Meliha

Meliha
@meliha_ari
Librarian
İstanbul Üniversitesi
211 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
7/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 01:03
"Ah, ah her şeye rağmen namuslu olmak boşuna değildi doğrusu; dürüst ve namuslu olmak!" Tek hedefi yazı yazmak olan ismini bilmediğimiz ve sürekli başka isimlerle kendini tanıtan yazar, hayatını iliklerinize kadar işleyecek bir açlık ve yazma tutkusuyla anlatıyor. Yoksul aydın olan yazar, yazma tutkusuyla var olmaya sesini duyurmaya ve geçimini sağlamaya çalışıyor. Bu uğurda her şeyini feda ederek varlık mücadelesi veriyor. Yazma tutkusuyla var olan yazarın açlık, yoksulluk ve dürüstlük, ahlak arasındaki iç çekişmeleri bize sunuyor. Bu uğurda talaş yiyerek karnını doyuruyor, üzerinde satabileceği ne varsa satarak varlığını sürdürmeye çalışıyor. Hayattaki mücadelesini ve yerini kalemine borçlu olan yazar alçakgönüllü mü, vurdumduymaz mı yoksa hayal aleminde mi yaşıyor diye düşünmeden edemedim? İnsan iliklerine kadar aç kaldığında insanlık kıyafetinden çıkar mı? Yiyecek ekmeği, giyecek giysisi olmadığında bu kıyafetten çıkmasına göz yumulabilir mi? Sorularına cevap niteliğinde adeta. Tam bir soylu edası taşıyan yazarımız yoksul ve aç olduğunda da ahlakından ödün vermeyerek yaşamını sürdürdüğünü görüyor, ahlak sınırlarını zorlayan olaylarla kaşı karşıya kaldığında neler yaptığına ve sonrasındaki pişmanlığını dürüst bir şekilde anlatarak kendisine yük olan bu durumdan nasıl kurtulduğuna şahit oluyoruz. "Yeniden namuslu bir adam olmak zevki ne güzeldi!" Yazarın o açlık buhranını ve yoksulluğunu hissetmemek elde değil. Hiç bu kadar aç kalmadığım için yazarı anlamakta zorlandım. Anadolu Kültüründe sorulan sorulardan biri olan "Aç mısın? Bir şeyler ikram edelim" bilinci ile okuyarak "Neden kimse el uzatmıyor " demekten kendimi alamadım. Güzel ve düşündürücü bir kitaptı. Kitabı bitirdiğimde sahip olduğum bilince ve bana sunulan her şeye bir kez daha şükürler ederek etkisinde
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2020 61. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2020 21:32
"Ayrıca ben bir korkağım" "Hayır, değilsin. Korkak bir kız senin yaptığın gibi tek başına geceyi dışarda geçirmez...." Kitap, kafede alelade bir kız olarak oturan Mari'yi tanıtarak etrafında gelişen olayları anlatıyor. Mari'nin tek istedi şafak sökene kadar evden dışarıda olmak istemektir. Mari'nin neden evde olmadığını, uyuyan ablaya neden müdahale edemediğimizi ve karanlık kişiliklere sahip olan kişilerin gece ile nasıl bütünleştiği ve kendilerini nasıl gizlediklerine dair düşüncelerle bir solukta kendini okutuyor. "Korkuyorum çünkü" "Korkman normal. Tek başına, pek bilmediğin, uzak bir yere gidiyorsun."
Karanlıktan SonraHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20175,1bin okunma
6/10
·141 syf.··
2020 60. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2020 14:52
Okulsuz bir toplum olması mümkün mü? Okul neden var? Okullaşma, eğitimle aynı anlama mı geliyor? Pandeminin de etkisiyle okul binalarından çıkan bizler için okulun anlamını sorgulamamıza yarayan kitap. Okulsuz bir toplumu düşünmek biraz tuhaf gelse de, pandemi ile imkansız olunmayacağı görüldü. Okullu da olsa okulsuz da olsa eğitim almaya imkanı olmayan bireyler yine büyük oranda etkilendi. Okulu sektör olarak sunan Ivan Illich, fakir ve zengin bireylerin eğitimde fırsat eşitliği sağlanmasına yönelik açığı kapatma noktasında oluşturulmuş bir kamu hizmeti olarak görmektedir. Fakir bireylerin okullaştırılmasına yönelik harcanan yatırımların bireylerin ihtiyaçlarına yönelik yatırımlara dönüşmesi ile büyük değişimlerin olacağına dikkat çekmektedir. Hedefi olmayan yapıların kime hizmet edeceği yönünde güzel çıkarımları bulunmaktadır.
Okulsuz ToplumIvan Illich · Şule Yayınları · 20184,928 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2020 59. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2020 08:34
Başlangıçta güç alarak katlandığımız durumların bizi terk etmesiyle öylece kalakalırız. Bir yaprak misali esintiye kapılarak, ne yapacağımızı bilmeden oradan oraya savrulup zamanın geçmesini bekleriz. Tam her şey bitti derken birinin gelmesi hayatımızı altüst eder. Doktorunda hayatı tam bitti derken gelen kadınla beraber alt üst oldu. Yitik giden hayatında artık bir amaç vardı. Uğruna her şeyini feda edebilecek bir amaç. Kurtarmalıydı onu bu durumundan. Tanıdık duygularla eşleşmesi bu arzusunu daha da arttırdı. O artık bir amok koşucusuydu. Amacı, o bıktığı anlamlandıramadığı hayattan kendini kurtarmak için hiç durmadan koşmak oldu. Öyle ki takip edip bulması zor olmadı. Bulduğunda ise aldığı tepkilerden vazgeçmeyerek yine yardım etmeyi kendine borç bildi. Gözü dönmüş amok koşucusu olan doktor, ne yaptığını bilmez bir halde hedefine kitlenmişti. Sonu mu? "Berbat olan hayatımı artık kimse düzeltemez... gördüğünüz, saygıdeğer Hollanda devletine bedavaya hizmet ettim... emekliliğim yandı, yoksul bir köpek olarak Avrupa'ya geri dönüyorum... bir tabutun arkasından kuyruk sallayan bir köpek..."
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,5bin okunma
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2020 57. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2020 00:43
"Kitapsever, büyük bir heyecanla bir kişiye daha kitap hediye etmenin mutluluğunu yaşar, kitapsavar olduğunu bilmediği muhatabına hediyesini uzatırken." Bireylerin geleneksel ihtiyaçları olarak bilinen 'hava', 'su', 'yiyecek' ve 'barınma' yanına beşinci olarak 'bilgi'yi ekleyen Jesse Shera bizim kitaptan, kütüphaneden vb. yerlerden bu ihtiyacımızı sağlamamız gerektiğini öne çıkarıyor. Kitap bizim bilgiye ulaşmada ve bilginin bizim için hangi sırada yer aldığına dair sosyolojik tespitler sunuyor. Sahi adaya düşsek yanımıza alacaklarımız arasında kitap olur mu idi? ya da dünyada yapılması gerekenler listesinde şu kitabı mutlaka okumalısın başlıkları bize sunulma olasılığı ne kadar? Peki kitap Türk'ün nesi olur?
Ekmek Su Kitap ve KütüphaneErol Yılmaz · Harf Eğitim Yayıncılığı · 201834 okunma