İroni ve Hüzün
7/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 17:41
Bulmak için uğruna oradan oraya savrulduğumuz, hayatımızı ortaya koyamaya hazır olduğumuz cevapların aslında burnumuzun dibinde olması ve bulunduğunda çok geç olması ne ironik ve trajik bir durum. Yazar’ın okuduğum ikinci eseri olan bu kitap, birinci tekil şahıs gibi benimsemediğim bir üslup ile yazılmış olmasına karşın sayfalar ilerledikçe beni içine çektiğini itiraf etmeliyim. Oldukça akıcı, okuru kendine çekmekle kalmıyor ayrıca zihnine şüphe tohumlarını başarılı bir şekilde ekiyor. Mine’nin bir casus, her şeyin bir tezgâh olma ihtimalini geçtim, Melike’den bile bir nokta da şüphe duydum. Son sayfaya kadar sizi hikâyenin içinde tutmayı başarıyor. Kitabın bir diğer başarısı Türkiye’nin ‘’arka sokakları’’ diyebileceğimiz yerlerde dönen pislikleri yan karakterler üzerinden gerçekçi bir şekilde bizlere aktarması. İlginçtir, çocukları dilendirmek için onları sakat bırakan çete Puslu Kıtalar Atlası adlı kitapta da vardı. Bu tarz yapıların devamlılığını bu eser de görmek dramatik bir deneyimdi. Bir nokta var ki değinmeden geçmek istemiyorum. Çocuk fuhuşunun yapıldığı otele baskın esnasında ‘besmele’’nin göründüğü sahne yer alıyor. Bu sahne de yazar, ‘’kutsallığın arkasına sığınanların riyakârlığı’’na mı değinmek istemiş emin değilim. Yazarın hiç değilse karakterlerin ağzından sözel bir eleştiri getirebilirdi. Bunu da yapmamış ki sahne havada kalmakla kalmıyor, okuyucunun zihninde görsel bir tezat olarak kalıyor. Kitabın içerdiği anlatım tarzı başkarakterimizin iç sesinin ağırlığı altında okuyucuyu boğmaya gayet müsait iken yazarın bunu hikâyenin akışı ile dengeleyebilmesi de eseri başarılı kılan diğer unsurlardan olsa da, karakter derinliği oldukça sınırlı. Yıldırım’ın Sedat için önemli biri olduğunu net görülebilirken, aralarındaki ilişkinin boyutunu, mahiyetini neredeyse hiç
Sis ve GeceAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202324,1bin okunma
Puan vermedi
SÜRGÜN GELİN .......... Gülsüm Ana ile torunu Melike’nin ilişkileri ve romanın baş kahramanı Melike üzerinden Anadolu kadının yıllardır süre gelen kara yazgısı. Annesi Melike’yi dünyaya getirirken ölür.Babası Mehmet bir daha evlenir.Babaanne Gülsüm Ana Melike’nin üzerine titrer.Onu her zaman sahiplenmeye ve akıl vermeye çalışır. “İnsan beşer kuldur şaşar.Hepimizin hatası olur.Olmaması da mümkün olmaz.Bazı hatalar ve kabahatler vardır ki düzeltilir onarılır.Bazıları vardır ki ne etsen,ne eylesen düzelmez onaramazsın,sen sen ol ,o hataları sakın yapma.”diye öğütler verir meleğine . Gel gör ki Melike gönlüne söz geçiremez.Parmaksız Rıza’nın oğlu Halil’e gönlünü düşürür.Halil ile ilkokul’da beraber okumuşlardır. Bu arada Parmaksız Rıza’da oğlu Halil’e Aşağı köy’den Melike’nin süt kardeşi Aliye ile söz kesmektedir.Bu sevdadan sonradan haberi olduğu halde vazgeçmemiştir.Uyarılara kulak tıkamıştır.”Biz anamızdan atamızdan böyle gördük,biz köylüyüz bize böylesi yaraşır”diyerek. Ve bir çıkmaza girmişlerdir Melike ile Halil. Kör Tafık’ın oğlu Şaban başlangıçtan beri Melike ile Halil’i takip etmektedir.Kıskançlıktan köy ihtiyar heyetine sevdalıları şikayet eder. Ve töreler devreye girer,mahkeme kurulur. Melike’nin uzak bir dağ köyüne “Sürgün Gelin”olarak yollanmasına karar verilir.”Senin kabahatin yoktu Melike,kara yazgını yazanlar vardı” Ve o üç kara karga kuru kavaklarda ötmeye başladığında her şeyin sonu gelmişti. Kitabın arka kapağındaki son cümlede olduğu gibi “Anadolu bozkırında kadınların yıllardır süre gelen kara yazgıları,göklere ağan ağıtları hiç bu denli çarpıcı anlatılmamıştı.” Kantar Karakolu romanından sonra okuduğum akıcı bir dille yazılmış,her okuyanın kendinden bir şeyler bulacağı güzel bir roman.Kalemine ve yüreğine sağlık. Okuru çok olsun. Necati DOĞANÇ
Sürgün GelinMümtaz Tiftik · Dorlion Yayınevi · 202313 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
"Her katil cinayet mahalline geri döner." Büyükada’nın huzurlu atmosferinde başlayan, ancak ucu Kamboçya, Japonya ve Van’a kadar uzanan uluslararası bir suç ağının tam ortasına düşmeye hazır mısınız? Melike ve Berkan’ın Büyükada gezisi, başı olmayan, çürümeye yüz tutmuş gizemli bir ceset bulmalarıyla kabusa döner. Olay yerine gelen tecrübeli Başkomiser Nihat, büronun yeni gözbebeği Komiser Gülcan ve adli tıp dünyasının duayeni Adil Hoca bu kördüğümü çözmek için kolları sıvar. Ancak adli tıp raporu geldikten sonra işler iyice çığırından çıkar: • Ceset, Japon bir profesöre aittir. • Profesörün eski stajyeri, cesedi bulan Melike’den başkası değildir! • Melike’nin o dönem birlikte staj yaptığı genç arkeolog Ezgi Dinler ise arkasında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmuştur... Gerçekçi polis karakterleri, tüyler ürperten adli tıp detayları ve hiç düşmeyen temposuyla tam bir "bir çırpıda, soluk soluğa" okunacak polisiye! Katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalışırken sayfaların nasıl aktığını anlamayacaksınız. Polisiye severlerin kesinlikle radarında olması gereken, ters köşelerle dolu dinamik bir kurgu. Şimdiden keyifli okumalar!
