Melek Nazlı

Melek Nazlı
@meleknazli
Türkçe Öğretmeni
Lisans
Dünya
Diyarbakır, 21 Aralık
59 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·120 syf.··
2026 3. kitabı
Siber olayların karanlık yönlerini, yalın ve mizahi bir dille aktaran başarılı bir çocuk edebiyatı ürünü. Asya ve Emre’yi merkeze alan eser, sosyal medya fenomenlerinin realitedeki yönlerini bizlere anlatmaktadır. Çocukları, “Dijital Okuryazarlık ve Medya Farkındalığı” alanında bilinçlendirmesi yönünden Dijital Dedektifler - Kamera Arkası başarılı bir muhtevaya sahip olduğundan, öğrencilerime gönül rahatlığıyla okutabileceğimi düşünüyorum.
Alıntı
Dijital Dedektifler - Kamera ArkasıOrhan Toker · Acayip Kitaplar yayınları · 2024151 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·272 syf.··
2021 8. kitabı
 DAĞA ÇIKAN KURT     Dağa Çıkan Kurt öyküsü, Milli Mücadele yıllarının panoramasını gözler önüne sermektedir. Hikâyenin başlangıcında yazar, Fransız bir sanatçının şiirinin çıkmasını beklemektedir. Bunun etkisinde kalarak rüyaya dalmaktadır. Rüyasında, işlerin sarpa sardığı bir orman görür. Ormandaki hayvanlar arasında mücadeleler yaşandığını görür. Her bir hayvan, aslında bir devletin timsalidir. Kurdu, Türklerle özdeşleştirerek bizlere derin mesajlar verir.      Hikâyedeki kozmik zaman, bir akşam vaktidir. Mekân ise Üsküdar’da Paşakapısı’nın ötesinde, mezarlıkların karşısındaki kırık tahta evdir. Kişi kadrosunda; anlatıcı(çocuk yaşta), anlatıcının annesi, fil, aslan, ayı, yılan ve bozkurt vardır. Yazar öyküde anlatıcı görevindedir. Öykünün kahramanı, babasını kaybetmiş ve annesiyle yoksul bir halde yaşamaktadır. Anne çocuğu için eve ekmek getirir. Bu esnada inleyerek feryatlar eder: “Yurdumuzda yas ve zincir var, avcı inlerinizi sardı…” Bu feryatlar vasıtasıyla, ülkenin kuşatma altında olduğunu ve yoksulluğun halk üzerindeki etkisini alenen görebiliyoruz. Annesinin feryatlarında da kurt motifini duyan anlatıcı hülyalara dalar. Rüyasında karşısına dikilmiş yaralı bir kurt görür. Kurt, anlatıcıya ormanda yaşanan kavgayı uluyarak anlatır. Yani öyküde yer alan diğer bir mekân da kara ormandır. Ormanda yaşanan kavgada; güçlü güçsüz bütün hayvanların kavgaya karıştığını, bu kavga dolayısıyla her tarafın tahrip olduğunu ve hayvanların kanından ırmaklar oluştuğunu öğrenmekteyiz.      Tüm bu olayları incelediğimiz zaman, ormanda yaşanan kavganın aslında 1. Dünya Savaşı’nın tasviri olduğunu anlayabiliyoruz. Ormandaki savaştan sonra fil, barışı sağlamak için ilk adımı atar. Ormanın en ulusu diye tasvir edilişi ve barışı sağlamaya çalışması, filin ABD’yi temsil ettiğini
Dağa Çıkan KurtHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 2021550 okunma
8/10
·32 syf.··
2024 6. kitabı
Morris ve Turuncu Elbise adlı eserin konu yönünden incelemesi: Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı romanda şu satırların altını çizmiştim: " Sanki hepimiz yaşamımızda dıştan gelen seyirci topluluğuyuz, sanki her birimiz, her şey ve herkes için birer yargıç olarak atanmışız." Morris Micklewhite ve Turuncu Elbise, insanların bireyler üzerinde yargıçlık kurmasını ele alan bir eserdir. Morris, arkadaşlarından farklı bir çocuktur. Toplumun zihninde yer alan erkek çocuk tanımlarıyla ters düşecek türde ilgi alanlarına sahiptir. Örneğin oje sürmek, topuklu ayakkabı giymek, kadın elbisesi giymek Morris'in hoşuna gitmektedir. Onun bu farklılığı, arkadaşları tarafından hor görülmektedir. Sınıf arkadaşları onu dışlayarak kendisiyle dalga geçmektedir. Morris tüm bunlara kulak tıkayarak, yaşadıklarından aldığı hazza odaklanır. Akranları tarafından psikolojik baskıya maruz kalması kendisini kötü hissetmesine yol açsa da tüm bu zorluklara mukavemet gösterir. Yaratıcılığı sayesinde bireysel farklılığının, hayalini kurduğu yaşam için engel teşkil etmediğini arkadaşlarına kabul ettirir. İnsanlarda duyarlılık oluşturma amacı güden bu eser, toplum nezdinde farklı olana karşı oluşan tepkiye mercek tutmaya çalışmıştır.
Hayata Dair
Morris Micklewhite ve Turuncu ElbiseChristine Baldacchino · Güldünya Yayınları · 201810 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2021 4. kitabı
Konusunu  safsatacıların, halkı sömürmesinden alan Aromatik Adam, epistemik türde bir romandır.    Roman, vagondaki üç gencin şapkalı adamla karşılaşmasıyla başlar. Şapkalı adam esrarengiz şekilde bu  gençlerin sorunlarını çözerek onların takdirini toplar. Gençler bu durum karşısında şaşkınlık geçirerek adamın, üstün güçleri olduğuna kanaat getirir. Olay kısa bir zaman diliminde  halk arasında yankılanır. Farklı yerlerde farklı kişiler tarafından şapkalı adamla alakalı çeşitli varyantlar duyulur. Tahmin edilemeyecek bir merhaleye gelen bu hadise, gündemde büyük bir yankı bulur. Medya kuruluşları, toplumda yankı uyandıran bu olaya kayıtsız kalmayarak programlar düzenler. Programlarda yer alan yetkin kişiler olaya farklı cephelerden yaklaşır. Bir cenahta aklın, bilimin ve mantığın imkanlarını kullanarak  olayın bir spekülasyon olabileceğini savunanlar, diğer tarafta ise bilime çamur atan, cehaleti savunan ve tamamen oportünist olan insanlar yer alır. Yazar bu şekilde suni bir karşıtlık yaratarak kadrajını topluma çevirir. Karşılık beklemeden insanlara yardım eden bu adamın varlığı fırsatçıların da ekmeğine yağ sürmüş olur.  Toplumun duygularını sömürmeye başlayan kifayetsiz muhterisler, bilim insanlarını ve bilimi yaftalayarak ekonomik çıkarlar peşinde koşar. Olay muğlak bir hal alınca emniyet mensupları devreye girer. Olayı çözmeye çalışmak, başta bir kısırdöngü ile başlasa da bilimin ışığında toplanılan deliller emniyet mensuplarının ve bilim insanlarının  lehine sonuçlanır. Böylece hem şapkalı adam hem de onun şakşakçılığını yapıp, kişisel ihtirasları için Avam sömürgeciliği yapanlar tutuklanır.    Romanı biçem olarak ele aldığımızda, kitabın kabaca iki bölümden oluştuğunu söylemek yerinde olacaktır. Bu bölümleri, savcıdan önce ve savcıdan sonra diye
Edebiyat & Roman
Aromatik AdamAnooshirvan Miandji · Bilgi Yayınevi · 2020450 okunma