Gece Kuşu Uzun Öter
Şikeste "kırık" demek. İsminle ne kadar da müsemma birisin sen. Kırıksın belki de kırgınsın. Kendin olamadığın bir hayatı yaşadığın için aynalar da bütün olarak göstermiyordur seni.
Şikeste, ah Şikeste!
Sen aslında bu dünyada başka gölgelerin çizdiği rotalarda gezinen bir ruhsun. Zarife Hanım'ın yatağının yanı başlarında duran bir el bezi,bir makara ya da bir iğnesin.
Evet, evet bir iğnesin.
Zarife Hanım'ın saydam tenine batıp "Beni fark et!" diye çığlık atmak istiyorsun fakat ona da kıyamıyorsun ki... Gündüz haykıramadıklarını gece kağıda dökmen biraz sağaltsa da seni, bu iyileşme günde bilmem kaç kez yaptığın kahvenin köpüğü gibi geçici.Sen bu hayatta nefes alıp var olamayanların timsalisin.
Yine de "gece kuşu uzun öter" diyor ya yazar; uzun ötmelerin olsun Şikeste.
Uzun uzun öten bir gece kuşu, ay ışığında yazdığın kelimeleri bize fısıldasın.
Şikeste!
Kırık gönüllerin kırık sesi...