"Unut, Zeze. bir işe yaramaz. Yavaş yavaş unutucaksın, unutacaksın yeniden düşününce de her şey öylesine uzaklarda olacak ki, artık hiç acı çekmeyeceksin."
"Daha çok anlat," dedim.
"Hoşuna gidiyor mu?"
"Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre
hiç durmadan konuşurdum."
"Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?"
"Gider gibi yaparız."