Gece Kuşu Uzun Öter

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.489
Gösterim
Adı:
Gece Kuşu Uzun Öter
Baskı tarihi:
2001
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754373745
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Gece Kuşu Uzun Öter
Gece Kuşu Uzun Öter
Sevinç Çokum'un hikâyeleri 1972'den bu yana "Eğik Ağaçlar'', "Bölüşmek", "Makina", "Derin Yara", "Onlardan Kalan", "Rozalya Ana", "Beyaz Bir Kıyı" gibi kitaplarda toplandı. Bu hikâyelerin bir bölüğü "Bir Eski Sokak Sesi", "Evlerinin Önü" adlarıyla yayımlandı. "Gece Kuşu Uzun Öter", Çokum'un son yazdığı hikâyeler... Çokum hikâyelerin yanında "Zor", "Bizim Diyar", "Hilal Görününce", "Ağustos Başağı", "Gülyüzlüm", "Çırpıntılar", "Karanlığa Direnen Yıldız", "Deli Zamanlar" romanlarını yazdı.

Gerek hikâyeleri gerekse romanlarıyla çağdaş Türk Edebiyatının önde gelen isimleri arasına giren Sevinç Çokum insanımıza pekçok kapı açtı, pekçok şey söyledi. Yeni kuşakları bu otuz yıl içersinde yazmağa gönüllendiren, kendi türüne kendi tarzına çekerek genç yetenekleri ardına katan Çokum'un hikâyeci soluğu, dil işçiliği hangi görüş hangi renk ve çizgide olursa olsun herkesçe kabul edildi. "Gece Kuşu Uzun Öter", Sevinç Çokum'un yeni çevresinden seçtiği yeni kentlilerin tutkulu yaşayışlarını, zamanın ezici değişimleri karşısındaki yalnızlığını, buna karşılık büyük dalgaları geç kalmış anneliği ile göğüsleme çabasını çevreliyor. 
136 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Bu kitap bir çok kadın hikâyesinden oluşuyor. İlk hikâyedeki Şikeste kitabın ne olduğunun açıklaması gibi: gece, düşünmek için yaratılmış bir zamandı ve kendi gibi yaşayamayanların kendi olabildiği bir zamandı. Şikeste de bir evde başka bir kadına hizmet ederek yaşarken geceleri düşünüyor, hayâl ediyor, ve sonra gündüz olunca kaldığı yerde çalışmaya devam ediyor. Kitabın geri kalan kısmının tamamı kadın hikâyelerinden oluşuyor. Tek istisna kitabın ortalarındaki hikâyede karakterimizin bir erkek olması, ancak o da kadınlara "olması gereken değerlerle" bakıyor. Sevinç Çokum hikâyelerin bir çoğunda kendi hayatından, tanıdığı kadınlardan, kendi annesinden veya kendisinin anne olmasından söz ediyor. Bu kadınların ortak noktaları var: hepsi de değerleriyle var olan, bu değerlerle yaşamış, bu değerlerle yaşlanmış insanlar; yazarın değerlerinin islami ve türklük değerleri olduğunu kitaplarını okudukça daha iyi anlıyorum. Eleştirdiği kadın karakterleri arasında yabancı ülkelerden gelerek özünü kaybedenler, ya da paranın verdiği küstahlıkla insanlıkları zedelenmiş kadınlar var. Yazar olumlu olumsuz özellikleriyle kadınları güzel bir üslûpla anlatıyor. Kitabın bir çok yerinde kendi hayatından insanları anlatırken bir yandan da oğlunu kitaba dahil ediyor Çokum; böylece hikâyelerle sürüp bir roman havasına bürünebilen bir eser okuyoruz. Beni rahatsız eden şeylerden biri, yazarın Hindistan gezisi sırasında bir velinin dergâhını ziyaret ederken iki keçiyi kurban ettirmesi oldu. Kadına, insana ve değerlere bu kadar öncelik verebilen bir insanın hayvanlar konusunda atabildiği tek adımın değerleri zedelenmiş kötü kadın karşısında apartmana giren kediye yemek verebilmek olduğunu görmüş oldum tabii ki. Ancak yazarın facebook sayfasındaki bazı paylaşımlarında sosyal eleştirilerini hayvan eti üzerinden yaptığını gördüm," et yüzü göremeyen tonla insan! Izgaralarda etlerin tüttüğü yemek programları...Vah" gibi. İki keçiye bakıp onları inancı için kurban edebilen ama kurban edilişlerini görmemek için başka yere gidebilen bir insan bende iyi hisler oluşturmuyor ve bu benim için edebiyattan önce gelen bir konu.Keşke iki keçiye bakıp yoksulların doyacağı etler değil, dünyayı bizim gibi anlayamayan ama yaşayan ve hisleri bizim gibi olan küçük çocuklar görseydi yazar. Kuzuya bakıp çocuk görseydi... ancak milyarlarca insan gibi, et görüyor.

