Jalee

Jalee

, bir kitap okudu
10/10
·83 syf.·
2020 338. kitabı
Serkan Türk
7.4/10 · 195 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·568 syf.··
2020 336. kitabı
Dikkat spoiler içerir! Sus Barbatus! Ben konuşacağım! Ağustos sıcağında zemheri soğuğu yaşatan bir üslup. Beyaz bembeyaz bir kapak tasarımı ilk bakışta dikkati çekiyor. Romanı okuyup bitirince o beyazlık kar diyorsun.Insanlara aylarca toprak yüzü göstermeyen kar..Sus Barbatus'un üstünde Zeynep ve Kenan, yoksulluktan ve karın zalim esaretinden kaçmaya çalışıyorlar. Ve kırmızı harflerle yazılan "Sus Barbatus!" yazısı. Kanı çağrıştırıyor.Boynuzlu geyiğin, kurdun,kartalın,Faruk'un, Zeynep'in, Atalay'ın,Doktor Servet'in ve Sus Barbatus'un kanları. Bedeli ödenen cinayetler, ihanetler, isyanlar ve direnişler. Bir tarafta devlet bir tarafta direnişçiler. İki tarafın da amacı aynı aslında. Daha yaşanılası bir ülke... Yazar, bir kış masalı edasında anlattığı romanda 1979 yılının siyasi atmosferini romandaki mekanların kış atmosferiyle ustaca harmanlamış. Siyasi görüşlerini cepheleştirmeden,kırmadan, incitmeden profesyonel bir tavırla satırlara yansıtmış. Farklı düşünen bir okur, keskin kılıçlarını takınmadan roman okumak isteyen biriyse şayet, kitap bittiğinde "evet,güzel bir roman okudum"diyebilir. Kenan'ın saflığı, Zeynep'in mertliği, Mustafa öğretmenin tecrübe potasında eritip döktüğü sözleri, komutanın görev bilinci, Atalay'ın arada kalmışlığı,Aysel'in incitilmişliği ve daha niceleri...Kahraman konusunda bol çeşnili bir roman ve hepsi ana kahraman konumundalar. Birini diğerinden ayıramadım ama Zeynep'e bir kaşık çorba pişirmek,Kenan'ın göğsünü yırtan öksürüğüne derman olmak, Faruk'un yaralarını sarmak isterdim doğrusu. Betimlemeler o kadar canlı ki gözümü kapatsam ormandaki kurt ulumalarını duyabiliyordum. Sus Barbatus'un ruhu etrafta uçuyordu ve şimdi pencereden girecek diye bekliyordum. Insanları yaşadıkları çevreyle bütünleştiren bir anlatım. Okuyucuyu romanın içine
Sus BarbatusFaruk Duman · Hep Kitap · 20181,003 okunma
9/10
·192 syf.··
2020 335. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2020 03:57
Fil Saati Saat 2.42 kitabı bitirdim ve düşünüyorum. Zamanda yolculuk mümkün olsaydı -ki ben olduğuna inanıyorum- hangi zamana gitmek isterdim? Hayatımda değiştirmek istediğim anlar elbette ki var. Yok diyen yalan söyler bence. Peki o anlara gitsem ve olayın akışına müdahale etsem kader değişir mi? İşte Fil Saati bu soruya şu cevabı veriyor: Farklı simülasyonları yaşarsın fakat kader değişmez.Kaderi değiştiremeyeceksem zamanda yolculuğu niye isteyeyim? Çocukluğuma gittim diyelim. Ne olacak?Ağladığım gecelerde elime bir mendil mi tutuşturacağım.Geleceğe gittim diyelim.Müdahale edemedikten sonra ha 10 dakika sonrasını görmüşüm ha 10 yıl sonrasını. O zaman "anda kal, anı yaşa!" Anı yaşadığında geçmiş de güzelleşir gelecek de. Değiştiremeyeceğin şeyler için kırk farklı kombinasyonu da yaşasan alnında ne yazılıysa o olacak sonunda. Rahat ol! Carpe diem! Kitaba dönersek başdöndürücü bir hızla sürükleyen, merak ettiren ve sonunda çarpan, şaşırtan bir roman. Kuantum fiziğine olan az buçuk ilgim daha da arttı. Zamanın düz bir çizgide ilerlemediğini, aynı düzlemde durduğunu daha önceden birkaç videoda izlemistim.Bu kitapla başka bilgiler de öğrendim.Evrende anlamlandıramadığımız o kadar çok olay var ki! Hani Yunus Emre diyor ya, "Bir sinek bir kartalı Salladı vurdu yere Yalan değil gerçektir Ben de gördüm tozunu" Aklın alamayacağı nice sırlar vardır, görülmez, bilinmez. Aklı bi kenara koyup aşkla mı yola çıksak acaba? Anlatmak istediklerini çarpıcı bir kurgu ile anlatan yazar çok başarılı bence. Genç yaşında bu bilgi, bu üslûp beni çok etkiledi. İlerde harika eserler bizi bekliyor olabilir. Zaman üzerinde kafa yorarken aslında bize bir soruyu düşündürtüyor yazar: -Bu dünyadaki yerim nedir? El Cezeri' nin Fil Saati , Mesnevi' den inciler, ayetler,film isimleri, fizikçiler ve
Fil SaatiTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 20202,019 okunma