Bu kitabı bana Ahmet Satan'ın devresi, kuzenim İbrahim getirmişti, ilk sayfasında Ahmet Satan'ın yazısı ve imzası var. Fakat bendeki kitapla 1000 Kitap uygulamasında yer alan kitabın kapak fotoğrafı aynı değil. Sanırım bendeki baskı burada yok. Bendeki 1. baskı. Neyse. Kitap için güzel şeyler söylemek isterdim fakat bu mümkün değil çünkü kitap baştan aşağı yazım yanlışları, anlatım bozuklukları ve noktalama hatalarıyla dolu. Gördükçe "bunu da mı yanlış yazmış?" diye hayret ettim ve aşırı derecede rahatsız olarak okudum. Yarım bırakma huyum olmadığı için ne kadar sevmesem de okumaya devam ettim ama keşke bu kadar yazım yanlışı olacağına hikayesi kötü olsaydı da beğenmeme sebebim o olsaydı. Evet hüzünlü bir hikaye ama her ne kadar ilk kitabı da olsa bir yazar bu şekilde bu kadar yazım yanlışlarıyla dolu bir kitap yazmamalı. Basılmadan önce hiç mi kimse kontrol etmemiş diye düşünmekten kitabı zaten doğru düzgün okuyamadım. Ama direkt Türkçe bir kitap olduğu için yine de ne anlatıldığını anlayarak okudum. Abartıyorum diye düşünenler varsa alıp okuyabilir, o zaman anlayacaksınız eminim ki. Ama 2. baskıda bu hatalar düzeltildiyse bilemem. Hele de çok kitap okuyan bir yazarın ve bu sene ödül almış bir yazarın bu kadar hata yapmasına anlam veremedim kusura bakmayın. Uzun bir zamandır elimdeydi, okuyacak başka kitabım olmadığı için bir şans vermek istedim sonunda. Umarım diğer kitaplarında da bu tarz hatalar yoktur. Hikayenin bir sayfada birinci ağızdan, diğer sayfada 3. ağızdan anlatılması, bir tutarlılık olmaması, kendi kendine konuşur gibi anlatılıp yazılması da beni rahatsız eden noktalardan..
Bu kitap gerçekten çürüttü beni... Hem sözlerinin anlamlarıyla hem de ağırlığıyla. Bir yandan çok severken bir yandan da okumakta zorlandım maalesef. Hem altı çizilecek bir sürü sözü vardı hem de okuduklarımı hazmetmem için zaman lazımdı. İlk defa bu kadar az sayfalı bir kitabı bu kadar uzun bir sürede okudum, hatta baktım uzun sürecek, bir noktadan sonra okurken alıntı yapmayı bıraktım ve okuduktan sonra alıntılarımı eklemeye karar verdim.
Okuyacaklara tavsiyem bu kitabı okumanın zaman alacağını ve duygu yoğunluğuna gireceklerini bilerek okumaya başlamalarıdır, buna hazırsanız hemen bir şans verin bu güzel ama bir o kadar da ağır olan kitaba =)
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Maeve Kerrigan serisinin ikinci kitabı olan Acımasız kitabı, birinci kitap 5.Kurban gibi yine nefisti. Okurken aynı zamanda film izliyormuş gibi hissettim, her şey gözümde canlandı. Bir kusur bulamıyorum gerçekten çok heyecanlı ve akıcıydı
Kitabı alırken hiç araştırmadığım için okumaya başladığımda kitapla ilgili bir bilgim yoktu. Sadece ilk anlatılan kahraman tüm kitap boyunca var olacak diye düşünürken başka karakterlere de çokça yer verilmiş. J.T. Malone'un hastalığını öğrendikten sonra hislerinin anlatılacağını düşünüp kendimi hüzünlenmeye hazırlarken olay çok farklı yerlere geldi :D Irkçılık üzerine verilen güzel mesajlar var elbette ama ben okurken pek keyif alamadım. Çünkü sağ olsun (!) Yargıç beni aşırı derecede sinir etti ve Yargıç gibi insanlardan dünyamızda daha binlerce olduğunu bilmek moralimi daha da bozdu.
Çok uzun bir kitap olmamasına rağmen çok da kolay ilerlemedi benim için. Bundan sonra kitap almadan ve okumaya başlamadan önce o kitapla ilgili araştırmalar yapıp birkaç fikre sahip olduktan sonra okuyacağım, en azından böylece beklentimin dışında olaylarla karşılaşmam. Yine de okumaya pişman olacağınız bir kitap olmaz. Bir şans verebilirsiniz. Kitap boyunca Jester'a karşı içimde büyük bir şefkat oluşurken Yargıç'ı öldürmek istedimm. Neyse, pek mümkün olur mu bilmiyorum ama okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim :)
Kadransız SaatCarson McCullers · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019550 okunma
O kadar heyecanlıydı ki resmen üç günde soluksuz bitirdim. Gerçekten hiç sıkıcı olmayan merakımı hep taze tutan bir polisiye romanıydı. Serinin diğer kitaplarını da okumayı sabırsızlıkla bekliyorum