dae

dae
tu vas me détruire
1/10
·376 syf.·
2025 57. kitabı
youtu.be/K4BHHVEbdTM?si=... Kitabı benim için batıran şey kesinlikle kadın karakter Natalie ve Kage'in cümleleri oldu. Ortaokulda resim öğretmeni, uyuyan bir köpeği var, yıllar önce düğün günü terk edilmiş ve hâlâ toparlanamamış. Derinlikli, güçlü bir karakter beklerdim ama öyle olmadı. Kage ile tanıştıktan birkaç hafta içinde her şeyin bu kadar hızlı ilerlemesi bana çok yapay geldi. Adam açık açık “seninle evlenemem, çocuk yapamam, hayatın sürekli tehlikede olacak, ayda sadece birkaç gün görüşebiliriz” diyor ve Natalie buna rağmen gözünü kapatıp kabul ediyor. Bu bana tamamen mantıksız geldi. Arkadaşı Sloane bir kraliçe. Kitabın neredeyse yarısı yatak sahneleriyle geçiyor. Aralarındaki bağın sağlam temellere oturmadığını, aşk değil daha çok tutku ve saplantı üzerine kurulu olduğunu düşünüyorum. Kage de sinirimi bozdu üç beş düzgün cümle kurabilirdi diye düşünüyorum gizemli-soğuk çerçevesi altında mağara adamını karakter diye koymuşlar yersen. Genel olarak benim için yüzeysel bir kitap oldu. Karakter gelişimi zayıftı, olaylar çok hızlı gelişti. Eğer sadece bolca tutku ve bu tarz sahneler arıyorsanız belki hoşunuza gidebilir ama ben beğenmedim.
Ruthless CreaturesJ.T. Geissinger · J.T. Geissinger Inc. · 202143 okunma
Reklam
Puan vermedi·104 syf.·
2025 55. kitabı
Yalom'un beni hayal kırıklığına uğratan ilk ve tahminimce son kitabı oldu. Basan yayınevinin kitap sayfalarının yarısını boş bırakıp zaten 100 sayfa olan kitapta son sayfalarının kitap tanıtımlarına ayırıp fahiş fiyata satması da burada en büyük rolü oynuyor zaten. Kağıt kalitesi son zamanlarda elime aldığım en iyi kağıttandı o konuda haklarını yiyemem yine de... Ben gerçekten bu korkuyu yenmeye yönelik bir şeylerle kitabı bitireceğimi ummuştum. Belki beklentim bu olmasa bu kadar üzülmezdim. Bundan sonra içinden bir şeyler okumadan bu tarz kitapları almama kararı aldım. Tecrübe diyip devam edeceğim...
Ölüm Korkusunu YenmekIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20172,537 okunma
10/10
·200 syf.·
2025 45. kitabı
Eğer bir yazar olsaydım, insan ölümlerini anlatan bir kitap derleyip yazardım: Kim insanlara yaşamayı öğretecekse, onlara ölmeyi de öğretmeli.- Michael de Montaignc, “Felsefe Yapmak Ölmeyi Öğrenmektir" Başarılı bir beyin cerrahı olan Paul Kalanithi'nin otobiyografisi olan bu kitap Paul Kalanithi'nin doktorluktan son evre akciğer kanseri hastasısına geçişini anlatıyor. Hayatının gelecek 40 yılını planları ile çoktan doldurup şu anı geleceği için yaşarken birden önünde belki günler belki aylar belki seneler kaldığı gerçeğiyle yüz yüze geliyor ve 'hayatı yaşamaya değer kılan şey nedir?' sorusunun cevabını ararken buluyor kendini. Bir doktor olarak ölümün bir gün başına geleceğini bilmektedir fakat kanser tanısı ile birden bu kavram onun için daha somut bir hale gelmiştir. Kitapta Paul, eşi Lucy ve küçük kızları Cady'nin aile olarak hastalıkla mücadelesini anlatıyor. Çok duygulandığım bir kitap oldu benim için. Ölümünün yakın olduğunu bilen birinin duyguları tüm çıplaklığı ile satırlardaydı. Hemşirelik mezunu olarak stajımızda tüm öğrencilerin en zorlandığı şey az zamanı kaldığı bilinen bir hastaya ne dememiz nasıl yaklaşmamız gerektiği oluyordu. Paul Kalanithi'de kitabının 1. bölümünde terminal hastalara yaklaşımı düşünceleriyle beni çok etkiledi. Yazar belki istediği araştırmaları yapacak kadar zamana sahip olamadı ama son zamanlarında yazdığı bu kitapta bile aslında meslektaşlarına öğretici rolüyle seslenebildi diye düşünüyorum. Doktorlar ve doktor adaylarının madalyonun her iki tarafını da görmesi açısından kitabı okumalarını öneririm. "Doktorken bir özne, bir etken, bir faktördüm; hastayken ise edilgen bir nesneden ibarettim. "Hayat ilk yirmi yılda yaşanır, sonrasında ise sadece anlatılır," demiş Graham Greene bir keresinde. Peki ya ben şimdiki zamanı geride
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,625 okunma
Spoiler içerir!!
3/10
·340 syf.·
2025 8. kitabı
???? Şu yazarlara okurun sadece duygusuz mafya adamları yerine doğru düzgün giriş gelişme sonuç istediğini biri iletebilir mi? Ne yaşandı bu kitapta? Krill başta Rusya'da askeriyede üst rütbeliydi. Sasha nasıl bir torpil döndüğünü anlamadığım şekilde erkek kılığına girip askeriyede yer edinmişti. Bu arada süper yakışıklı, soğuk Krill'i ilk görüşte etkileyen hanımefendi bu güzellikle nasıl askeriyeye giriyor, süper zeka operasyon timindeki tüm ekip nasıl bunu anlamıyor bilemem. Sonra birden bir şeyler oluyor Krill askerden mafyaya dönüşüyor bu sırada Sasha'nın kız olduğundan emin oluyor falan ama her şey bir anda. Sanki birbirine uymayan yapboz parçalarını birbirine uydurmaya çalışarak hikaye okuyorsunuz gibi. Bu kızın hiç saygısı yok mu kendine ailesini öldüren adamın oğluna koşulsuz kendini veriyor. Hayır aralarında tek bir romantik an da geçmedi. Yani sadece yakışıklı diye sevmemiz bekleniyor Krill'i sanırım çok anlamadım pek zeki de gelmedi açıkçası. Ayrıca yazarın tüm kitaplarını okumak gerekiyor sanırım her karakterin ayrı kitabı var okurken yarısı araştırma ile geçti. Ümitle başlamıştım ama Rina Kent'i burada sonlandırıyorum. Belki başka zaman...(Ana Huang severler şans verebilir.)
Blood of My MonsterRina Kent · Independently Published · 2023698 okunma
10/10
·312 syf.·
2025 2. kitabı
HA Rİ KA Öncelikle kitabın çevirisinden bahsetmek istiyorum öyle akıcı bir dille çevrilmişti ki su gibi aktı. Her şeyin kalitesinin düştüğü şu dönemde işini böyle güzel yapan birinin kalemini okumak çok güzeldi. Daha basit konulu bir gerilim beklemiştim açıkçası fakat özellikle son sayfalarda şok üstüne şok yaşadım. Hiç aklıma getirmediğim şeyler yaşandı ve oldukça tatmin ediciydi. Bu tarz gerilim romanları seviyorsanız ( HizmetçiHizmetçi sevenlerin bunu da seveceğini düşünüyorum.) mutlaka şans vermenizi öneririm.
1000Kitap
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,1bin okunma
Reklam