedebildiğimiz eserde olay örgüsü ilerledikçe yazgının sırlar odasının çok geniş olduğunu ve sürprizler barındırdığını görüyoruz.Kalpten kalbe intikâl eden duygulara olumlu veya olumsuz mukâbele edilmesinin insan hayatını ne denli değiştirebileceğini Rikkat ve Esin karakterlerinin yaşadığı olaylar çok iyi ortaya koyuyor .
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,8bin okunma
-BEN BOĞULMAKTA OLANIM,ARTIK BATMAKTAN KORKMAM-
8/10
·406 syf.··
Beğendi
·
2025 176. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2025 00:00
Yahya Sinvar-Diken ve Karanfil (Bir Komutanın Kaleminden) Kitap İncelemesi Yahya Sinvar’ın İsrail hapishanelerindeki uzun tutsaklık yıllarında, oldukça zor ve kısıtlı imkânlar altında parça parça kaleme aldığı Diken ve Karanfil romanını bitirdiğimde, sadece bir direniş hikâyesi okumuş gibi değil; bir halkın elli yıllık kederini, onurunu ve sarsılmaz iradesini bizzat tecrübe etmiş gibi hissettim. Bu eser, 16 Ekim 2024’te tüm dünyanın zihnine kazınan o son direniş anında, yaralı koluna rağmen düşman dronuna sopa fırlatarak teslim olmayan bir adamın, dünyayı sarsan hayatının ve ruhunun kâğıda dökülmüş halidir. Sizinle bu sarsıcı kitaptan yaptığım, her biri birer hayat dersi niteliğindeki alıntılar eşliğinde bu eseri neden mutlaka okumanız gerektiğini paylaşmak istiyorum: "Ey insan, evet, bir dakikalık onur ve şeref içinde yaşamak, işgal askerlerinin çizmeleri altında bir ömür yaşamaktan daha değerli..." Sinvar bu satırları yazarken aslında 1962’de Han Yunus Mülteci Kampı’nda başlayan ve ateşle örülmüş hayatının felsefesini ortaya koyuyordu. Onun için özgürlük sadece çalınmış bir hak değil, acıdan doğan ve sabırla şekillenen bir fikirdi. Bu kitap, onuru her şeyin, hatta canın bile önünde tutan bir ruhun manifestosudur. "Kısa sürede kamp bir 'Direniş Akademisi’ne dönüştü: Bir çadırda Filistin davası tarihi dersleri, diğerinde güvenlik bilimleri ve sorgu teknikleri, bir başkasında cihat ve şehitlik fıkhı, okuma-yazma kursları ve Arapça hat sanatı eğitimleri veriliyordu." Hikâyeyi küçük Ahmed’in gözünden izlerken, mülteci kamplarının sadece sefalet yuvaları değil; gençlerin altı aylık idari gözaltı sürelerinde bile kendilerini her alanda geliştirdiği devasa birer bilinçlenme merkezi, yani bir "direniş akademisi" olduğuna şahitlik ediyorsunuz. Sinvar, siyasi
Otobiyografi
Diken ve KaranfilYahya Sinvar · Vera Kitap · 20251,042 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 19. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 14:20
Bu kitap bana en çok Alice Feeney’nin Taş Kâğıt Makas'ını hatırlattı. Aynı tarz bir havası var, ıssız bir yerde büyük bir mekanda geçmesi, karda mahsur kalmaları, evin içinde bir şeylerin fazla sessiz olması, gizli bölmeler ve sürekli “burada başka biri daha mı var?” hissi. Bu açıdan bakınca kurgu çok tanıdık geliyor, fazla alışıldık. Kitap hızlı okunuyor, sıkmıyor. Ama mantık kısmında ben biraz zorlandım. Ters köşeler var ama bazı şeylerin neden yapıldığı çok oturmuyor. Kitap bittikten sonra bile “tamam ama katil bunu neden böyle yaptı o zaman?” gibi sorular kaldı aklımda. Yine de kötü değil. Kendi türü içinde keyifli bir kitap. Çok fazla düşünmeden okuduğunda iyi gidiyor, akıcı ve merak ettiriyor.
Sakın Yalan SöylemeFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20245,1bin okunma
Puan vermedi
Özgen Biçgin’in kaleme aldığı Kontrol Kulesi: Son Talimat, Esenboğa Havalimanı’nın hava trafik kontrol kulesinde, tek bir vardiya süresince geçen son derece yüksek tempolu ve klostrofobik bir psikolojik gerilim romanı. Hikaye, yüzlerce yolcunun ve uçağın güvenliğinden sorumlu olan Tunç, Rana, Emre ve Selim adındaki dört hava trafik kontrolörünün sıradan başlayan gününün bir anda kabusa dönmesini konu alıyor. Kuleye gelen ve bu karakterlerin geçmişteki sırlarına, kişisel hatalarına atıfta bulunan gizemli bir tehdit, ekibi amansız bir kedi-fare oyununun içine çekiyor. Bir yandan radar ekranındaki uçakları kazasız belasız yönetmeye çalışırken diğer yandan kendilerini adım adım izleyen görünmez bir düşmanla ve kendi içsel hesaplaşmalarıyla mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Hızlı başlayan ve temposu son sayfaya kadar düşmeyen, tek bir oturuşta bitecek dinamik hikayeleri sevenlerin kesinlikle şans vermesi gereken bir roman. Klostrofobik, yani dar ve izole tek mekanda geçen kurgulardan hoşlananlar, havalimanı kulesinin o sıkışmış ve stresli atmosferini fazlasıyla merak uyandırıcı bulacaktır. Aynı zamanda sadece fiziksel bir aksiyon değil, karakterlerin geçmişleriyle, kendi içsel hesaplaşmalarıyla ve vicdanlarıyla yüzleştiği psikolojik gerilim türüne ilgi duyanlar için de oldukça tatmin edici bir yapısı var. Havacılık dünyasının perde arkasını, hava trafik kontrolörlerinin o saniyelerle yarışan, hata kabul etmez ve yüksek stresli meslek hayatını bir kurgu içinde merak eden herkes bu kitabı keyifle okuyabilir.
Kontrol Kulesi: Son TalimatÖzgen Biçgin · Eksik Parça Yayınları · 20269 okunma