"Savaştan önce çok mutluyduk, değil mi? Ingleside gibi bir evde, ebeveynlerimizle farkında olmadan mutluyduk. Ama o mutluluk bize sevginin ve hayatın bir hediyesiydi; gerçek anlamda bize ait değildi... Hayat istediği an o mutluluğu geri alabilirdi. Fakat görev uğruna hak ettiğimiz mutluluğu asla geri alamaz."
"İnsan güzel bir hayat için bazen çok büyük bedeller ödemek zorunda kalabilir sevgili kardeşim. Bu savaşta fazlasıyla çirkinlik var… Gidip bu çirkinliğin dünyadan temizlenmesi için yardım etmem gerekiyor. Ben hayatın güzelliği için savaşacağım, Rilla-Rillam… "
“Tam hikâyemiz bitti derken kader sayfaları çevirip yeni bir bölüm başlatır.”
Kitaplarla farklı yaş gruplarındaki bireylerin bakış açılarına tanıklık etmemiz ne kadar güzel. Özellikle çocukların ön planda olduğu, onların hayat hikâyelerinden bir şeyler okumayı çok seviyorum. Hepimizin eskiden yaşadığı bir dönem olsa da sanki hiç çocuk olmamışız gibi o masumiyeti, hisleri unutuyoruz. Çocukların ön planda olduğu hikâyeler bende o unutulmuş anların, duyguların kilidini açıyor bazen.
Yeşilin Kızı Anne serisinin 7. kitabında yeni karakterler evrene dahil oluyor. John Meredith, eşinin ölümünden sonra 4 çocuğuyla birlikte Ingleside'a yerleşiyor. Jerry, Faith, Una ve Carl isimli bu çocuklar rahip olan babalarının sakin yapısının aksine oldukça hareketli ve haylaz karaktere sahipler. Bu çocuklar babalarının kendilerine pek ilgi gösterememesi üzerine de biraz ortada kalmış durumdalar. Bu dört çocuk, Blythe ailesinin 6 çocuğuyla arkadaşlık kurunca hikayemizin ana karakterleri konumuna geliyorlar. Kitap boyunca hem çocukların maceralarını okuyor hem de çocukların gözünden doğruyu, yanlışı; iyiliği, kötülüğü öğrenmeye çalışıyoruz.
Serinin bu kitabı hakkında düşüncelerim biraz çelişkili gelebilir. Seriyi sevdiğim için kitaplarının konusuna bakmadan okumaya başladım ve bu kitapta da hikâyeye yeni çocuklar girmesini, sonra bu çocukların hikâyenin genelini kaplamasını hiç beklemiyordum. Bu durum biraz hayal kırıklığına uğrattı beni. Önceki kitapta Blythe çocuklarının odak hâline gelmesinden çok sıkılmamıştım, sonuçta Anne ve Gilbert'ın hayatına dair okumaya devam ediyorduk bir yerde. Bu kitapta ise hem Blythe çiftinin hem de çocuklarının yan karakter hâline gelmesi, yepyeni karakterlere alışma süreci beni bir noktada gerçekten sıktı. Kitabın ortalarına kadar hikâyenin gidişatının