“… birbiriyle bağsız birkaç düşünce ve duyu arasında bırakıveren bir hava yolculuğu gibi bütün bir şiir ve hülya çağını vakitsiz atladığını seziyordu. Ergenlik yaşının sonları ve ilk gençliği emanete bırakılmış bir bagaj gibi bu sabırsız yolcuyu peşinden takip edecekti.”
“ Belki tek eksiğim bu oldu. Daima evin uslu çocuğu kaldım. Kendimi gizledim ve düşündüğümden başka türlü hareket ettim… Daha doğrusu kaçtım. Daima zihnimin bir köşesinde yaşadım.“
“Bütün hilkat, geniş ve eşsiz kudretinde canı sıkılan bir tanrının kendi kendini eğlendirmek için icat ettiği bir oyundur. Hayat nimetlerinin değişikliği içinde bize, yaratıcı işaretten kalan en büyük miras bu can sıkıntısıdır.”