Melike Zeynep Akış

Melike Zeynep Akış
@melikemza7
The killer took my friend
1998
33 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
7/10
·400 syf.··
2026 6. kitabı
Kitap annesi ve kardeşleri tarafından terk edilen, alkolik zorba bir baba ile baş başa kalan ve bataklıkta yaşayan Kya adlı bir kızı ve buna paralel olarak kurgulanan gizemli bir cinayeti anlatıyor. Kya büyüdükçe sadece aile üyeleri tarafından değil, sevdiği insanlar tarafından da terk ediliyor. Bu yüzden kitabı okudukça Kya'ya olan sevgi ve şefkat duygusu gitgide artıyor. Kya yalnızlıktan boğularak yaşamaya çalışırken onun içinde yatan ışığı, yetenekleri fark eden ve ondan faydalanmaya çalışan erkek karakterler de kaçınılmaz oluyor. Sleeping At Last grubunun bir şarkı sözü var: "God knows that I've been naive. But I think it makes Him proud of me." Bence bu sözler Kya'yı tam olarak tanımlıyor. Kitap oldukça sürükleyici, hızlıca sayfaları çevirip bir an önce cinayetin gerçeklerini öğrenmek istiyorsunuz. Okuması çok rahat, çünkü edebi bir ağırlığı yok. Ama derin psikolojik bir içgörü veya büyük bir aydınlanma yaşatmıyor. Kitabı canım arkadaşım Cemresu okuyup çok beğendiği için bana verdi. Kitabı bitirdikten sonraki mesajlaşmamızı kitabı bitirenler anlayacaklardır: - Kızım ohaaa - Kızım eveetttt - Kyaaaa - İşteeeeee
Kya'nın Şarkı Söylediği YerDelia Owens · Salon Yayınları · 20253,770 okunma
10/10
·120 syf.··
2026 5. kitabı
Eğer Avrupa'da tarihi yapıları, sarayları, kiliseleri, müzeleri gezdiğiniz sıkıcı bir tarihi gezi yapmışsanız şunu düşünmüşsünüzdür: Eski insanlar tarihin kanlı zamanlarında çarpıcı bir vizyonun asaleti ile hareket edip "güzelliğe" oldukça önem vermişler. Bugün hâlâ hayranlıkla baktığımız katedraller, tablolar ve yapılar gibi. Modern insanlar bunu ciddiye almıyor ama "güzelliğe" yüz milyarlarca dolar yatırım yapılmış. Mesela Barselona’daki Sagrada Familia’nın inşası 100 yıldır hâlâ devam ediyor. Böyle bir şeye yatırım yapmak için gereken vizyonu hayal edin. Günümüzde bir şeyi inşa etmek için 100 yıl süren olağanüstü bir şey düşünemiyoruz. Tolstoy’un 1885’te yazdığı "İnsan Ne ile Yaşar?" adlı hikâyeyi okumak da Avrupa’da büyüleyici bir katedrali gezmek gibi bir deneyim. Günümüzde yazılan ana akım kitaplarda bulamayacağınız bir güzellikte. Modern zamanın yüzeyselliği ve hızı içinde geri plana itilen bu “güzellik”, eskilerin mirasıyla, böyle kitaplar sayesinde bugün hâlâ karşımıza çıkabiliyor.
İnsan Ne ile Yaşar?Lev Tolstoy · İthaki Yayınları · 2018233,9bin okunma
2/10
·264 syf.··
2026 4. kitabı
Aldığı ödüller ve kitaptan uyarlanan dizide Paul Mescal’ın performansını beğendiğim için kitabı okudum. Sorunum kitabın kötü olması değil; bende hiçbir iz bırakmaması. Marianne ve Connell’ın ilişkisi baştan sona askıda. Ne tam kopuyorlar ne tam kavuşuyorlar. Yaşananlar var ama bir ağırlık yok; konuşmalar var ama bir derinlik hissi oluşmuyor. Roman, büyük dramatik anlardan çok bu adı konulamayan, sürekli yarım kalan ilişkinin gri tonlarını anlatıyor. Bir noktadan sonra bu belirsizlik anlamlı değil, yorucu geldi. Ben biraz daha yoğunluk, biraz daha derinlik aradım. Benim için duygusal olarak boşlukta kalan bir hikaye oldu.
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
4/10
·622 syf.··
2026 3. kitabı
Kitap Oblomov adında hayalleri olan ama harekete geçemeyen, sürekli erteleyen, konfor alanından çıkamayan, “procrastination” kavramının portresi olan bir adamın hayatını anlatıyor. 1850’lerde yazılmış. Eylemsizlik, erteleme ve içsel atalet temalı. 620 sayfa. Bu kadarını söyledikten sonra hala kitabı okumak isteyen varsa buyursun. Kitap o kadar yavaş ki Oblomov'un bütün içsel durgunluğunu ve sıkışmışlığını okuyucuya okurken yaşattırıyor. Eğer sürekli hedefleri peşinde koşan, hareketli hayata sahip biri iseniz bu kitabın ruh hali size oldukça uzak olacaktır. Her ne kadar kitap bana sıkıcı gelse de bu hikayede geçen ve beni çok etkileyen, favori bir karakterim var: Ştolts. Çalışkan, ayakları yere basan, aklı başında bir adam. Oblomov'un tam zıddı ve onun sadık dostu. Güçlü olmasına rağmen merhametini yitirmeyen, aklı başında olup dostuna sadık kalabilen ve başkalarının hayatına gerçekten dokunabilen birisi. Kitabın temposu bana ağır gelse de, Ştolts gibi bir karakterle karşılaşmak bu kitabı benim için unutulmaz kıldı. Oblomov’u okurken insan hareketsizliğin ağırlığını hissediyor; Ştolts’u okurken ise hayatın aslında hareketle, cesaretle ve sorumlulukla anlam kazandığını görüyor.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
6/10
·104 syf.··
2026 2. kitabı
Belli bir yaşı aştıktan sonra ‘herkesin kendine özgü bir karakteri vardır’ denilse de, anne babamızın kendi hayatlarında yaşadıkları sıkıntıların, başardıkları işlerin aslında bizde de her zaman bir yansıması olduğunu hatırlatan kısa bir kitap.
Bir Kediyi Terk EtmekHaruki Murakami · Doğan Kitap · 01,448 okunma