Sevinç Çokum'un bu eseri de diğerleri gibi güzel yazılmış, ilgiyi hak eden bir eser. İyi okumalar.
136 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
15 öykünün içinde yer aldığı kitap Sevinç Çokum'un oğlu Ali'ye ithaf ettiği bir eser. 3 oğlum olduğu için midir bilmiyorum zülfiyareme dokunan çok güzel bir kitaptı.Yer yer içime ses oldu. Anaç duyguların ön planda olduğu eseri okurken ruhunuza iyi geldiğini hissediyorsunuz. Analık duygusunun ağır bastığı her satırda empati kurmaktan kendimi alamadığımı da belirtmek isterim.Son okuduğum Cemil Kavukçu'nun eril söyleminin ağır bastığı 'Uzak Noktalara Doğru " eserinden sonra böyle kadın elinin değdiği bir eseri okumak beni iyi hissettirdi.
Eser öykü diyorum ama yer yer monolog yer yer deneme özelliği gösteriyor. Her başlık analık üzerine değil elbette..
Lambanız Yanıyor mu öyküsü de hüzünlü ayrılışların öyküsü. Okurken üzerinize çöken bir hüzün ve ailelerinizi değerlendirirken buluyor okuyucu.
"Keşke o gün siz de o sofrada bizimle olsaydınız. O son bayram sofrasında, çünkü ondan sonra bir daha annem olmayacaktı, enginarlar pişmeyecekti, kimse yollara bakmayacaktı pencere kıyılarından." s. 41
"Mavi Gözlü Çingene Kızı" en beğendiklerim arasında yer aldı. Bir erkeğin gözünden dışarıda cümbür cemaat yenen akşam yemeği ve ortaya çıkıp dans eden çingene kızı ve onu seyredenler o kadar başarılı anlatılmış ki... Alan memnun satan memnun misali düşünmeyen doktor, 'eğlencelik etin' bu tür sergilenmesinden son derece rahatsız oluyor. Kadının insanları eğlendiren, para kazandıran bir varlık gibi görülmesine doktor tahammül edemiyor.
"Kızın zilleri o akşam arabaların arasındaki kadının ölüm yürüyüşünü kutluyor gibiydi." s. 81
Gerisini fazla anlatmayayım varın siz okuyun. Nahif bir kalemle tanışmak istiyorsanız doğru bir yazı okuyorsunuz şu an.
136 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Tasvirler özellikle karakter tasvirleri dipdiri, tahliller muhteşem...
Günlük telaşlarımızla kaçırdığımız her şey vardı öykülerde.
Yer yer, konuşan ben miyim yoksa beni mi konuşuyorlar duygusuna kapıldım.
Kendi sayfalarımı araladım.
Kim bilir daha kimler kendini bulacak bu öykülerde..

Keyifli okumalar dilerim..
136 syf.
·10/10 puan
Sevinç Çokum'un o nadide kalemi ile bu kitapla tanıştım . On beş kısa hikâyeden oluşan kitap iyikilerim arasına girdi.Hikayelere verilen isimler bile yazarın zarifliğinin birer yansımaları.Çok hoş olan isimleri burada zikretmek istiyorum kitabın içeriğine dair bilgi vermesi açısından .
1.Gece Kuşu Uzun Oter
2.Bir Şeyleri Yakmak
3.Lambanız Yanıyor mu?
5.Kinali Gelin
6.Tarifsiz Bir Sesin Hikayesi
8.Gece Gelen Kedi
9.Siyah Beyaz Bir Resim
10.Tunalar Aktı Gözlerinizden
11.Tütsüler Nağmeler
13.Yüzüm
14.Yilanın düşünen yüzü.
Sevinç Çokum'un ilgimi çeken yanı toplumsal eleştiriye yönelirken bunu insanın iç dünyasını öne alarak yapması bunu bizlere ironik bir dille aktarması oldu .Okurken her birinden çok keyif almıştım .Şuan tekrar okumak istedim .Ortaya attığı "abukizm" felsefesini romanlara katarak insanı gözlemleyen yazar klasik anlatım ve tekniklerini kırıyor .Yazarın diğer romanları da İngiltere ,Hollanda, Italya ,Hindistan da seçkilere girmiş.
Bu zarif, özlem dolu , gecmisi yâd eden ,elestirel hemde ironik kalemle tanıştığım için çok mutluyum .İnşAllah diğer romanlarını da okuyup paylaşmak isterim.
Girişte yer alan şu söz değerlere önem açısından çok ilgimi çekti :
Oğlum Ali Çokum 'a ...
Sevgiyle diktiğimiz ağaç kurumasın...
Şimdi her hikâyeden bir alıntı yaparak yorumumu noktalamak istiyorum .
1.Gece Kuşu Uzun Öter .
"Insan asıl gece düşünmeye başlıyordu .Onun dışında gündüz kitleler halinde yaşayan insanoğlu düşünmüyor , olmasi gerekleri yaşıyordu ."
2.Cizgi Adam .
"Ademoğlunu da aşan kurnazliklarina sasiyorum .Kimi zaman kaslarını kaldırıyor ,"beğenmedim "gibisinden dudak büküyor."Bazen de benim yogun duygularimin coşkusu karşısında saçlarını yolup taklalar atıyor , amuda kalkıyor, seriliyor yerlere.Bir çeşit duygu gösterisi ya da hafifseme." . Sonra iç zaman diye bir kavramsal söz ediliyordu kitapta ."Hayatın süresi insandadir."deniyordu .
Ama gerçek hayatta böyleleri yok muydu? Sabah çalıştığı daireye gidiyordum dönen , farklı bir renge tutunmadan muttasil aynı çizgide kalan birileri ...Bir merhaba, bir demli çay, sigara üstüne sigara ,maaş ne zaman yemekte ne var hesaplar hesaplar...
136 syf.
·5 günde·Puan vermedi
15 öykü bulunuyor. Balkan göçmeni kahramanlar dikkat çekmiş.
Eserlerde kelimeler ustaca seçilmiş. Dilin kullanımı okuyucuyu kendine hayran bırakıyor.
İçinde olayın neredeyse hiç olmadığı öyküler var. Tamamen bilinç akışı kullanılmış.
Tütsüler Nağmeler öyküsü gezi yazısı özelliğinde ele alınmış.
136 syf.
·10/10 puan
Gece Kuşu Uzun Öter

