" Veda şarkım biter bitmez öleceğim oğlum, sadece vaktini bilemiyorum çünkü kiminin şarkısı uzun, kimininki ise kısa olur fakat aradaki fark daima birkaç sözcük kadardır."
Şimdi anlıyor musun gidişinin neden ayrılık olmadığını? Bir yaprak düşmesi kadar ancak acısı ve ağırlığı olduğunu. Bir toplama işleminin sonucunu yazmak gibi bir değer taşıdığını. Boşluğa bir boşluk katmadığını.Kar yağdırmadığını yaz ortasında..
Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi ne kapanan kapılar ne yıldız kayması gecede, ne güz ne ceplerde tren tarifesi ne de turna katarı gökte.İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık. İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi.
Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık..