Kitabı bitirdikten sonra yaklaşık 10 dakika hiçbir şey yapmadan oturdum. Ne okuduğumu, neler hissettiğimi düşündüm. Beni çok içine çeken ve farklı şeyler hissettiren bir kitap oldu. Ufak bir düşünce kargaşası yaşadığım için biraz karmaşık ve uzun bir inceleme olacak. Büyük ihtimalle çok uzun olduğu için kimse okumayacak ama yine de düşüncelerimi yazmak istedim. Bazı kısımlarda ufak spoilerlar içerebilir.
İlk olarak konusundan bahsedeyim. Ana karakterimiz Richard Papen ,ailesi onaylamasa da, California’dan Vermont’a gelip burda Hampden Üniversitesi’nde okumaya başlıyor. Antik Yunanca bölümünden ders almak isteyen karakterimiz ilk başta bu dersin profesörü Julian Morrow tarafından reddediliyor. Sadece kendi seçtiği öğrencileri kabul eden Julian’ın sınıfında sadece 5 öğrenci olduğunu öğreniyoruz: Henry, Francis, Camilla, Charles ve Bunny. Sonrasında gelişen olaylar sonucunda ana karakterimiz Richard bu bölüme kabul ediliyor ve kendini altı kişilik, dışarıya kapalı bir arkadaş grubunun içerisinde buluyor. Richard bu insanlardan çok etkileniyor. Onlar tarafından kabul edilmek, onlar gibi olmak arzusuyla yanıp tutuşuyor. Her şey normal giderken bu arkadaş grubunun yaptığı eski bir ayin sonucu feci bir kaza yaşanıyor ve bu da sonrasında aralarından birinin ölümüne sebep oluyor. Kitabın ilk birkaç sayfasında ana karakterimizin de dahil olduğu bu arkadaş grubundaki kişilerin bir diğer arkadaşları olan Bunny’i öldürdüklerini öğreniyoruz. Richard kitabın bir kısmında Bunny’i öldürmelerine sebep olan olayları, bir kısmında da Bunny’nin ölümünden sonra yaşananları anlatıyor.
Gizli Tarih’teki karakterler çok iyi yazılmış, kompleks karakterler. İyi insanlar değiller, hatta berbat kişiler oldukları bile söylenebilir. Ancak Donna Tartt bu karakterleri okuyuca tanıtmakta ve