Yıllar sonra tekrar okudum. Yazarin çocukluğunu anlatan bir kitap olsa da kesinlikle çocuk kitabı değil... Kitaptan çok etkilendim, üzüldüm. Yeğenim için almıştım ama vermeyi düşünmüyorum. Hiçbir çocuk acıyı bu kadar erken öğrenmesin...
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,6bin okunma
Zamani efektif planlamak, dürüst olmak, itibarı paradan üstün tutmak, insanlarin değerlerini sosyal sınıfına göre belirlememek, dostlarinizi ne pahasina olursa olsun hatta sizi çok müşkül bir duruma soksalar bile yarı yolda birakmamak, yardima muhtaca el uzatmak... Hatayi yüze vurmadan telafi etmek...Kibarligi, nezaketi elden birakmamak.. Her durumda soğukkanlılığı korumak ve çaresizlik hissine kapilmadan durumla mücadele etmek...Benim bu kisa romandan alabildigim mesaj budur... Ha bi de inat etmemek en azindan saati ayarlamak konusunda:)
Yazarin bundan önce iki kitabini daha okumuştum, Zeytindağı ve Batış Yılları... Yazı dilini ve analizlerini beğenip 9 kitabını daha sipariş ettim.. Ve bu iki kitaptan sonra Çankaya'ya başladım.
Ama bu kitabı okurken başından beri kafamda dönen bir soru vardı: Acaba yazar, Atatürk'ün hayatını anlattığı bu kitabını ne ölçüde tarafsız yazmıştır? Sonuçta Falih Rıfkı, Atatürk'ün yakın arkadaşı ve dost meclisleri belli bir saatten sonra evlere dağılırken Atatürk'ün kulağına eğilip: "- Sen biraz daha kal." dediği kimselerden birisi.
Falih Rıfkı Atay, kitabin ön sözünde bahsettiği gibi, Atatürk'ün öğüdünü tutmuş ve onu olduğu gibi anlatmış. Bunu nerden çıkarıyorum, çünkü bir olayı anlatırken Atatürk gibi bir dehayı haklı olarak göklere çıkardığını düşündüğüm anda onun eleştirdiği yönlerine deginmekten de çekinmediğini gördüm. Bu yüzden onun yazdiklarina inaniyorum ve bu eserin Atayi anlamamiz adina okunmasi gereken bir baş yapit olduğunu düşünüyorum.
Ancak, bu kitabın bir kötü yanı var: " cephelerine, meclisine, köşküne, yatına misafir olduğunuz Atatürk, yazık ki bir kez daha ölüyor!