Bir insanın bilgeliğini, yüzündeki karışıklıklarla ölçmenin en doğru yol olduğuna inanıyorlardı.
Oysa bütün gün tarlalarda çalıştıkları için enseleri timsah derisi gibi, benden küçük çocuklar tanıyordum.Kırışık sahibi olmanın hiçbir anlamı yoktu.
Çünkü mezhep savaşları da moda gibiydi.Yirmi yılda bir kendini tekrar ederdi.En azından, Ortadoğu’da .
Batı’da insanlar kendilerine yakışanı çoktan öğrenmiş olduğundan, artık sadece fosil yakıtlar gibi asil renkler için kan döküyorlardı.
Nöroroman olma özelliği bakımından ilgimi çekip okumaya karar verdiğim kitaptan beklentim gerçekten çok yüksekti fakat beklentimi karşılayamadığını söylemeliyim.
Evet kitap güzel bir kurguya sahipti fakat edebi değeri için aynı değerlendirmeyi yapamayacağım.Yazar dili çok sade kullanmış.Sözcük oyunlarıyla yapılmış güzel cümlelere rastlayamadım bu yüzden kitabın altını çizdiğim çok az yer var onlar da bilimsel bilgilerin olduğu yerler.
Maalesef yazar kitabında eleştirdiği yazarlar gibi sağdan soldan aldığı güzel cümleleri kitabında alıntı olarak kullanmış.
Kitabın kurgusunun beni etkilediğime yukarıda da değinmiştim Güzel bir kurgu fakat yüne yazarın araya spoiler sıkıştırması oldukça sinir bozucuydu.Zaten sırf kurgusu için okunan bir kitapta olacakları da önceden söylemek oldukça rahatsız etti. Umarım yazar diğer kitabında da aynı hataya düşmez.
Yazarın emeğine sağlık ama kitabın bu kadar yüksek puan alması beni şaşırttı.
Düşünen herkese iyi okumalar dilerim.
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919,1bin okunma