Ölüm SoğukGoncagül Haklar · A7 Kitap · 202441 okunma
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 23:04
Yazar Çağatay Yaşmut’un polisiye edebiyatımızdaki özgün karakteri Başkomiser Galip’in maceralarından biri olan "Beni Yavaş Öldür", toplumsal trajedileri, insan psikolojisinin karanlık dehlizlerini bir araya getiren, gerçekliğe yakın kurgusuyla soluksuz okunan bir polisiye roman. ​​Hikaye, bir ayakkabı boyacısı çocuğun vahşice katledilmesiyle, okuru en savunmasız noktasından yakalayarak başlıyor. Yaşmut, bu cinayeti rastgele bir mekân seçimiyle değil; geçmişle bağ kuran sembolik bir adreste kurguluyor. Cinayetin işlendiği apartmanın, öykücü katilin kurbanı Esra İnci’nin eski evi çıkması, kurgudaki tesadüf öğesini gizemli bir kadere dönüştürüyor. ​Bu kitapta Galip, sadece bir polis olarak değil, ağır bir yas sürecindeki insan olarak karşımıza çıkıyor. ​Sevgilisini kaybetmenin şokunu atlatamayan, psikolojik destek alan ve sık sık ölümü düşünen bir Galip portresi çizilmiş. Başkomiser Galip’in içsel huzursuzluğu, şehrin gri atmosferiyle birleşerek kitaba noir (kara polisiye) bir hava katıyor. ​Cinayet masasında sadece vakalar değil, insani duygular da ön planda. ​Serdar ve Melike'nin yakınlaşmaları, emniyetin soğuk koridorlarına bir nebze sıcaklık katıyor. Fakat Narkotik Şubede görev yapan Ekrem’in, Melike’ye duyduğu platonik aşk nedeniyle çıkardığı huzursuzluklar, hikâyeye yan çatışma unsuru olarak başarıyla eklemlenmiş. ​Kurgunun en ilginç noktalarından biri, Trakya’da gerçekleşen deprem; doğanın bu müdahalesi, katilin yazlık bahçesine gömüldüğünü gün yüzüne çıkarıyor. Cesedin bulunmasıyla Başkomiser Galip için her şey bitti derken, katili yakalama operasyonu başladığı noktaya geri dönüyor. Yazar ​Çağatay Yaşmut’un, şehir ve mekân tasvirleri, okuru olay yerinin tam ortasına bırakıyor. Olay yeri inceleme sahneleri ve cesetlerin durumu o kadar detaylı ve ustaca işlenmiş
1000Kitap
Beni Yavaş ÖldürÇağatay Yaşmut · Maceraperest Kitaplar · 201981 okunma
Âlemde Şer Oğuz'da Er Tükenmez
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 22:51
Müthiş bir kitaptı. Erkan Göksu hocamın kalemini çok seviyorum bu kitapta da döktürmüş emeklerine sağlık. Sultan Alaeddin Keykubad'ın kızının çileli hayatı, hayalleri, sevdasını okurken ağlamaklı oldum. Sinaneddin ile birbirlerine sevdaları o kadar güzeldi ki eridim resmen ama işte hayat... Moğolların savaş taktiği, diğer milletlere saldıkları korku, Baycu Noyan, gittikleri yerleri yerle yeksan etmeleri yalın akıcı bir şekilde anlatılmış resmen Erzurum'daki o katliamı iliklerime kadar hissettim. Olmazsa olmaz en başından ihanet edeceğini anladığım gıcık mahluka ise sövmekten geri duramadım. Kısacası okuyun okutun.
Duygu ve Düşünce
Hüzün MelikesiErkan Göksu · Kronik Kitap · 2021215 okunma
8/10
·296 syf.·
2026 2. kitabı
Kur'an-ı Kerim'deki Neml Suresi'nde yer alan Hz. Süleyman ile Sebe Melikesi Belkıs kıssasını temel alan tarihi bir roman. Güçlü bir hükümdar olan Hz. Süleyman'ın mucizevi saltanatı ve hikmetiyle yönettiği dönem ile uzak bir diyarın akıllı ve kudretli kraliçesi Belkıs'ın yönetimi arasındaki karşılaşma ve etkileşim süreci anlatılıyor. Yazar, Yazar, kıssayı detaylı araştırmalar ve Kur'anî gerçeklere sadık kalarak romanlaştırmış; akıcı üslubuyla okuyucuyu hem tarihi hem manevi bir yolculuğa çıkarıyor. Duygu dolu ve düşündürücü olan bu romanı çok severek okudum. Tarihi dokuyu sevenlere önerilir Keyifle okuyunuz
Hz. Süleyman'ın Sarayındaki Sebe Kraliçesi BelkısNurdan Damla · Hayat Yayıncılık · 2015641 okunma