"Oysa söylemek istediği bir şey varsa söylemeli insan.
O cümle içinde kalsa yaralayacak seni belli. Dışarı çıkmak istiyor. Bırak çıksın, ait olduğu yeri bulsun. Bırak zamanda ve mekanda yitip gitsin. Yeter ki sende kalmasın. Söyleyemeyip bir kere yuttun mu hazmolmaz öyle kolay kolay. Takılır kalır midene. Sonra oradan aklına girer, sonra ruhuna. Kalır öyle. Takıldığı yerde muhatabını bulamamanın öfkesiyle saldırır sana. Beyninin içinde zehirli atıklara dönüşüp yer bitirir seni."
Descartes zihin ve bedenin birbirinden tamamen farklı olduğunu
iddia eder. Zihin, özde düşünmedir, mekansal değildir ve özgür kararlarla sonuçlanabilir.
Bedense mekanda vardır, düşünmez ve fizik kurallarına göre hareket etmeye mecburdur.
Kanlı bir ayaklanmada tarih, sırtımdan vuruyor,
Coğrafya ise mekanda delil karartıyor,
Adli raporlarında ölümüm intihar diye geçiyor,
Sokaklar yıkıyor kanımı,
Reflekssiz yüzlerle herkes evine dönüyor.
Ve adli tıp morgundan biz tutuyor hakikat.
#almenyayailetiler #birkitap #kitapyurdu #onlinesatissitelerinde #1000kitapalıntı
İnsanın kendi gibi olanlarla bir arada olması, ortak bir amaç için, ortak bir mekânda beraberce var olabilmesi kadar kutsal olan az şey var bence bu dünyada. Hep bir ağızdan şarkılar söylemek, bir ritme kapılıp dans etmek, hiçbir şey yapılmıyorsa bile beraberce oturup bir parça ekmeği ya da güzel bir sohbeti paylaşabilmek.
Kısacık bir an vardır, korkunç şeyler olacağını bilseniz bile artık bir şey yapmak için çok geçtir. O kısacık an hem bir saniyeden az sürer hem de bir ömürden uzun gelir; sizse zamanda ve mekânda donakalırsınız, ileriye bakmak istemezsiniz ama geriye bakmak için de artık çok geç olduğunu bilirsiniz.