Kurulu düzene göre sevmek, en iyi benligini pesin hükümle agirlamak, tanrilara usulünce ibadet etmek, ustalikla oyuna getirmek seytanlari ve sonra unutmak her seyi, hafizan ölmüs gibi.
Bir niyet ile hayal kurmak, izanla tefekkür etmek, nezaketle mutlu olmak, bir soylu gibi aci çekmek ve sonra bosaltmak kâse-yi, yarin yeniden dolsun diye.
Bütün bunlar, ey Tanrim, öngörüyle tasarlandi, katiyetle dog-du, kusursuzlukla büyütüldü, kurallarla yönetildi, akilla yürütüldü ve sonra mukarrer yöntem ile katledilip topraga gömüldü.
Nefislerinin içindeki issiz kabirleri bile isaretli ve numaral.
Kusursuz bir dünya bu, eksiksiz mükemmellikte bir dünya, akil almaz mucizelerin dünyas1, Tanri' nin bahçesindeki en olgun meyve, evrenin üstün akilca tahayyülü.
Peki ben neden buradayim, ey Tanrim, ben ukde kalmis bir tutkunun tohumu, ne doguya ne batiya süren deli bir firtina, kül olmus bir gezegenin sersem kirintisi?
Ben neden buradayim, ey tanrilar içinde kaybolmus kayip ruhlar tanrısı?