Şikeste "kırık" demek. İsminle ne kadar da müsemma birisin sen. Kırıksın belki de kırgınsın. Kendin olamadığın bir hayatı yaşadığın için aynalar da bütün olarak göstermiyordur seni.
Şikeste, ah Şikeste!
Sen aslında bu dünyada başka gölgelerin çizdiği rotalarda gezinen bir ruhsun. Zarife Hanım'ın yatağının yanı başlarında duran bir el bezi,bir makara ya da bir iğnesin.
Evet, evet bir iğnesin.
Zarife Hanım'ın saydam tenine batıp "Beni fark et!" diye çığlık atmak istiyorsun fakat ona da kıyamıyorsun ki... Gündüz haykıramadıklarını gece kağıda dökmen biraz sağaltsa da seni, bu iyileşme günde bilmem kaç kez yaptığın kahvenin köpüğü gibi geçici.Sen bu hayatta nefes alıp var olamayanların timsalisin.
Yine de "gece kuşu uzun öter" diyor ya yazar; uzun ötmelerin olsun Şikeste.
Uzun uzun öten bir gece kuşu, ay ışığında yazdığın kelimeleri bize fısıldasın.
Şikeste!
Kırık gönüllerin kırık sesi...
İçinde sakladığı denizi kim anlayabilecek? Nasıl bir deniz bu... kıyısı olmayan bir umman, git gidebildiğince, derin, mavi mor...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gece Kuşu Uzun Öter
Baskı tarihi:
2001
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754373745
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Gece Kuşu Uzun Öter
Gece Kuşu Uzun Öter
Sevinç Çokum'un hikâyeleri 1972'den bu yana "Eğik Ağaçlar'', "Bölüşmek", "Makina", "Derin Yara", "Onlardan Kalan", "Rozalya Ana", "Beyaz Bir Kıyı" gibi kitaplarda toplandı. Bu hikâyelerin bir bölüğü "Bir Eski Sokak Sesi", "Evlerinin Önü" adlarıyla yayımlandı. "Gece Kuşu Uzun Öter", Çokum'un son yazdığı hikâyeler... Çokum hikâyelerin yanında "Zor", "Bizim Diyar", "Hilal Görününce", "Ağustos Başağı", "Gülyüzlüm", "Çırpıntılar", "Karanlığa Direnen Yıldız", "Deli Zamanlar" romanlarını yazdı.

Gerek hikâyeleri gerekse romanlarıyla çağdaş Türk Edebiyatının önde gelen isimleri arasına giren Sevinç Çokum insanımıza pekçok kapı açtı, pekçok şey söyledi. Yeni kuşakları bu otuz yıl içersinde yazmağa gönüllendiren, kendi türüne kendi tarzına çekerek genç yetenekleri ardına katan Çokum'un hikâyeci soluğu, dil işçiliği hangi görüş hangi renk ve çizgide olursa olsun herkesçe kabul edildi. "Gece Kuşu Uzun Öter", Sevinç Çokum'un yeni çevresinden seçtiği yeni kentlilerin tutkulu yaşayışlarını, zamanın ezici değişimleri karşısındaki yalnızlığını, buna karşılık büyük dalgaları geç kalmış anneliği ile göğüsleme çabasını çevreliyor. 

Kitabı okuyanlar 81 okur

  • varsıl değil beğ değil.
  • Emin Erdoğan
  • Selda
  • Meltemgür
  • İlknur İzci
  • bir mustarip
  • Aşk Ahlâkı
  • Zeynep K.
  • Sıla Akgül
  • Kitapabi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24 (6)
9
%16 (4)
8
%12 (3)
7
%16 (4)
6
%20 (5)
5
%4 (1)
4
%4 (1)
3
%4 (1)
2
%0
1
%0