"Hayat buydu işte, söylenmeye değmez ya da bir kez söylendikten sonra bir daha söylenmesi gerekmez sözlerle doluydu, söylediğimiz her söz, söylenmeyi kendi özünden ötürü değil, ağızdan çıkmasının yaratacağı sonuçlardan ötürü daha çok hak eden bir başka sözün yerini alıyordu."
"İnsanlar eşya değildir, insanlar hep birinci sırada olmak isterler, diye düşündü çömlekçi. Üstelik orada olmak da yetmez, insanlar bunun bilinmesini ve diğerlerinin fark etmesini isterler, diye mırıldandı."
Sadece mektuplardan ibaret kalabilecek güzel bir dostluk hikayesi. Her ne kadar mektup arkadaşlığının gerçek arkadaşlığa dönüşmesi zor ama imkansız değil gibi gözükse de bu iki dostun durumu çok farklı. Çünkü eğer gerçek hayatta tanışırlarsa bu, ikisinden birinin ölümüne sebep olacak.
Ollie, elektriğe olan alerjisi ve epilepsi nöbetleriyle normal çocuklardan çok farklı bir hayat yaşamak zorunda. Elektronik herhangi bir araca dokunması, elektrikle temasa geçmesi onu ölüme sürüklüyor. Bu yüzden Ollie ve annesi ormanda bir kulübede, herkesten uzak bir hayat yaşamak zorundalar. Moritz ise elektrik sayesinde hayata devam edebilmekte. Çünkü kalp pili onu yaşama bağlıyor. Bu sebep de onu diğer çocuklardan daha temkinli bir hayat yaşamasına yöneltiyor. Ayrıca göz bebekleri olmadan doğması da bu hayatında bir etken.
Kitap Ollie'nin samimi mektup girişimiyle başlıyor. Moritz'in cevabıyla birlikte güzel bir mektup arkadaşlığına dönüşüyor. Başlarda farklı yaşam koşulları ve bakış açıları ufak anlaşmazlığa sebep verse de sonradan ikisi de bir şekilde ortak nokta buluyorlar.
Aklımıza gelmeyecek insanların sorunlarını görebilmek, bir şeylere onların açısından bakabilmek güzel bir deneyimdi. Iki çocuğun dostluk, aile, aşk konusunda yaşadıklarına tanık olmak yer yer gülümsetti, yer yer de hüzünlendirdi. Farklı hayatlara tanık olmak bir yandan da sahip olduğumız cevherlerin biraz da olsa farkına varmamıza sebep oluyor.
Kitap bende empati ve duygusallık açısından güzel bir yer edindi. Bu sıcak dostluk hikayesine birçok insanın şans vermesini isterim.
"Liz'in gözlerini kaybederse ruhunu da kaybedeceğini mi düşünüyorsun? O, Liz olduğu sürece her şeye benzeyebilir. Yani, hadi ama Moritz. Insanın kimliği, görüntüsü değildir."