mlk

mlk
@melikeliff
öğrenci
izmir
izmir, 5 Ağustos 2005
32 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı

mlk

, bir kitap okudu
6/10
·235 syf.·
2025 13. kitabı
Yaşar Kemal
8.2/10 · 6,8bin okunma
Reklam
5/10
·560 syf.··
2025 12. kitabı
Serinin ilk kitabı gibi ikinci kitabı da bende çok değişik hisler bıraktı. Bu seriden kesinlikle nefret edemiyorum ama sevmemi de büyük oranda etkileyen şeyler var. Öncelikle birinci kitaptan kesinlikle daha iyiydi. Olay örgüsü ilk kitaba göre durgun olsa da benim daha çok hoşuma gitti. İlk kitaptaki incelememde yazarın çoğu elementi olduğu gibi tarihten almasını ve kurguyu birebir aktarmasından hoşlanmadığımı söylemiştim o yüzden bu kitabı okurken kendi kurgusunu öne çıkardığını düşünerek çok keyiflenmiştim ama biraz araştırma yaptıktan sonra bu kitabın da Çin iç savaşını anlattığını hatta Vaisra ve Rin'in cidden tarihte gösterebileceğiniz kadar net kişiler olduğunu öğrenince baya hüsrana uğradım. Eğer bazı ipuçlarını aldıysanız Hesperyalıların da İngilizler olduğunu bence anlamışsınızdır. Kitaptaki her kişi her element nerdeyse gerçekle uyuşuyor ve bu kitabı fantastik bir seriden çok tarihi kurgu yapıyor. Bunları bir kenara bırakıp serinin en katlanılmaz ayrıntılarına gelmek istiyorum ki o da karakterleri. Kim ne derse desin bir fantastik seride en önemli şeylerden biri karakterlerdir ve Kuang sanki hiçbir karakterini sevmeyelim diye kırk takla atmış. Rin hayatımda gördüğüm en sevilmeyesi ana karakterlerden biri. Kendim de çok sinirli bir insan olmama rağmen sürekli her şeye sinirli herkese atarlı gezmesinden o kadar sıkıldım ki. Biri bir şey söylüyor tersliyor, başka biri bir şey söylüyor ona küfrediyor. Bu karakterle düzgün bir diyalog kurmanızın imkanı yok. Asıl sorun ise kitapta fazlasıyla diyalog olması, sadece Nezha'yla bile ne kadar çok tekli diyaloğu var bilmiyorum ve hiçbiri de bir yere varmıyor. Kitaptaki karakter gelişimi yok denecek kadar az. Rin'in Altan'a karşı olan saplantılı takıntısının çözülmesi diyeceğim ama gerçekten kurtulduğuna o kadar
Edebiyat & Roman
Ejderha CumhuriyetiR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20221,037 okunma
5/10
·464 syf.··
2024 4. kitabı
Bu incelemeyi birazcık geç yazdığım söylenebilir, kitabı okuyalı baya olmasına rağmen ikinci kitabı okuyacağım için bir beyin fırtınası yaptım ve kısa da olsa hakkında bir şeyler söylemek istedim. Spoiler uyarısı yaparak anlatmaya başlayayım. Kitap Rin adındaki ana karakterimizin köydeki içler acısı hayatıyla başlıyor. Burdan kurtulması için girmesi gereken bir sınav var ve kızımız çok çalışıp başarılı oluyor, akademiye gitmeye hak kazanıyor. Akademideki olaylardan pek bahsetmeyeceğim ama bu kısmı bol bol genç yetişkin tadı veriyor. Türü sevsem de bu kısma çok bayıldığım söylenemez çünkü benim açımdan klişelerle dolu bir bölüm. Akademi kısmını geçtikten sonra bence kitabın ikinci kısmı olarak düşünebileceğimiz savaşın başladığı bölüme geliyoruz. Rin daha okulu bitirmemiş de olsa arkadaşlarıyla birlikte savaşa gönderiliyor. Mugen Federasyonu dediğimiz bir millete karşı -ki bu Kuang'ın yaptığı göndermelere göre Japonlar oluyor- savaşmaya başlıyorlar. Bu kısımda şuna değinmek istiyorum Kuang yani yazar Çin asıllı ve kitaptaki çoğu ayrıntıyı bizzat kendi kültüründen almış. Kitabın çoğunda yer alan savaş da aslında Çin-Japon savaşı. Tarihin kurgulanması elbette ki bir yere kadar çok etkili ve sesini duyurmak açısından önemli ama Kuang'ın savaşta yaşanan şeyleri birebir kitaba aktarması kitap camiasında birazcık tartışmaya sebep olmuş. Kitapta yaşanan Golyn Niis'teki katliam ayrıntılarına kadar Nanjing Katliamının aynısı. Başka bir örneğiyse Rin ve Altan'ı kaçırıp hapsettikleri laboratuvar gerçekten var olmuş Unit 731'e gönderme. Katliam ve tetikleyici unsurların kitapta yer alabileceğini biliyorum ki okurken de aslında garipsemedim ama yazarın bunları birebir yaşanmış olaylardan alıp yazdığını öğrenince bakış açım biraz değişti ve beni bile rahatsız ederken gerçek
Edebiyat & Roman
Haşhaş SavaşıR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20232,084 okunma
6/10
·464 syf.··
2025 11. kitabı
Kitabı kısaca anlatmam gerekirse Dünya'daki suçluları Ay'a gönderiyorlar ve bu suçlular bizim Dünya'da yaşadığımızdan çok daha farklı bir şekilde yaşamlarını sürdürüyorlar. Fakat bir grup insan bir süre sonra bağımsızlığını ilan etmek istiyor ve kitap bu şekilde başlıyor. Bu kitabı okumam biraz benden ötürü biraz da yazarın yazış tarzından dolayı çok uzun sürdü. Elimde çok uzun süre bekledi ve hevesimi oldukça kaçırdı. Aslında kitap çok hızlı başlıyor. Olayları Manuel adlı ana karakterden hep çok hızlı dinliyorsunuz ama bu bi süre sonra sizi çok yormaya başlıyor. Çok önemli olayları ayrıntısız ve hızlı hızlı anlatırken çok da önemli olmayan detayları matematik ve fizik hesaplamalarına kadar anlatıyor. Kitaptaki en yorucu kısım sanırım bu sayı ve kavram kalabalığıydı, ilk başta başa çıkarım diye düşünüyordum ama belli bir sayfadan sonra dayanılmaz hale geliyor. Konusuna ve kurgusuna gelirsek sıkıcı olduğunu söylemek biraz haksızlık olur sanırım. Ay'daki yaşam tarzı ve genel olarak tüm olayların işleyişi üzerine baya bir düşünmüş yazar. Özellikle Mike adındaki süper bilgisayarı dahil çoğu ayrıntısı ve mizahıyla Otostopçunun Galaksi Rehberini hatırlattı bana. Kitabın sonunda ne olacağını merak ederek okudum ama sonunun beni çok tatmin etmeyeceğinin de farkındaydım. Yazar kitabın içinde birçok kez yaptığı gibi sonunu da çok aceleyle anlatmış. Kitaba genel baktığımda açıkçası beğenip beğenmemekte çok arada kaldığım söylenebilir. Yine yazıldığı tarihlerden dolayı müthiş bir hayal gücü istediğini ve yazarın bilim kurgunun babalarından biri olarak anıldığını belirteyim ama yazılış tarzından dolayı önermekte biraz kararsız kaldığım bir kitap. Okumak size kalmış diyebilirim. Keyifli okumalar.
Edebiyat & Roman
Ay Zalim Bir SevgilidirRobert A. Heinlein · İthaki Yayınları · 2017642 okunma